1 Ekim 2018 Pazartesi

SELİM SABİT PÜLTEN



(3 Mayıs 1939, Bingöl – 14 Nisan 2008, Kuşadası / Aydın)


      Yıldız Akşam Teknik Okulu’ndan ayrıldı. Okulda sinema ve edebiyat kulüplerini kurdu. Behçet Necatigil’in desteği ile “Yankı” adlı okul sanat dergisini 8 sayı çıkardı. “Beşgen Şiir Dergisi”, “Sinefilm”, “Sinema Sanatı” dergilerinin kurucu yayınlayıcısı oldu. Şiirleri ve sinema yazıları Varlık ve İmece dergilerinde yayınlandı. 1964’te Set Kitabevi’ni kurdu. Çeşitli gazetelerde çalıştı. 1981 yılında kurduğu “Antoloji” şiir dergisi, 12 sayı yayınlandı. İlk dönem “Beşparmak” dergisinde yayın yönetmenliği de yaptı. Balova Üretim Çiftliği adına “Balova” ve “Balova Rehber” dergilerini çıkardı. Günaydın gazetesinin Ankara temsilciliğinde, Dünya ve Ticaret gazetelerinde ekonomi ağırlıklı yazılar yazdı. Kapari bitkisinin Türkiye’de tanıtılmasına öncülük etti. 14 Nisan 2008 tarihinde Kuşadası’nda kalp krizinden öldü. Söke’de Granta Mezarlığına defnedildi.
      Sürekli Sarı Basın Kartı sahibi olup; evli ve üç çocuk babasıydı.      
Yapıtları:
Antoloji:
& Ezberlenecek Atatürk Şiirleri Antolojisi (1984, Pülten Ajans Yayınları, Şiir Antolojileri Dizisi: 1, Söke)
Kaynaklar:

Şiirlerinden Seçmeler:

EVREN EZGİSİ

      – Gök bulutsuz, yıldız çok
      Bağırtımı duymuyor kulaklarım –
      Dam üstü yatısı geceleyin
      Gözlere korku
      Evren ezgisi duyulacak gözünü yum

      Uzaksan dam altlarına
      Örtülere sövülmüşlüğünden caymışsan
      Sarılmışsan yumak yumak yıldıza
      Uğuldayacak o ezgi gözünü yum

      Korkaksan duygusuzsan o sıra
      Küçül küçülebildiğine
      Evren ezgisinde sarhoş olmağa
      Uyumaktan önce yitmeğe var
      Elin uzat ezgi elinde gözünü yum

      Evren ezgisinde titremek niye
      Tomurcuklanan senin duygun
      Koca evren senin gözünde geceleyin
      Yönet dilediğince yıldızları ırmakça akıt
      Yıldızlar sana birini düşündürüyor.
      Yıldızları söndürmek için gözünü yum

      Tomurcuklanan çiçeği düşünmek niye
      Kuruyacak nasılsa denize at
      Ağlamak niye dam üstlerinde
      Evreni ölçmek hele geceleyin
      Evrende tutku tomurcuğu aramak niye
      Gözyaşında tomurcuk gözünü yum

      Işık yıllarını say hele damlalarda
      Açma gözünü düşün uzayda gördüğün
      Damla mı ne kaç ışık yılı uzakta tomurcuğun
      Kaç örtüye sarılmışlığın ısıtacak yüreğini ellerini
      Ellerin göz çukurlarına göz göllerine
      Onu arayana kızmışlığın yolunu gözleyene
      Ellerinde ışık ışık saymada yüreğinde aramada
      Sus hele evren ezgisi bu gözünü yum

      “Hele yum hele yum yum avuçlarını
      Sevgiyi yakaladın kurumadı bu ırmak
      Deniz üstlerinde gezi uzadı evrene bak
      Kıyılarda taş, toprak damlar uzak”
      Sus hele yumak yumak değil uzay
      Evren ezgisinde gördüğün ırmak bu değil
      Dam üstleri korkulu dam üstleri katı
      Ellerin dam üstlerinde gözlerin nerde
      Evren ezgisi susmada açma gözünü yum

      Hani evren hani sen bu ne tez kaçış
      Bak ışık yıllarınca uzak bir yıldız
      O sönmeden belki kaymadan başka acılara
      Uzat uzat nerde dam üstleri nerde yüreğin
      Ağlayış yok ölçü yok hele ezgini dinle
      Yok işte yıldız ırmak şelale yok
      Bu ne uyku öncesiz bu neye kavuşmuşluk
      Görmediğin tanıdığın yok evren ezgisinde sen
      Sen bir küçük tomurcuk dirençsiz ve suskun
      Doyduğun özlediğin düşlerin için gözünü yum

      Beşparmak, Sayı: 29, Ocak 1992,  s. 24

Hiç yorum yok: