28 Eylül 2017 Perşembe

YUSUF ŞAHİN



(Demre / Antalya - )


      Şair ve yazar. Kumluca İmam Hatip Lisesi’ni ve 1991 yılında Marmara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü’nü bitirdi. Yurdun değişik bölgelerinde öğretmenlik ve özel okullarda yöneticilik yaptı. Üniversite yıllarından başlayarak birçok sivil toplum kuruluşunda görev aldı, gönüllü çalışmalar yürüttü. Hâlen Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda, Daire Başkanlığı görevini yürütmektedir.
       Şiir ve yazıları; Akit, Ay Vakti, Azade, Biat, Genç Marmara, Gerçek Hayat, Kültür, Milli Gazete, Tohum, Yeni Şafak vb. gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı.
Yapıtları:
Şiir Kitapları:
& İçlenmeler (2. Baskı: 2017, İlke Yayıncılık, 104 s.)
& Sükût Dersleri (2017, İlke Yayıncılık, 104 s.)





Şiirlerinden Seçmeler:

AĞRI

soğuk rüzgarları çağırıyor güz geceleri
ayaklarıma doğru ince bir sızı yürüyor
geçmiş zamana dair ne kaldıysa geri
almış bir yığın hatıra hükmünü sürüyor
sözüm yetişmiyor uzağındayım kendimin
derin bir ağrı içinde kıvranır sevdiğim

bir cümle daha desek kurtulur belki dünya
tarihin yükünü taşımak gecenin içinden
bana mı düşer bu dert, bu nasıl vaveyla
sen nerdesin, bir tebessüm yılların izinden
sesin nerde senin, nerde kaldı benliğim
ince bir ağrı kalbimde sızlar sevdiğim

gece ağır her bir yanım güz çağıltısı
acılar dökülüyor savrulan yapraklardan
uzağındayız hayatın, hayat ince bir sızı
bu ıstırap başka, onulmaz yaralardan
meçhul bir yol bu, bilinmezliği bellediğim
bu ağrı seni de beni de yakar sevdiğim

Ay Vakti, Sayı: 165, Kasım - Aralık 2016

YAĞMUR

inceden sızlayan bir şarkıdır bu yağmur
kanlı bir yusuf gömleği bana biçilen
bakışın hasretlik türküsü, gözlerin nur
gömleğim gözünde düğüm düğüm dikilen
inceden sızlayan bir şarkıdır bu yağmur

insan nasıl azalırmış şimdi anladım
mısra mısra çoğalınca gözlerimde sen
bir lahza tebessümüne ömür bağladım
yıllların izi saçlarımdan akıp giden
insan nasıl azalırmış şimdi anladım

içimde kopuyor birden gök gürültüsü
ve bahar yağmurları sağanak sağanak
bulutlarda kasvet, yorgunluk, aşk döngüsü
yaktım tüm mısralarımı, gökyüzüne bak
içimde kopuyor birden gök gürültüsü

sen bakınca göklere, ben ıslanacağım
adımlarımda sen, dudağımda bir türkü
ıslak saçlarım, büsbütün dağlanacağım
bir yıldırım, yürek çarpıntısı bir öykü
sen bakınca göklere, ben ıslanacağım

yağmur daha güzel, el ayak çekilince
bir lamba hüznü, pencerelerden süzülen
inleyen şarkılar kalbime dökülünce
ilmek ilmek bir bağdır bu, dûn ü gün örülen
yağmur daha güzel el ayak çekilince

tahammülüm yok gayrıya, herkes yabancı
sürsün bu yağmur inceden geceler boyu
bulutlar boşaldı üstüme dinmeyen sancı
kararsın gökyüzü, gece zifiri koyu
tahammülüm yok gayrıya, herkes yabancı

gün nasıl doğar karanlık sokakta sensiz
yağmur sesinden türkü yakar mı kadınlar
cevap yok, bu yol uçurum, bu yol sebepsiz
karanlığın ardında saklı mı yıldızlar
gün nasıl doğar karanlık sokakta sensiz

inceden sızlayan bir şarkıdır bu yağmur
kanlı bir yusuf gömleği bana biçilen
bakışın hasretlik türküsü, gözlerin nur
gömleğim gözünde düğüm düğüm dikilen
inceden sızlayan bir şarkıdır bu yağmur

Hiç yorum yok: