18 Haziran 2018 Pazartesi

TAMAŞVARLI GAZİ ÂŞIK HASAN



(XVII. YY. - )


      Romanya’nın Tamaşvar kentinde doğdu. Şiirlerinde çeşitli tarihsel olayları ele aldı. Son şiirlerinde “Hasan Dede” mahlasını kullandığı görülmektedir. Önemli bir Bektaşi ozanıdır.
Kaynaklar:
A  Ahmet Emin Atasoy, 15. Yüzyıldan Bugüne Rumeli Motifli Türk Şiiri Antolojisi, Gözden geçirilmiş ve Genişletilmiş İkinci Basım, 2013, Nilüfer Belediyesi Yayınları, Bursa, s. 89-90, 623
Şiirlerinden Seçmeler:

BİLMEM SARHOŞ MUDUR UYKUDAN KALKMIŞ

Bilmem sarhoş mudur uykudan kalkmış
Taramış zülfünü gerdane dökmüş
Beyaz ellerine al kına yakmış
Dedim öpüşelim dedi ki yok yok

Dedim servi nedir dedi boyumdur
Dedim bu güzellik dedi soyumdur
Dedim bu cilveler dedi huyumdur
Dedim koçuşalım dedi ki yok yok

Dedim ölüm yok mu dedi aynımda
Dedim öz vebalım dedi boynumda
Dedim turunçların dedi koynumda
Dedim koklaşalım dedi ki yok yok

Dedim yanakların dedi gülümdür
Dedim kakülün dedi sümbülümdür
Dedim Garip Hasan dedi kulumdur
Dedim sarmaşalım dedi ki yok yok

BUGÜN BEN BİR GÜZEL GÖRDÜM

Bugün ben bir güzel gördüm
Gül cemali ala benzer
Çıkmış bahçede salınır
Boyu selvi dala benzer

Boyu uzun beli ince
Memeler benzer turunca
Yanak lale ağız gonca
Kaşları hilale benzer

Bahçenizde biter badem
Sanma ki ben sana yadem
Eğil gerdanından tadam
Ab-ı şeker bala benzer

Bahçenizde biter üzüm
Sensin benim iki gözüm
Gerdanına yoktur sözüm
Bağdadı merale benzer

Bahçenizde bülbül öter
Aşık Hasan yanıp tüter
Siyah kakül gerdan örter
Lebi kevser bala benzer

EŞREFOĞLU AL HABERİ

Eşrefoğlu al haberi
Bahçe biziz gül bizdedir
Biz şah-ı Merdan kuluyuz
Yetmiş iki dil bizdedir

Adem vardır cismi semiz
Alır abdest olmaz temiz
Halkı dahleylemek nemiz
Bilcümle vebal bizdedir

Erlik midir eri yormak
Irak yoldan haber sormak
Cennetteki sekiz ırmak
Akan coşkun sel bizdedir

Arı vardır uçup gezer
Teni tenden seçip gezer
Zahid bizden kaçıp gezer
Arı biziz dal bizdedir

Kimi süfi kimi hacı
Cümlemiz Hakk'a duacı
Rasul-i Ekrem'in tacı
Aba hırka şal bizdedir

Dervişlerin kökçeğiyiz
Tekkelerin çiçeğiyiz
Hacı Bektaş köceğiyiz
Edeb erkan yol bizdedir

Kuldur Hasan Dede'm kuldur
Manayı söyleyen dildir
Elif Hakk'a doğru yoldur
Cim ararsan dal bizdedir

GELİNİN ALNINA ELİF YAZILMIŞ

Gelinin alnına elif yazılmış
Elifin altına benler kazılmış
Azrail gelince başı bozulmuş
Kız iken sevdiğim sen değil misin

Gelinin yüzünde ipek duvaklar
Hani adadığın bunca adaklar
Sultanî kiraza benzer dudaklar
Kız iken sevdiğim sen değil misin

Evinin önünde yürüdüm yoldan
Doğrulup bakmadım âr ettim elden
Yanaklar farksız katmerli gülden
Kız iken sevdiğim sen değil misin

Aşık Hasan bu bahçenin düzüne
Halka halka sürme çekmiş gözüne
Gelin oldum diye bakmaz yüzüme
Kız iken sevdiğim sen değil misin

HEY AĞALAR BENİM NEM VAR ELLERDEN

Hey ağalar benim nem var ellerden
Benim ağladığım kendi halimdir
Bir güzeli bir horyada vericek
Ta ölünce ol güzele zulümdür

Şunda bir dânâ ehli dil gelse
Her kişinin gönlündekini bilse
Bir kişinin sevdiğini el alsa
Ele bir gün ona her gün ölümdür

El ne bilsin âşıklığın hâlinden
Dermek ister yârin taze gülünden
Ağyar ile müddeinin elinden
Benim ciğerciğim dilim dilimdir

Sabahleyin üstümüzden geçersin
Dertli gönüllerin derdin açarsın
Bu Hasan Dede'mden niçin kaçarsın
Demedin mi Hasan Dede'm kulumdur

NE ÇEKER KULLARIN SERHAT İLİNDE

Ne çeker kulların serhat ilinde
Bilinmez hünkarım görülmeyince
Bunca memleketin kafir elinde
Kaldı inanmadın ayrılmayınca

Kimi şehit oldu kimi giriftar
Kafirin elinden inler zar ü zar
Estergon'la Budin Eğre'yle Uyvar
Ele girmez Şahım yorulmayınca

Gaziler başına takıp çelengi
Kırardı Nemçe'yi Macar Fireng'i
Neylesin kulların edemez cengi
Hal ü hatırları sorulmayınca

Hasan der göklere çıkmıştır ahım
Huda'm bağışlasın çoktur günahım
Tamaşvar kalesin bil padişahım
Vermeyiz kafire kırılmayınca

SENİN YAZIN KIŞA BENZER

Senin yazın kışa benzer
Bir sevdalı başa benzer
Çok içmiş sarhoşa benzer
Duman eksilmeyen dağlar

A dağlar ah ulu dağlar
Eşinden ayrılan ağlar

Selviye benzer meşesi
Del'olup aşka düşesi
Top top olmuş menevşesi
Burca burca kokan dağlar

A dağlar ah ulu dağlar
Eşinden ayrılan ağlar

Mor menevşe boyun eğmiş
Yapracığı suya değmiş
Yazın kışın kemha geymiş
Kışın sade giyen dağlar

A dağlar ah ulu dağlar
Eşinden ayrılan ağlar

Ben bu dağdan geldim geçtim
Boz bulanık suyun içtim
Ben yarimden ayrı düştüm
Gördünüz mü bakan dağlar

A dağlar ah ulu dağlar
Eşinden ayrılan ağlar

Yükseklerde yurdun mu var
Şahinlerin kurdun mu var
Bencileyin derdin mi var
Gözyaşları akan dağlar

A dağlar ah ulu dağlar
Eşinden ayrılan ağlar

ŞUNDA BİR CANANE GÖNÜL DÜŞÜRDÜM

Şunda bir canane gönül düşürdüm
Yanakları dönmüş nar danesine
İnmiş inmiş mah yüzüne dökülmüş
Asılsam zülfünün herdanesine

Tenhaca bulup da halim arzetsem
Dertliyim derdime bir çare kılsam
Ol kiraz dudağın ağzıma alsam
Pek tutup sarılsam gerdanesine

Yüzünü göreli oldum serseri
Sır gümüşüne benziyor her yeri
Meydana getirmiş şöyle dilberi
Aferin doğuran merd anesine

Der ki Hasan yar hayalın görürken
Naz ile bir danem yolda giderken
Şunda bir dilberin methin ederken
Hicabından döktü ter tanesine


Hiç yorum yok: