5 Haziran 2018 Salı

AŞIK ZUHURİ



(1887, Zor köyü (Şimdiki adı Esenyaka), Yusufeli / Artvin - 1949)

      
Asıl adı Tevfik Bozkurt’tur. Köyünde medrese eğitimi gördü. Aşıklık geleneğini ve bağlama çalmasını küçük yaşlardan itibaren babası Aşık İzni’den (1850-1928) öğrendi. Yaklaşık 15 yaşlarında, okul arkadaşı ve akranı Aşık Huzuri (1886-1951) ile birlikte şiir yazmaya başladı. Aşık Zuhuri sonraki yıllarda kendisinin ustası olduğunu vurguladığı Aşık Huzuri’nin desteğini gördü.
Fuzuli’den (1480-1556), Bayburtlu Zihni’ye (1798-1859) birçok kişinin eserlerini okuyarak kendini geliştirdi. Aşık Huzuri’yle birlikte Kuzeydoğu Anadolu’dan Gürcistan’a, Ahıska’dan Kırım’a dek geniş bir alanda dolaştı. Döneminin birçok tanınmış aşığıyla karşılaştı.
28 yaşında, Rus işgaline uğrayan köyünü terk ederek, ailesiyle birlikte Merzifon’a göçtü. Bu göçten sonraki yaşamı daha yerleşik ve imamlık yaparak geçti.
Hem hece hem de divan şiiri formunda örnekler verdi
Kaynaklar:

Şiirlerinden Seçmeler:

AĞLA DELİ GÖNÜL

Ağla deli gönül haşre dek ağla
Çıktı elden gitti nevres çağların
Ah edip gözünden kanlı yaş çağla
Uçtu bülbül viran kaldı bağların

Neden doğdun böyle bahtı karalı
Gözün yaşlı bağrın göz göz yaralı
Avcısı peşinde ciğer pareli
Maral kaçmış ıssız kaldı dağların

Gönül bir gaflette kalmış ayrılmaz
Meler ağlar kuzuları yayılmaz
Zuhur’i beyhude yorman sayılmaz
Sayısı yok sinemdeki dağların

Hiç yorum yok: