26 Ekim 2015 Pazartesi

MEHMET KARACA


(16 Ocak 1992, Adana - )


       2015 yılında Mersin Üniversitesi Türkçe Eğitimi Bölümü’nden mezun oldu. Bir yıl misafir öğrenci olarak Gazi Üniversitesi’nde bulundu. Gaziantep’te öğretmenlik yapıyor. Çocuk Edebiyatı üzerine çalışmalar yapıyor.
       Şiirleri ve söyleşileri Akatalpa, Akköy, Duvar, Dünyadan Çıkış Yolları, Japonya, Kontra, Şiiri Özlüyorum, Varlık, Yasakmeyve vb. gibi dergi ve fanzinlerde yayımlandı.
Ödülleri: “Odada Kuş Kapanı” adlı dosyasıyla 2014 Arkadaş Z. Özger Jüri Özel Ödülü’nü, “Tuz Açlığı” adlı dosyasıyla 2015 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Şiir Ödülü’nü aldı.
Yapıtları:
Şiir Kitapları:
& Tuz Açlığı (2015,Varlık Yayınları, İst., 72 s.)

& Size Yardım Edebilirim (2017,Varlık Yayınları, İst.)

25 Ekim 2015 Pazar

ONUR BEHRAMOĞLU


(28 Kasım 1975, İstanbul - )


       Asıl adı İsmet Onur Behramoğlu. Meral Hanım ile Namık Kemal Behramoğlu’nun oğlu. Şair, yazar Ataol Behramoğlu ve şair, yazar Nihat Behram’ın yeğeni. Sinema filmlerinde danışmanlık, özel tiyatrolarda dramaturgluk, sanat ve yazarlık akademileri ile özel okullarda eğitmenlik yapıyor. İstanbul’da yaşıyor. Evli ve bir çocuk babası.
       Şiirleri İngilizce, İbranice, Bulgarca, Rusça, Azericeye çevrildi, şiirlerinden bir seçki Bulgaristan’da kitap olarak yayımlandı. Şalom gazetesinde Zapatista, Remzi Kitap Gazetesi’nde Benim Şairlerim adlı köşelerde aylık yazılar yazmakta, şiiri edebiyat değil başkaldırı saydığından hiçbir ödüle katılmamaktadır.
       Şiirleri, yazıları, çevirileri ve söyleşileri Birgün, Birgün Pazar, Cumhuriyet, Çevirmenin Notu, Diri Ozanlar Derneği, Edebiyat ve Eleştiri, Fil, Gediz, Notos, Peyniraltı Edebiyatı, Remzi Kitap, Sanat Cephesi, Sol, Sol Kültür, Sonra Edebiyat, Sözcükler, Üç Nokta, Varlık, Yasakmeyve, Yazılıkaya, Yeni Film, Yurt Kültür  vb. gibi dergi, fanzin, gazete ve eklerinde yayımlandı.
Yapıtları:
Şiir Kitapları:
& Asit ya da İksir (2006, Yitik Ülke Yayınları, İst., 72 s.)
& Senden Öğrendiğim Şarkılar (2013, Yitik Ülke Yayınları, İst., 80 s.)
       Deneme, İnceleme, Eleştiri Kitapları:
& Zaten Herkes Bir Denizdir Doğuştan (2015, Tekin Yayınevi, İst., 320 s.)
       Katkıda Bulunduğu Kitaplar:
&  Şairini Arayan Mektuplar (2008, Dönence Yayınları, İst.)
       Yayına Hazırladığı Kitaplar:
& Ozan Çağım Şiyve, Göçebe Yazıtları (2007, Yitik Ülke Yayınları, İst.)
& Yeniden Yaratılmanın Coşkusuyla Mektuplar (1967-1983) Ataol Behramoğlu-Nihat Behram (2015, Tekin Yayınevi, İst.)
       Çevirileri:
& Yehuda Amihay, Tanrı Belki Esirger Aşkı (2016, Tekin Yayınevi, İst.)
Kaynaklar:
A  http://www.behramoglu.com
Hakkında Yazılan Yazılar:
1 Hasan Akarsu, Herkes bir deniz, Cumhuriyet Kitap, Sayı: 1347, 10 Aralık 2015, s. 19
Hakkında Yazılan Yazılardan Alıntılar:
/   “Sana kardeşim diyeceğim, ama kırkeşek yaşındayım,
Oğlumla aynı yaştasın.
Onur, aynı derdin soyuyuz
Şiirlerini okudum, okuyacağım da…
Bana yılların yadigârı olan gözlerinden öpüyorum…”
                                                               Ahmet Erhan
Şiir Hakkındaki Düşünceleri:
ü   ŞAİR

       Şair…Cinsel donanıma sahip olmayan dişi tahtakurusu üzerinde bir vajina açmak için burgulu penisini kullanan erkek tahtakurusu misali, yaratma cesaretiyle ileri atılan anarşist derviş… Ülkesinin tüm kuşlarının listesini çıkarıp sonra da onların her birine şiirler yazan Neruda; kendisine verilmesi düşünülen imparatorluk madalyasına atıfta bulunarak “İmparatorluk kelimesini duyunca kızdım. Bana köleliği, binlerce yıllık vahşeti hatırlatıyor.” diyerek, kraliçenin madalyasını reddeden Benjamin Zephaniah; “bırak öyleyse kısa devre yapsın cogito ergo sum / bir kere de çılgınlığın tamtamlarını dinleyelim” diyen  ‘şahane serseri’…
       “Şiir sözcüklerle yazılır”sa meram anlaşılmaz; kelimedir, ‘kelm’den gelir, yaradır; yaralar sıralanır, sözötesi olur. Neden hep ötelere ötelere gitmeyi zorlar şiir? Sözden ötede anlam vardır, onu arar. ‘Ağaç’ bir sözcük, taraf tutmaz, yerini belli etmez, dalını budağını göstermez, gölgesi bile olmaz serinlemeye.  Bir gün bir Mahmud Derviş gelir, “Ağacın yanına gittim” der, taraf tutar, alır sözcüğü bir bağlama oturtur, bir anlama yakıştırır, şiir olur. ‘Kızkardeşim’ der, ‘sevgilim’ der, hayata sarılır; bebekleri Tanrı’ya değil ona emanet eder; vuruldukça hayat, öcünü komaz, kaleme davranır,  gidip belalar arar, kapılar kırar, devalar bulur, yaralar sarar.
       Büyüdür, gözbağı değil; kuraldışıdır, başıbozuk değil; ânı kavrar, şimdiyi, gündelik değil; karşıkoyucudur, düzenkurucu değil; hesaptutucudur, muhasebeci değil…
       Rodin’in yanında sözcükleri yontmanın ilmini yapar kimi zaman, Rilke derler; vedalaşmaların ilminde Mandelstam, albayların zulmünde Ritsos olur. Şeytanın fısıldadıklarına kulak verir, devirir saksıları Ergin Günçe, kavgalarla süsler; yaşıtı çocuklarla bilye oynarken Necatigil,  arzusuyla göç etmez, kelepçeli götürülür Cahit Irgat.
       ‘Toplum’ gülen bir sözcüktür, ‘Devlet’se çatık kaşlı -  şair sözüdür; Şairler insana biçim vermezler mi? -  şair sorusudur; bu söz ve bu soru ışığında bakacağımız insanlık tarihi bir anlamda, gerçeği sınırsız özgürlükle araştıran ve yaşamın gerçekler üzerine kurulmasını isteyenlerle, buna direnenler arasında geçen çatışmanın tarihi ise, “Gerçek nedir ve ona nasıl ulaşılır?” sorusuyla yola çıkılır. “Her şeye öyle bir ayar vermeli ki / ramak kalsın patlamaya” cüretkârlığında yazmamıza engel koşullanmalarımız olup olmadığını düşünerek; bir dine (laik ya da antilaik) değil tüm insanlığa ait olmakla övünerek. İkiyüzlülükle suçladığı rahipleri, kendisinin sık sık gittiği genelev ve meyhanelerde tartışmaya çağıran, yetmiş yaşındayken, kendisinden kırk yaş küçük kör bir kadın şarkıcıya vurulup kadını tapınağa getirerek Budacı çevreleri şaşkına çeviren İkyu Socun’u; “Konuşmasan da şiir söylüyorsun / Sessiz bir salâ okuyarak / Dostum dindaşım güvercin / Ben ki dinine imanına dinsizim” diyen Can Yücel’i unutmadan…
