Her
insanın bir şiiri vardır. Günümüzün yabanıl ortamında şiirin kaybolduğunu
görüyorum.
“Yaşamın
hiçbir zerresi yoktur ki içinde şiir bulunmasın” diyor Gustav Flaubert. Öyleyse
kendi şiirimizi bulmak için yaşamalıyız.
Şiirin
tanımını yapmayacağım. Her şairin tanımı başkadır.
Şiir
okumayan insanın kendini tanıması olanaksızdır.
Gençlere
bazen “Sevgilin var mı” diye soruyorum. Çoğu içtenlikle “Var” diyor. “Peki
sevgiliniz size şiir okuyor mu?”
Çoğunlukla
“Hayır” diyorlar.
Şaşıyorum.
Aşk yaşıyorlar ama şiir yok yaşamlarında.
“Şiirsiz
aşk olmaz, aşksız şiir” diyorum.
Tüm
bu çoraklığın nedeni eğitim dizgemizdeki sıkıntılı edebiyat dersleri, kitap
okumayan, şiir okumayan öğretmenlerdir.
Eğitim
izlenceleri şiire geçit vermiyor. Ders kitaplarına göstermelik konulan şiirler,
eski olsun yeni olsun çocuğun yaşamına seslenmiyor. Yetkililer de biliyor bunu.
Ne ki yine de kötü şiirleri dayatıyorlar çocuklara. Çünkü onlar da şiir
okumuyor.
Bir
toplum ki şiir gömüsünün üstünde yaşıyor ama eğilip bir küçük şiir okumayı
düşünmüyor.
Şiir
okuyan bir toplum olsaydık kadın cinayetleri, yolsuzluklar, hırsızlıklar,
ülkeyi soyan arsızlıklar, vicdansızlıklar olmayacaktı. Çünkü bir düşünür “Şiir
okuyan cinayet işleyemez” diyor.
Şiirin
bir dizesi ile günümüzün değiştiğini bilmezsek kör karanlığımızda
mutsuzluğumuzun nedenini de çözemeyiz.
Şiir
gerçekle hesaplaşmadır. Bu hesabı kapatmaya hiç kimsenin şiir kadar gücü
yetmez.
Şiir,
bir gün, gün ışığı gibi dünyayı sarıp sarmalayacaktır.
Dünyayı
kana bulayan sömürgeci batının politikacılarıyla onun işbirlikçileri barışın
değerini bilemezler. Şiir barış demektir. Barışın anahtarı şiirdedir. Şiir
okuyan devlet adamları onurlu barıştan başka bir şey düşünmezler.
Onları
daha öğrenciyken şiirle yoğurmalı öğretmenler. Bir gün olacaktır bu.
O
günü inatla yaratmaya çalışmak görevimiz olmalıdır. O günü de şiir okuyan,
şiiri sevdiren öğretmenlerle şairler yaratacaktır.
*Yayına Hazırlayan: Şükrü Kırkağaç
*Yayınlanma Tarihi: 13 Temmuz 2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder