15 Şubat 2018 Perşembe

FESİH VURAL



(19 Mart 1970, Durukkaş köyü, Muradiye / Van - )

Şair, yazar. Keziban Hanım ile Mehmet Sıddık Vural'ın oğlu. İlkokulu Durukkaş Köyü İlkokulu'nda, ortaokul ve liseyi Alpaslan Öğretmen Lisesi’nde okudu. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Yüksek Okulu Sınıf Öğretmenliği Bölümü ve Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Sosyal Bilgiler Lisans tamamlama bölümünden mezun oldu. 1990-94 yılları arasında Bingöl'de öğretmenlik yaptı. Halen Van İl Milli Eğitim Şube Müdürü olarak görev yapıyor. Van’da yaşıyor; evli ve üç çocuk babası.
Duygularını şiirle dile getirmeye, lise yıllarında Divan Edebiyatı’ndan etkilenerek başladı. Şiirleri ve öyküleri Akatalpa, Anayurt, Bir Nisan, Düşünbil, Edebiyat Nöbeti, Eliz Edebiyat, Güncel Sanat, İzdiham, Kasaba Sanat, Kelime, Maki Edebiyat, OrtancaSanat ve Edebiyat, Süje, Temren, Yaşam Sanat, Yeni Dönem, Yeni Kütahya, Yeni Ufuk gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. 2008'de “Beflü/Yokluğunu Sevda Eyledim Kendime” adlı şiir albümünü çıkardı.
Ödülleri: 2011'de Dilimin Ucunda Asılı Hayatlar” öyküsüyle Şiirakademisi.com Kış Dönemi Öykü Yarışması birincilik ödülü, Cenazesi Ortada Kalan Yol” adlı öyküsüyle Şiirakademisi.com İlk Yaz Dönemi Öykü Yarışması'nda üçüncülük ödülü, 2012'de “Yüreğim(iz)deki Sarsıntılar” adlı şiiriyle 2012 Van Depremi konulu yarışmada birincilik ödülü, “Çığlık” adlı öyküsüyle Muğla Belediyesi ve Cumhuriyet Kadınları Derneği tarafından düzenlenen Kadın Öyküleri Yarışmasında mansiyon, 2013'te “Bir İntihar Coğrafyası Notları(Kalbim)” şiiriyle İbrahim Yıldız Şiir Ödülü kapsamında mansiyon,Yüzüm Siyah Giyiniyor” adlı şiiriyle 3. Kaygusuz Abdal Şiir Yarışması'nda birincilik ödülü, “Toprak Yüzlü Aşk” adlı şiiriyle Raşit Kara Şiir Yarışması'nda mansiyon, Her Aşk İki Tam Yalnızlık” adlı şiiriyle 16. Hasan Bayr Şiir Yarışması'nda birincilik ödülü, 2015'te Ötekilerin Şiiri” adlı şiiriyle Halil Soyuer Şiir Yarışması'nda üçüncülük ödülünü ve “Şiirin Eksik Masalı” adlı dosyasıyla dosya dalında, 2017 Enver Gökçe Şiir Ödülleri’nde Kar Dergisi Özel Ödülü’nü aldı.
Yapıtları: Şiir: *Askıya Alınan Sözcükler, 2008; *Suskun Sözler Ülkesi, 2016, Artshop Yayıncılık, İst.

Öykü: *50birinci Öyküler, 2010, Ava Yayınları, İst.; *Ten ve Tül, 2012, Scala Yayınları, İst.; *Yitirilişin Kokusu, 2014, Arı Sanat Yayınevi, İst.


Şiirlerinden Seçmeler:

HAYATA TUTUNMA HALLERİ

kimi zaman öndedir bir adım, koca hayattan
yolu bile olmayabilir gidilecek
memleketi de yoktur
küçük kalmanın ya da büyük olmanın
oysa herkesin vatanı kendi kuyruğu üstünde
farkında bile olmayabilir
ama kuyruk acısı hep sırtında
ömür denen yolların kesiştiği kavşaklarda
bilek güreşine tutuşur kutsal kitaplarda ayetler
yüzlerini tırnak işaretiyle kazıyıp parmaklarını kemirirken
kırmızı noktalar, sayfaların teninde kan lekesi değil
birer dünya, kâğıdın boynunda asılı
hayat bütün oyunlara bir sıfır mağlup başlar
ve hep yalanlar uydurur ağıtlar
babasını mezarda bırakan çocuklara
bu çelişkinin dilini savunur tarih
bütün katmanlarından gizleyerek gerçeği
bir kâhine sorgulayıp gözlerini
siyaha yıkarak anlatır zifiri geceler
sesini büyütür dilin en dip kuyularında
ıslanırken yürek, hangi yağmurda kalır gözlerimiz
sabahın suskun dilinde yorgun
gecenin teninde kimsesiz bir duygu
yalnız başına ağlamanın beyaz gülüşü
gölgedeki kimsizliğin adı
toprağın bir damla yağmuru beklediği gibi
avuçlarına dokunup, yanmak, küllerinden
/
oysa aşk, bir serçenin kanadında doğmalı
ve ancak bir serçenin dilinde ölmeli
hasretle, umutla büyümeli sokağımızdaki öyküler
hayatın her haline tutunarak
sessizliğin dilinde birer eski gölge
sınırları ateşle çizilen
topraklara yüzünü sürmeli
elleri, acıdan besteler çaldığı akşamlardan kalma
kasvetli şarkıların sarı nefesinde hayat,
var ile yok arasında bir yerde
ya da peşinde koştuğun
belki de her durakta sabırsızlıkla beklediğin
ama elleri yağmur yüklü bir baharın
özgür yüzünde açmalı

SANCI

Vurulunca denizin yüzü / dağ dolanır diline
/ O an taşa yazılır son söz/

I
diliyim ben şiirin
bir hayat okunur dilimden suya
bir kolunda yurdum ağlar
diğerinde ruhumun ikizi
hangi aradan geldik
hangi soruya karşılık
kime salıncak olduk
göğün göğsünde asılı

II
gidince martılar anlar deniz
sesin kokusunu
dalgalar ki bir düş
içinde insan dolusu
taneleri tenime dokunur acının
getir yurdumun yasaklı ezgisini
aşka dolanıp düşeceğiz dile
tutuşsak alev alır

III
sustun kime yaslandın şimdi
bir ay uzandı pencereme bizsiz
vurulduğum öykülerin dili acı
yeter artık bir bahar doğursun bu sancı

Akatalpa, Sayı: 187, Temmuz 2015

Hiç yorum yok: