6 Eylül 2017 Çarşamba

EROL ÇANKAYA


(15 Kasım 1953, Turgutlu / Manisa - )


Türk siyasel bilimci, akademisyen, reklamcı, yazar ve şair. Liseyi Turgutlu’da bitirdi. İstanbul’da bir süre gazetecilik öğrenimi gördükten sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi “İktisat ve Maliye” bölümünü bitirdi (1979). Aynı fakültede “Siyaset Bilimi” dalında lisansüstü ve doktora öğrenimi yaptı. Doktora çalışması “Siyasal İletişimin Demokratik Topluma Etkileri”dir (1992). Ana-Britannica ve Yurt Ansiklopedisi’nde “Kültürel Yapı” bölümü sorumlusu ve metin yazarı olarak çalıştı (1981-82). Reklamcılığa Manajans’ta “metin yazarı” olarak başladı (1982-1984). Merkez Ajans (Lowe/Adam) ve Güzel Sanatlar/Saatchi & Saatchi gibi ajanslarda metin yazarı ve müşteri ilişkileri koordinatörü olarak çalıştı, kendi ajansı Eurocom’u kurdu (1995). Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo-Televizyon Bölümü (1994-2001), Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi (1998-2002) ve Beykent Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde “siyasal iletişim” ve “reklamcılık” dersleri verdi (2002-2006). Siyasal iletişim kampanyalarında görev aldı. Halen Yakın Doğu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde “Siyaset Bilimi” öğretim üyesidir.
Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Yazarlar Derneği üyesi.
İlk ürünlerini Yansıma, Soyut, Asyalı gibi dergilerde yayımladı. Şiirleri ve yazıları Adam Sanat, Asyalı, BirGün, Birikim, Cumhuriyet, Demokrat, Demokrat İzmir, Hürriyet, Hürriyet Gösteri, Milliyet Sanat, Sanat Olayı, Soyut, Varlık, Yansıma, Yarına Doğru, Yaşantı, Yazko Edebiyat, Yeni Dergi vb. gibi dergi­lerde yayımlandı.  
Ödülleri: 1994 TRT Reklamcılık Büyük Ödülü’nü aldı.
Yapıtları:
Şiir Kitapları:
& Cehennem Biziz (1976, Bilgi Yayınevi, Ank., 146 s.)
& Asıl Adı Gökyüzü (1985, Adam Yayınları, İst.)
       İnceleme, Araştırma Kitapları:
& Siyasal İletişimin Demokratik Topluma Etkileri (Yayınlanmamış Doktora Tezi) (1992, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Ank.)
& İktidar Bu Kapağın Altındadır (Gösteri Demokrasisinde Siyasal Reklamcılık) (2008, Boyut Yayıncılık, İst., 487 s.)
& Popüler Kültür ve Edebiyat (2012, İst.)
& “Onuncu Köy” – Türkiye’de Toplumsal Değişme ve Köy Edebiyatı (2012, Boyut Yayıncılık, İst.)
& Siyasal İletişim Dünyada ve Türkiye’de (2015, İmge Yayıncılık, Ank., 440 s.)
Kaynaklar:
A  Cumhuriyetten Günümüze Türk Şiiri Antolojisi Cilt 5 / Abdullah Özkan – Refik Durbaş / 1999, Boyut Dosya Yayınları, İst., s: 1042-1043


Şiirlerinden Seçmeler:

ASIL ADI GÖKYÜZÜ

Bir gülün çizdiği boşlukta bakışlarım
Hız istiyorum, bir bulut aralığında o
Sağnak diyorum, gözlerimizde birden
Duraklar, pazar sabahları, uzak Marmaris'lerden
Yaprakları deli bir güneşle ıslak
Bir günde uçup dönerek güneye, terlemeye
Buğular içinde yol alıyor gül.

O var ya yıllardır sana yönelmiş
Geç kalmamış merhaba
Sisten sıyrılan uçak
İdamdan az önceki telefon
Düşün, postacıyı keyiflendiren telgraf
Bunların tadı gibi, gül
Zaten başından beri ellerimizde
Epeydir ezberlemişiz yakuttan hızını
Duymuşuz buğulu rengini
Saçlarımızda meşhur sarhoşluğu
Sana yaklaşıyor gül.

Ona bu hızı, ona rengini veren
Biliyorsun, eylülün en haylaz yeri
Hisar'ın en güneşli odası
Yıllara direnebilmiş olmak
İşte terliyor gene
Üstümüzden geçiyor hızla
Yazları koca bir güneşle yaşamış, saydam
Güz olunca sağnaklar emzirmiş onu
Biliyorsun şimdiler daha bir yoğun
Özlem koyultuyor rengini çünkü
Şimdi iyi bak, yol alıyor sana
İyi bakalım n'olur,
Daha bir yakuta kessin rengi.