       Jean Luc-Godard, 2004 yapımı ‘Müziğimiz’de, ‘İlahi Komedya’nın Cehennem-Araf-Cennet üçgeninde bizi, insanlığı, müziğimizi anlatır ve yılların birikimi içinden bir tanımla çıkagelir: “Sinemanın amacı ışığa gitmek ve onunla gecemizi aydınlatmaktır.” Şair de şiirine tanımlar arar, bu arayışında diyelim ki Angelopoulos’la, Beethoven’la, Niyazi-i Mısrî ile, Subcomandante ile konuşup dertleşirken, “Düzyazı düşünerek, şiir düşünürken yazılır” diyen Cemal Süreya’nın hatırına, rüyasında, bilincinde, bilinçaltında, akılda, delilikte, aşkta, ihanette, dipte ve dorukta gözler kendini. Tüm eşikleri atlamanın yollarını bulur ve bu anlamda korkutucu derecede ahlakdışıdır.
       Fransa’dan, Belçika’dan ve Prusya’dan kovulup otuzunda manifesto yazan Marx öldü ve insanlık duvarın altında kaldıysa; ağaç kabuğu, kil tablet, papirüs, parşömen üzerine kazına kazına gelen yazı da anlamını yitirip düşünmeye olanak tanımayan görsel bombardımana yenik düştüyse; en düşük sıcaklık ‘Fahrenheit 451’, yıl 1984’tür. Şair, yaşanan bu korku çağında umutsuzluğa kapılıp kötümser savrulmalara tutulursa, “Omuzlarıma atılıyor şu kurt köpeği çağ” diyen yoldaşının hangi tarihsel  koşullarda yazdığına baksın; Christopher Marlowe gibi yirmi dokuzunda son nefesini verirken dahi küfredemeyecekse kalemini bıraksın!
       Şairin evrendeki yeri, diğer gezegenlere ters yönde dönen Venüs’e denk düşer. İsrail ‘dünya’ ise, Yafa’da cezaevine gönderilirken ülkesinin ordusunu, “İnsan hakları ve uluslararası anlaşmaları ihlal eden bir şiddet aracı” olmakla suçlayan ve askere alınmayı reddettiği için kendisine verilen hapis cezası ile ilgili olarak, “Bütün bir halka zulmeden işgalci bir ordunun mahkemesinden ve demokrasiyi unutan bir rejimden başka bir şey beklemediğini” söyleyen Hagai Matar, Venüs’tür. Tek gecelik ‘aşk’lar ‘dünya’ ise, 23.01.2005 tarihli Cumhuriyet gazetesinin arka sayfasında küçücük de olsa haber olabilen Ettore-Rossana aşkı, Venüs’tür: Geçirdiği kalp krizinin ardından komaya giren eşinin başucunda dört ay bekleyen yetmiş yaşındaki Ettore, sonunda umudunu yitirir ve evlerinin garajında kendini gazla zehirler. İntiharının üzerinden daha bir gün geçmeden, eşi Rossana, Padova kentindeki hastanede kendine gelir ve ilk olarak eşini sorar.
       İnanalım! Şair, Rossana ölüm döşeğinden kalktığında ilk soracağı Ettore’dir. 8 Mart 1971 tarihinde İzmir’de NATO’da görevli Jerry White adlı Amerikalı çavuş, küçük bir Türk çocuğunu tabancayla vurup öldürmüş, ifadesinde, “Beni oyunlarıyla rahatsız ediyorlardı, uyuyamıyordum” demişti. Şairler postmodern dünyada dil cambazlığına taliplerse, hiç değilse güzelim çocukların rahatsız ediciliğine ulaşsalar…
       “Son çikolata parçası da yitince, annesi çocuğunu kucaklamış, göğsüne bastırmıştı. Bunun bir yararı yoktu, birşeyi değiştirmiyordu, başka çikolata yaratamıyordu, ne kendisinin ne de çocuğunun ölümünü engelliyordu, ama yine de bu davranışı doğaldı.”  demişti Orwell. Şiirin doğallığı ölçüsündeki hayatiyetini duyuran başkaları da çıkacak elbet!
       Nedir şair kalbi? Her olacak şeyin olmadan önce varlık bulduğu yerdir. Asılların aslıdır. Ya da,
gökyüzünde kuşların konduğu bir nokta. (1)
       (1) “Kuşların konduğu bir noktayım gökyüzünde”  – Mahmut Temizyürek
       ‘Gediz’, Eylül 2008

A. ALPER AKÇAM

(7 Haziran 1952, Ardahan - )

      
       Nüfus kaydına doğum tarihi 8 Haziran olarak geçti. Annesi Perihan hanım ile babası yazar Dursun Akçam. Altı yaşında ikinci sınıftan başladığı ilköğrenimini Ardahan 23 Şubat, Kırıkkale Gürler ve Tınaz İlkokullarında tamamladı. Kırıkkale Lisesi Orta Kısım'da başladığı ortaokulu Ankara Demirlibahçe Ortaokulu'nda bitirdi. Lise öğrenimini Ankara Atatürk Lisesi'nde yaptı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yükseköğrenim gördü. SSK Ankara Dışkapı Hastanesi'nde genel cerrahi uzmanı oldu. Ankara, Yalova, Karabük, Bursa sigorta hastanelerinde ve yedeksubaylık döneminde Erzincan Asker Hastanesi’nde, yirmi altı yıla yakın genel cerrahi uzmanı olarak çalıştı.  
       1979 – 1996 yılları arasında çalıştığı Karabük’te Karabük Demirspor ve Karabük Esnafspor Kulüplerinin formasını giydi. Karabük, Zonguldak, Bartın ve ilçelerindeki karlı çamurlu sahalarda futbol oynadı. Karabük Demirspor’un kulüp başkanlığını, takım kaptanlığını, zaman zaman da çalıştırıcılığını yaptı. D. Ç. Karabükspor’da da üç dönem yönetici oldu. Kulüp doktorluğunu da yaptığı D.Ç. Karabükspor’un ilk kez birinci lige çıktığı yıl Alper Akçam da yönetim kurulunda yer alıyordu. Türk Tabipleri Birliği ve tabip odalarında görevler aldı. Dursun Akçam Kültür Sanat Vakfı ve Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Ankara Şubesi başkanıdır. Öykü, çocuk öyküsü, roman, deneme, eleştiri, makale, mektup dalında yapıtları vardır.
       Öyküleri, yazıları ve söyleşileri Adam Sanat, Cumhuriyet, Cumhuriyet Kitap, Lacivert, Varlık, Yelkovan vb. gibi dergi, gazete ve eklerinde yayımlandı.
Ödülleri: 1997 Türk Tabipleri Öykü Yarışması birinciliği, 2001 Edebiyatçılar Derneği - Sağlık Emekçileri Sendikası Öykü Yarışması birinciliği, 2001 Orhan Kemal Öykü Yarışması'nda mansiyon, 2002 Pir Sultan Abdal Derneği Öykü Yarışması ikinciliği, 2003'te "mektup" dalında, A. H. Tanpınar Yarışması ikinciliği, 2005 Ümit Kaftancıoğlu Öykü Yarışması'nda Jüri Özel Ödülü, 2008 Yunus Nadi Öykü Ödülü, 2011 Troya Edebiyat Ödülü’nü aldı. 2014 Eylül ayında “Dillerine Kurban” adlı kitabı Pen Yazarlar Derneği tarafından “Ayın Kitabı” seçildi.
Yapıtları:
 Öykü Kitapları:
& Karanlıkta Bir Işık (1998, Kültür Bakanlığı Yay., Ank.)
& Ağaların Ağası (1998, Güldikeni Yayınları)
& Islaktı Gözleri (1999, Çınar Yayınları, İst.)
& Soluksuz Sıcaklarda (2000, Çınar Yayınları, İst.)
& Açık Kapıların Arkası (2000, Çınar Yayınları, İst.)
& Doktor Civanım (2001, Güldikeni Yayınları)
& Yükledi Günahını Sırtına (2002, Gendaş Kültür Yayınları, İst., 136 s.)
& Gidenler Gelenlerdi (2005, Ürün Yayınları, 163 s.)
& Şalter Kemal (2006, Kum Yayınları)
& Kiev'de Aşk (2008, Cumhuriyet Kitapları, İst.)
      Romanları:
& Masalsı (2005, Ürün Yayınları, 389 s.)
& Geçmiş, Bir Zamandı (2009, Abis Yayınları, Ank., 504 s.)
& Kiraz (2014, Tekin Yayınevi, İst., 216 s.)
& Eğer (2015, Tekin Yayınevi, İst., 336 s.)
      Deneme, İnceleme, Eleştiri Kitapları:
& Karnaval ve Türk Romanı (2005, Ürün Yayınları)
& Anadolu Rönesansı Esas Duruşta!.. (2009, Arkadaş Yayıncılık, Ank.)
& Dillerine Kurban (Orhan Kemal'de Diyalojik Perspektif) (2014, Tekin Yayınevi, İst., 240 s.)
      Çocuk Kitapları:
& Çalı Çiçeği (2004, Tudem Yayınları, İzmir, 90 s.)
& Dostum Keleş (2005, Tudem Yayınları, İzmir, 96 s.)
& Nal Sesleri (2005, Tudem Yayınları, İzmir, 88 s.)
      Katkıda Bulunduğu Kitaplar:
& Vecihi Timuroğlu Kitabı (Nazire Akbulut, Munise Yıldırım ve Bedriye Korkankorkmaz ile; Yom Yayınları, 78 s.)
Kaynaklar:

A  http://www.alperakcam.com.tr/

21 Ekim 2015 Çarşamba

ALİ ÖZENÇ ÇAĞLAR


(15 Mart 1947, Mecidiye Köyü, Akhisar / Manisa - ) 

Saadet Hanım ile Rıza Çağlar’ın oğlu. Şair Coşkun Çağlar kardeşidir. 1970’li yılların başında Akhisar’da tuhafiye ve parfümeri işiyle uğraştı. 1973’te Federal Almanya'ya gitti, orada çeşitli kuruluşlarda çalıştı. Manisa’nın Akhisar ilçesinde yaşıyor; evli ve iki çocuk babasıdır.

Sanat yaşamına resimle başladı. Şiirleri, öyküleri, desenleri ve karikatürleri Türkiye ve Almanya’da; Aratos, Çağdaş Edebiyat, Güney, Politika, Türk Dili, Yaba gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı.


Ödül: 1979’da Sanat Emeği dergisinin açtığı "İşçi Yazarlar Öykü ve Roman Yarışması’nda "Kurtuluşun Düşleri" adlı öyküsü, başarılı ilk beş yapıt arasına girdi. 1985’de Gelsenkirchen'de düzenlenen "Türkler Almanya'da" konulu şiir ve öykü yarışmasında "Kürt Şoreş" isimli öyküsü ödül aldı. İsviçre'de 1986 Dünya Barış Yılı ne-deniyle açılan bir edebiyat yarışmasında Çağlar'ın "Leke" isimli öyküsü ikinciliğe değer görüldü. 1993’te Milliyet Gazetesi ve Türkiye İş Bankası'nın Avrupa düzeyinde açtıkları Örsan Öymen Yazın ve Karikatür Yarışması'nda dil konusunu işlediği karikatürüyle başarı ödülüne değer görüldü. 1999’da  Samim Kocagöz Öykü yarışmasında birincilik ödülünü, 2001’de “Mahrem Ölümler” öyküsü ile Cumhuriyet-Hafta edebiyat yarışmasında öykü ödülü  aldı.

Yapıtları: Şiir: *Gece Sabaha Durdu, ?, Ortadoğu Verlag, 1987 *Hıçkırıklar Kuş Kanadı, Esenler, 1990 *Destanca, İst.: Broy, 1994 *Hercai Gülüşler, Aydın Ktb, 2000 *Çağdaş Tragedyalar, İst.: Artshop, 2015 *Haziran Çocukları, İst.: Artshop, 2018 *Yitik Zaman, Ank.: Klaros, 2020 *Hayat Seni Çok Sevdim-Irmak Toplu Şiirler I-II, Ank.: Klaros, 2022 *Buselik Şarkılar Geçidi, 2023 *Nuh Çiçekleri – Irmak Toplu Şiirler c. III, Ank.: Liman, 2024 *Islık Yarası – Irmak Toplu Şiirler c. IV, (Çağdaş Tragedyalar, Çağdaş Haikular ve Islık Yarası adlı yeni şiirleriyle Birlikte), Ank.: Liman, 2024

Öykü: *Korkunun Ötesi, 1989 *Kavşak, (Ortak yapım), Anadolu Verlag, 1995 *Ölümün Rengi, Aydın Ktb., 2001 *Ateş Küskünleri, İst.: Artshop,  2016 *Ekmeği Taştan Oyanlar, Ank.: Klaros, 2021 *Toprak Yanarsa – Toplu Öyküler I, ?, Türkiye Kültür, 2023

Roman: *Ölü Yüzler, İst.: Milliyet, 1998 *Günah Kuşları, İst.: Biryay, 2008 *Sular Kuruyunca, İst.: Artshop, 2016 *Soğuk Yıllar, İst.: Artshop, 2019 *Kırık Dökük Portreler, Ank.: Liman, 2023 *Kanama, Ank.: Liman, 2023 *Siyanürlü Topraklar, Ateş, 2023

Deneme: *Toplumsal Çürüme, Ank.: Liman, 2023

Söyleşi-Röportaj: *Uzağın Sesi, Ank.: Liman, 2023

Çocuk Kitabı: *Yaralı Ayıt Ağacı, İst.: Biryay, 2008 *Olgu’nun Karıncaları, İst.: Biryay, 2013 *Barınak Kaçkınları, yayınlanmadı

Kaynaklar: Nilüfer Uçar, “Edebiyatın Kılcal Damarlarına Dokunan Yazar: Ali Özenç Çağlar”, Edebiyat Nöbeti, S. 43, Kasım-Aralık 2022, 27-30.


Şiirlerinden Seçmeler:

AYNI MEVSİM

Ne kadar serçe yavrusu biriktirdin yüreğinde
O nisan yağmurlarının düştüğü topraklarda

Bir dikene bir gülü sen aşıladın biliyorum
Senin sesine kondu korumasız şarkılar

Hangi incir dalına tutunur çaylakkuşu
Kardelenler ne diye aynı mevsimde açar

Kim sular fesleğeni penceresinde
Camgüzeli hasetlenip küsmez mi?

Kırılgan bir bedeni sarmalar ayla gece
Sesin suya düşende şehvete sarılmaz mı?

Yer aradım gökyüzünde yüreğini koyacak,
Bir turuncu buluta iliştirsem olmaz mı?

GÜL KESİMİ MEVSİMLER

 ‘o ki, bir takım yıldızıydı.’
ben seni düş evimde büyüttüm bunca zaman
turuncu zakkumların kıyımından çalarak
çizilmiş bedenime örter gibi tenini
tükenen bir şeylerin kıyımından çalarak
esmeyen rüzgarların kuytusuna sığınıp

ben seni sarp suların akışına gizledim
geceyi bıçak gibi ışığa bileyerek
kayan en son yıldızın sesini izleyerek
el kavminden devşirip kaderime sözledim
lanetli günahların gölgesine sığınıp

tarihi sorguladım hititlere uzanan
ilk güneşin yüzüme çarptığı anda gece
gül kesimi mevsimler büyütürken zamana
İştar mıydı seviştiğim, sen miydin bilmiyorum
akaların akını sürdüğü anda gece
Sümerli İnanna’nın gölgesine sığınıp

tanrıların dokunduğu koylarda yüz izleri
derin bir çizgi gibi taşlara kazıdığım
düşürülmüş kirazlar nar tanesi ellerim
ellerim burçak yüklü, toprak yüklü zamana
kurulu tuzaklara koşar gibi aniden
zırhların erittiği gölgelere sığınıp

çürüyen bir çiçeğin özüne kanar mı su
mevsimin ilk dalına konar gibi bir çift kuş
seslerin sırmalanmış atlasın iç yüzüne
ben seni işlediğim suçlara ortak ettim
mutlanmış ibrişimle nakışlı gençliğime
o hoyrat yalnızlığın gölgesine sığınıp

kızıl bir mars sabahı kim bilir belki senle
morun eflatun yüklü kokusuna ulanan
evrenin kızılına dilimle dokunarak
yıpranan geçmişini boşluğa salar gibi
o anın közlerine istekle soyunarak
tanımsız sevişmenin kuytusuna sığınıp
tükenen bir şeyleri yeniden yaşar gibi

dingin iç çekişlerin laciverte aktığı
esrimiş duyguların gölgesine sığınıp
dibe vuran sezginin çoğalan yansısında
bir teleğin yumuşak inişine sığınıp
tınazların başağında üreyen bereketin
kardelenin boy verdiği kar içinde çoğalan

ellerim uzağında tenine dokunamaz
dön yüzünü suskunun ağaran şafağına
yitik söylencelerin geçmişine sığınıp.

*Güncelleme: 8 Nisan 2024

KENAN SARIALİOĞLU



(22 Kasım 1946, Of / Trabzon - )


      Şair, felsefeci, çevirmen. İlk ve ortaokulu Of’ta Of Merkez İlkokul (1958), liseyi Ankara'da Ankara Yenimahalle Lisesi (1966) okudu. Kimya Mühendisliği önlisans eğitiminden sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bö­lümü’nü “Materyalizm ve Ahlak” teziyle bitirdi (1979). Garsonluk, gazetecilik ve liman işçiliği gibi çeşitli işlerde çalıştı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Trabzon Eğitim Fakültesi’nde öğretim görevlisi (1984-87), Güneş gazetesinde yurt haberleri servisi şefi (1988-89), Trabzon Belediyesinde Kültür Müdürü (1990-97), Gümüşhane İl Kültür Müdürü (1998-) olarak görev yaptı. Trabzon’da Serander Yayınları’nın kurucusu. Halen, Mardin Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde öğretim üyesi.
      “Sarhoş ve Gece” isimli ilk şiiri 1972 yılında Yeditepe dergisinde yayımlandı. Şiirleri, yazıları, söyleşileri ve çevirileri Ada, Adam Sanat, Agora, Bahçe, Cum­huriyet, Cumhuriyet Kitap, Da­mar, Dergâh, E, Edebiyat’81, Edebiyat ve Eleştiri, Gösteri, Güldiken, Güneş, İnsancıl, Karadeniz, Kaşgar, Kıyı, Kuzey Haber, Kül, Mavi Nota, Mavi Portakal, Mühür, Nar, Öyküşiir, Papirüs, Sincan İstasyonu, Son Kişot, Sözcükler, Trabzon Tömer, Trabzon Zamanı, Uç, Yeditepe, Yeni Biçem vb. gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı.
       Kimi şiirleri bestelendi, kimi şiirleri de yabancı dillere çevrildi. Polonyalı Türkolog Elzbieta Szcyiet şiirleri hakkında bir master tezi hazırladı.
      Yapıtları:
      Şiir Kitapları:
& Metafizik ve Gülümseme (1993, Fe Yayınları, Ank.)
& Ayna Rubâileri (1995, Anadolu Sanat Yayınları, İst., 78 s.
& Kara Zaman Şiirleri (2006, Kül Sanat Yayınları, Ank.)
& İçdeniz (2006, Yom Yayınları, İst.)
& Fosil ve Toz (2007, Yom Yayınları, İst.)
& Yalağuz (Toplu Şiirleri; 2007, Kırmızı Yayınları, İst., 248 s.)
& Temmuz Sağanakları (2013, Dedalus Yayınları, İst.; 2. Baskı: 2015, Komşu Yayınları, Yasakmeyve Şiir Dizisi, İst., 80 s.)
      Deneme, Araştırma, İnceleme Kitapları:
& Issız İnsan Ormanında (1999, 1999, Serander Yayınları, Trabzon)
& Materyalizm ve Ahlâk (Lisans Tezi, 1999, Serander Yayınları, Trabzon)
& Hiçliğin Doruklarında Cioran (Tebessüm, Sırıtma ve Farkındalık Üstüne) (2009, Bilim Sanat Galerisi, Ank.)
& Sartre - Felsefeye Adanmış Bir Yaşam (2014, Omnia Yayınları, İst., 264 s.)
      Çevirileri:
& Bir Çöl Rüzgârı Ömrümüz / Ömer Hayyam (1996, İyi Şeyler Yayıncılık, İst., 111 s.)
& Sabahın Gizeminden Doğanlar / F. Nietzsche (1998)
& Ateş ve İpek / Sâdi (1999)
& Hiç Kimse ve Dolunay / Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (1999, İyi Şeyler Yayıncılık, İst., 78 s.)
& Hafız'dan Gazeller / Gül Işığı (1999, İyi Şeyler Yayıncılık, İst., 76 s.)
& Doğmuş Olmanın Sakıncası Üzerine / Emil Cioran (2001, Gendaş Yayınları, İst.)
& Varolma Eğilimi / Emil Cioran (2002, Gendaş Yayınları, İst.)
& Soğuk Kül /  Chamfortb (2003, Gendaş Yayınları, İst.)
& Uykusuz Aştık Geceyi / Sadi (Günümüz Diliyle; 2003, Adam Yayınları, İst.)
& Yüzünle Işık İki Cihan / Hafız (Günümüz Diliyle; 2003, Adam Yayınları, İst.)
& Can Yücedir Göklerden (Mevlana’dan Seçmeler) / Mevlana (Günümüz Diliyle, 2004, Dünya Yayınları, İst.)
& Gülistan / Sadi (Günümüz Diliyle; 2005, Bordo Siyah Yayınları, İst.)
& Hz.Ali'nin Selamı Var (Hz. Ali Divanından Seçmeler) (2006, Hayykitap, İst., 120 s.)
& Kahraman Sokrates: Nietzche / M. Guerin (2006, Dharma Yayınları, İst.)
& İnsan, Çoğul ve Tek Başına / Nietzche (2006, Kırmızı Yayınları, İst.)
& Gün Doğmadan / Jacques Derrida (2006, Dharma Yayınları, İst.)
& Müslüman Meryem / M. Dousse (2006, Dharma Yayınları, İst.)
& Estetik Bilinçdışı / Jacues Ranciére (2006, Aralık Yayınları, İzmir)
& Nietzche (Derleme ve Çeviri) (Murat Batmankaya ile; 2006, Say Yayınları, İst.)
& Hiçliğin Doruklarında / E. Cioran (Sadık E. Er ile; 2006, Bilim ve Sanat Yayınları, İst.)
& Psikanaliz’in Yedi Büyüğü  / J. D. Nasio (2008, Kırmızı Yayınları, İst.)
& Yeşil Acı, Sarı Hüzün (Doğu’dan Batı’dan Çeviri Şiirler) (2009, Kanguru Yayınları, Ank.)
& Aşkın Yüz Yüzü / P. Bourget  (2009, Kırmızı Yayınları, İst.)
& Rubailer / Mevlana (Günümüz Diliyle;  2010, Dharma Yayınları, İst.)
& Abydoslu Gelin Selim ile Zulima / George Byron (2010, Apollon Yayınları, İst.)
& Aşk ve Güzellik / Şeyh Galip (Günümüz Diliyle; 2010, Apollon Yayınları, İst.)
& Ya Hazreti Hak! Ya Hazreti Aşk / Nesimi,  (Günümüz Diliyle; 2010, Apollon Yayınları, İst.)
& Teselliler / Seneca (2010, Kırmızı Yayınları, İst.)
& Haikular (Cevat Çapan ile; 2011, Sözcükler Yayınları, İst.)
& René Char Yaşamı, Sanatı ve Şiirleri / Serge Velay (2015, Chiviyazıları Yayınları, İst.)
Kaynaklar:
A  Tanzimattan Günümüze Türk Şiiri Antolojisi / Mehmet Çetin / 3. Cilt / 20A2, Akçağ Ya­yınları, Ank., s: 82-85