Adına gül demişiz bütün zamanlar için
Oysa bin kılıkla gezdiğini biliyoruz
Çığlıklar savurtan karlı bir tren
Tel örgüleri aşıp geçen o
Kadınların sancısı onunla gülümsüyor dünyaya

Onunla alınıyor vebanın ve cüzzamın
Her bir salgının önü
İyi bak dostum, iyi bakalım,
Yaklaşıyor hızla
Kaç yıldır satır satır kurduğumuz
Geleceğimize bizim
Arkadaşlık, sevgililik vesaire onunla,
Yol alıyor gül.

Sana yaklaşıyor ki bir daha tanı
Şimdilik gül diyorum ya ona
Sümbül de olabilir özgürlük bayrağı da
Begonya, zeytin dalı, İznik çinisi
Bütün zamanların en iyi filmi o
Atletler onun hızıyla rekor yeniliyor
Ve onu kanatıyorlar Kara Afrika'da
İnsan beyninin kırbaçlarına karşı
Bütün isyanları o başlatıyor
Ele geçirilmeyen tek elebaşı o
Binlerce millik, on altı rüzgârlık ayrılıklar
Biraz olsun onunla dayanılır
Asker mektuplarını o taşıyor
Dvorak oluyor yapayalnız kalınca
Dünyaya kulak kesilince no passaran
Jazz ve türkü, pan flüt, ağır halay
Titreşim deyince İnti İllimani
Şili'de persona non grata
Söz resimden açılınca duvar ressamları
Gökkuşağı için çarpışıyor Greenpeace saflarında
Şimdi gül deyip geçtiğime bakma
Unuttuğumu sanma,
Omuz omuza bir otobüs yolculuğu da.

Uçarak yaklaşıyor gül
Okyanuslar geçtiği için tuzlu
Pasaportsuz ama kendinden emin
Bin savaş meydanıyla rüzgârlı
Ama yaklaşıyor ve gül kılığında.

Deniz onun rengiyle çılgın-mor
Tarlalar ne istediğini hızıyla biliyor
Suların gürleyişini, ani fırtınaları düşün

Barajların su seviyesi onunla yüksek
Buğday bu hızla bereketli
Umut aynı sebeple gümrah
Borsalar onu beklerken tedirgin
O uçunca karışıyor para piyasaları
Uzak ıssız karanlıklarında uydular
Onunla saptıyor biraz da
Rotalarını
Ve şaraptan çok onunla ateşleniyor kan
Çünkü mutlaka hedefine varacak olan,

CEHENNEM YARIŞÇISI

Tam gaz uçuyorum saatte 180’le
Beni yakalayamazlar beni yakalayamazlar
Porche dizayn gözlüklerimin gerisinde
İki adet madeni göz bebeği.

Bir rock ilahıyım kendine tutkun
Bir cd koyuyorum hemen değiştiriyorum
Dikiz aynasından bakınca çocukluğum
Büyük düşünmüşüm motorum 3000 cc
Bir bir solluyorum önümdekileri.

Gökyüzü pırıl pırıl Volvo mavisi
Saate bakıyorum Rolex’i beş geçiyor
Çimenler boydan boya Benetton yeşili
Bu yıl farklı bir tatil yapmalıyım
O yalı benim olmalı Boğaz’la öpüşen
Çek ya da nakit, döviz ya da kredi kartlarımla
O kadın benim olmalı fiyatı neyse
Büyük düşünmeliyim kendimi aşarcasına
Beni var kılan bir yarış bu
To be or not to be
That is the question.
Tam gaz uçuyorum rüzgârım saatte 220
Beni yakalayamazlar, they can’t catch me.

Akşam olmadan kendime ulaşacağım
Yeni bir tv alacağım 140 ekran

cd çoktan out, şimdi in DAT.
Üstelik 1200 walt olmalı kolonların gücü.
İçimdeki çığlığı bastırmak için.

Durun, biri sokuluyor arkamdan
Hıyar! Tam yetiştiğini sandığı an
Turbolarım devrede, uçuyorum.

Fakat birini geçsem önümde binlercesi
Otomatik simsiyah camların gerisinde
Cıs-çımlarında müzik setimin
Zamanın dışında ve kayboluyorum.

Cesur olmalıyım bir borsa oyuncusu kadar
Büyük düşünmeliyim, beygir gücüm 320
To be or not to be, that is the question.
Çünkü ensemde habire yaklaşan birileri.

Tam gaz uçuyorum rüzgârım 250
Porche dizayn gözlüklerimin gerisinde
İki adet Betacam objektifi
Füsun mu Pınar mı, Maide mi Rita mı?
Ferrari mi Porche mi, Mazda mı Rover mi?
Birden bir Lamborgini fırlıyor sağımdan
Egzos dumanıyla kahroluyorum
Off ne yapsam ne yapsam...
Yeni bir araba mı alsam yoksa mermi gibi?

...
Belki de anlamaktan korkuyorum
Ne mermi gibi bir araba ne jet
Benim bir mermiye ihtiyacım var aslında
Yeniden var kılmak için kendimi
Başka bir uzayda

Hiç yorum yok: