28 Mart 2022 Pazartesi
METİN ELOĞLU
23 Mart 2022 Çarşamba
NURER UĞURLU
22 Mart 2022 Salı
HALİM UĞURLU
(10 Mart 1926, Taşkent/Konya - 25 Aralık 2001, İstanbul)
Şair. Asıl adı Abdülhalim Uğurlu. A. Halim Uğur imzasını da kullandı. Zeynep Hanım ile maliyeci, Taşkent belediye başkanı Kâmil Uğurlu’nun oğlu. Oğullarından Tuluyhan Uğurlu piyanist ve bestecidir. 1938'de Taşkent İlkokulu, 1941'de Konya Ortaokulu, 1946'da İstanbul Taksim Erkek Lisesi ve 1950'de İÜEF Felsefe Bölümü’nden mezun oldu. 1947-50 arasında gazetecilik, 1958-72 arasında turizmcilik ve otelcilik, 1972-85 arasında sanayicilik yaptı. 1986’da emekliye ayrıldı. Uluslararası Yazarlar ve Gazeteciler Derneği (ATURJET) genel sekreterliği ve başkanlığı, Yazko genel sekreterliği yaptı. 1970-75 arasında Güreş Federasyonu astbaşkanlığında bulundu. Türk Basın Birliği onur üyesiydi; TYS, PEN Yazarlar Derneği ve Edebiyatçılar Deneği üyesiydi. Evli ve iki çocuk babasıydı.
İlk şiiri 1944’te Büyük Doğu dergisinde çıktı. Şiirleri Edebiyat Dünyası, Gösteri, Güney, Papirüs, Son Çağ, Soyut, Türk Basın Birliği, Türk Dili, Yansıma, Yazko Edebiyat, Yenilik, Yeşil Giresun dergilerinde yayımlandı. Anadolu insanının acılarını, özlemlerini yansıtan şiirleriyle tanındı. İlkin aruz ve hece ölçüsünü kullandı, daha sonra serbest şiire yöneldi. İlk dönemlerde şiirinde sembolizmin, mistisizmin etkileri görüldü. Daha sonra toplumcu gerçekçi bir yaklaşımı benimsedi. Son dönem şiirlerinde ise şiirin hiçbir kurum ve kuralın buyruğuna girmeyen, ancak her şeyi kapsayan bir sanat olduğu görüşünden yola çıktı. Muzaffer Uyguner, Uğurlu’nun şiirleri için, “İnsana tasavvuf açısından yaklaşma çabası sezilen şiirlerinde Anadolu halkının sevecenliği görüldü. Toplumcu şiir anlayışı ise bir kavga şiiri olmaktan çok, çare bulma, yön verme şiiri” değerlendirmesini yaptı. Şairin sözcük derleme ve resim çalışmaları da vardır.
Ödül: Gökağrı adlı kitabındaki “Anadolu Acısı” adlı şiiriyle 1970 TRT Sanat Ödülleri Yarışması'nda başarı ödülü aldı.
Yapıtları: Şiir: *Asya Baharı, (Necip Fazıl Kısakürek’in önsözüyle) Berksoy B., İst.: 1950 *Değişim, A. Halim Uğurlu adıyla; Minnetoğlu, İst.: 1967 *Gökağrı, Yücel, İst.: 1971 *Zamanların Dili, Yeryüzü, İst.: 1974 *Türke Destan, Yeryüzü, İst.: 1974 *Kan Su Kesince, Yeryüzü, İst.: 1979 *Kıyamet Çiçekleri, Yeryüzü, İst.: 1988 *Sözcüklerde Uyanmak, Aksoy, İst.: 2000.
Kaynaklar: TBEA, c. II, 2001, 850/2010, 1054-1055; Kurdakul, Sözlük, 621; Necatigil, İsimler, 370; Özkırımlı, TEA, IV, 1176; “Uğurlu, Halim”, TDEA, VIII, 455; Karaalioğlu, 581; Muzaffer Uyguner, Türk Dili, S. 61, 1988.
SEMİHA UÇUK
Öykücü. Tam adı Fatma Semiha Uçuk. Fatma Kethüdaoğlu imzasını da kullandı. Hemşire Hatice Nigâr Hanım ile asker Mehmet Sait Uçuk’un kızı. Aile adı olan “Kethüdaoğlu”nu soyadı olarak alamamaları üzerine babasına rica ederek ilkokul yıllarında tutkunu olduğu yazar Cahit Uçuk’un soyadını almalarını sağladı. İlk ve orta okulu Tekirdağ ve İstanbul’da tamamladı; Edirne Lisesi’nden sonra İÜEF Türk Dili ve Edebiyatı ve Fransız Filolojisi bölümlerinde okudu. Hamburg'da Şarkiyat Enstitüsü'nde başladığı doktora çalışmasını annesinin hastalığı nedeniyle yarım bıraktı. 1950-75 arasında Ziraat Bankası İstanbul şubesinin kambiyo bölümünde çalıştı. Paris ve Nice'de bankacılık alanında staj yaptı. İstanbul’da yaşıyor.
İlk öyküsü “Niçin? Niçin?” 1989’da Varlık’ta çıktı. Anı, röportaj, şiir, makale ve çevirileri Çağdaş Türk Dili, Güneş (İsveç), İnsancıl, Kıyı, Şiir Ülkesi, Türk Dili gibi dergilerde yayımlandı. 1977-78 arasında New York’ta çıkan Türk Evi dergisinde “İstanbul Mektupları” adıyla bir dizi yazı yayımladı.
Yapıtları: Öykü: *Uzaydan Gelen Kadın, Fatma Kethüdaoğlu adıyla; İnsancıl, İst.: 1993 *Martısız Deniz, İnsancıl, İst.: 1995 *Öğrenci Otobüsü, Güldikeni, Ank.: 1998 *Yakalayamadığım Günbatımı, Sone, İst.: 2005.
Gezi: *Gezi Notları, İnsancıl, İst.: 1995.
Biyografi: *İlhan Koman, Yaylacık Mtb., İst.: 1996.
Kaynaklar: TBEA, c. II, 2001, 850/2010, 1054; M. Aydın, Ne Yazıyor Bu Kadınlar, Ank., 1995, 86; Necla Saatçılar, “Öyküye Geç Başladığım İçin Hızlı Gidiyorum”, söyleşi, Cumhuriyet Kitap, S. 370, 20 Mart 1997; Muazzez Menemencioğlu, “Yazı’nın Rüzgârında Bir Yazar”, Cumhuriyet Kitap, S. 470, 18 Şubat 1999; Leyla Şahin, “Yazının Ateşi Hep Yüreğinde”, Cumhuriyet Kitap, S. 470, 18 Şubat 1999; Ayten Mutlu, “Öğrenci Otobüsünde Bir Öykücü”, Cumhuriyet Kitap, S. 470, 18 Şubat 1999; I. Kür, “‘İlhan Koman ’ İçin”, Cumhuriyet Kitap, S. 470, 18 Şubat 1999.
19 Mart 2022 Cumartesi
BEKİR FAHRİ
18 Mart 2022 Cuma
SABİT
SÂBİT
(?, Uziçe kasabası, Bosna - 1124/1712, İstanbul)
XVII-XVIII. yy. divan şairi. Asıl adı Alâeddin Ali olup “Sâbit” mahlasıdır. Doğum tarihi bilinmemekle birlikte hakkında araştırma yapan Rypka onun 1650 yılı civarında doğmuş olabileceğini söyler. İlk eğitimini Müftü Halil Efendi’den aldıktan sonra İstanbul’a gitti ve Kaptan-ı deryâ Seydizâde Mehmed Paşa’nın himayesine girdi. 1089/1678'de paşanın aracılığıyla mülâzım, aynı yıl La‘lîzâde ailesine damat oldu. Müderrisliğe başladıktan sonra Çorlu ve Burgaz kadılıklarında bulundu. 1098/1687'de Kırım Hanı Selim Giray’a bir kaside yazarak ondan görev istedi; ardından hana ithaf ettiği “Zafernâme” adlı manzumesi beğenilince sâniye rütbesiyle Kefe’ye kadı tayin edildi.
1103/1692'de Ebûsaidzâde Feyzullah Efendi’nin ikinci şeyhülislâmlığı döneminde Tekfurdağı (Tekirdağ) müftülüğüne getirildi ve Rüstem Paşa Medresesi’ne hâriç derecesiyle müderris oldu. Sekiz yıl kaldığı bu görevde iken "Edhem ü Hümâ" adlı mesnevisini yazmaya başladı, divanını tertip etti ve “Şehrî” mahlaslı bir de şair yetiştirdi. Mûsıle-i Sahn pâyesiyle 1112/1700'de Saraybosna mevleviyetine tayin edildi, iki yıl sonra görevden alındı. 1115/1703'te oğlu İbrâhim’i kaybetti. Râmi Mehmed Paşa’ya yazdığı, duygu ve şikâyetlerle yüklü dokuz kıtalık ünlü terciibendi bu üzüntülü dönemin ürünüdür. 1117/1705'de Konya mevleviyetine gönderildi, kısa bir süre sonra bu görevden ayrılıp İstanbul’a döndü. Zilkade 1119/Şubat 1708'de Diyarbekir mevleviyetine tayin edildi. Bu görevde iki yıl kalıp İstanbul’a döndü. Ölümüne kadar başka görev almadı. 3 Şâban 1124/5 Eylül 1712'de vefat etti. Mezarı Topkapı Maltepe Kabristanı’nda Mes̱nevî şârihi Sarı Abdullah Efendi’nin ayak ucundadır.
"XVIII. yüzyıl başlarında adından sıkça söz edilen Sâbit’in şiirlerinde yerli ve yeni olma özelliğinin birlikte yürüdüğü, divan şiirinin geleneksel ve duygusal idealizminin kırıldığı, realizm, müstehcenlik ve mizah gibi unsurlara yer verildiği görülmektedir. Sâbit halk ağzındaki kelimeleri atasözleri ve deyimlerle harmanlayarak şahsî bir üslûp oluşturmuştur. ... Şiirlerinde söz oyunlarıyla birlikte alay ve maddî hazlar önemli bir yer tutar. Konu ve biçim yönünden gelenekleri zorlaması, divan şiirinin alışılagelen konuları arasına günlük hayatı ve olayları katması bir tür yenilik olarak değerlendirilebilir." (Turgut Karacan)
"Nâdirî’ye nazîre olan “Mi‘râciyye”si son derece samimi ve şairane olup (kaside) türün(ün) önemli bir örneğidir. Didaktik ve realist karakterdeki “Ramazâniyye”si bu aydaki sosyal hayatın anlatıldığı coşkulu bir manzume olarak dikkat çeker. ... Vehbî, Nedîm, Sünbülzâde Vehbi, Enderunlu Fâzıl, Sürûrî gibi şairleri etkileyen Sâbit’in birçok şiirine Keçecizâde İzzet Molla tarafından nazîre yazılmıştır. Bayramiyye tarikatına olan ilgisi La‘lîzâde ailesinden, Mevlevîlik’le ilgisi de Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’ye duyduğu sevgiden kaynaklanan şair bunun dışında tasavvufa pek itibar etmemiş görünmektedir." (Turgut Karacan)
Sâbit’in bir divanı ile yarım kalmış bir mesnevisi yanında bazı küçük hacimli mesnevileri vardır. Bütün eserlerinin kendi el yazısıyla olan nüshaları Azerbaycan İlimler Akademisi’nde bulunmaktadır
Yapıtları: *Divan: Klasik divan tertibinde olup bir mi‘raciyye, iki na‘t, otuz dokuz kaside, altı gazel-i müzeyyel, üç tahmîs, kırk dört tarih, 355 gazel, iki terciibend, kırk beş kıta, yirmi dört rubâî, 182 müfred ve beş lugazdan meydana gelmektedir. Çeşitli kütüphanelerde yaklaşık 60 nüshası bulunan divanın otuz sekiz nüshası İstanbul kütüphanelerindedir. Sekiz nüsha üzerinden karşılaştırmalı yayını Turgut Karacan tarafından yapıldı (Sivas: 1991). *Zafernâme: II. Süleyman zamanında Avusturya seferine çağrılan Kırım Hanı Selim Giray adına yazılmıştır. 426 beyitlik mesnevi Ebüzziyâ Mehmed Tevfik (İst.: 1299, 1311), ayrıca Turgut Karacan tarafından incelemeyle birlikte (Sivas: 1991) yayımlandı. *Edhem ü Hümâ: Yarım kalmış olan bu mesnevide Belh şehrinde sakalık yapan Edhem adındaki gencin hükümdarın kızı Hümâ’ya olan aşkı anlatılır. İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde Sâbit külliyatı içinde en geniş nüshası yer alır. *Derenâme (Hâce Fesâd, Söz Ebesi): Müstehcen bir ilişkiyi konu alan 169 beyitlik mesnevidir. Mesnevi Turgut Karacan bir broşür halinde yayımlandı (Sivas: 1990). *Berbernâme: Doksan sekiz beyitlik bu müstehcen mesnevide Ali adında bir berber çırağının aldatılarak bir eğlenceye alet edilmesi anlatılır. Turgut Karacan tarafından yayımlandı (Çevren, XVII/76 [Mart-Nisan], Priştine 1990). *Amrü-Leys" adlı kırk üç beyitlik manzumesi (Sivas, 1990). Bazı kaynaklarda Sâbit’in bir hadîs-i erbaîn tercümesi ve şerhi yazıp 1120/1708'de III. Ahmed’e sunduğu da belirtilmektedir.
Hakkında Yazılan Tezler: Devrim Kalaycı Sevinç, "18. Yüzyıl Şairlerinden Sünbülzade Vehbi (Lutfiyye), Bosnalı Sabit, Enderunlu Vasıf ve Nedim'in Divan ve Mesnevilerindeki Atasözleri ve Deyimler", YLT, Dan. Prof. Dr. Süreyya A. Beyzadeoğlu, Trakya Üni. SBE Türk Dili ve Edebiyatı ABD, Edirne: 2007, 180 s.; Lejla Oener, "Bosnalı Aleaddin Sâbit Divânı'nın Tahlili", Doktora Tezi, Dan. Prof. Dr. Bayram Ali Kaya, Sakarya Üni. SBE, Sakarya: 2019, 555 s.; Gamze Aydın, "Bosnalı Sâbit Dîvânı'nın Bağlamlı Dizini ve İşlevsel Sözlüğü", Doktora Tezi, Dan. Prof. Dr. İsmail Hakkı Aksoyak, Gzi Üni. SBE Türk Dili ve Edebiyatı ABD, Ank.: 2019, 2102 s.
Yapıtları: *Derenâme ya da Hâce Fesâd ve Söz Ebesi, haz. Turgut Karacan; Cumhuriyet Üni. Sivas: 1990 *Edhem ü Hüma, haz. Turgut Karacan; ; Cumhuriyet Üni., Sivas: 1990 *Amrü'l-leys, haz. Turgut Karacan; ; Cumhuriyet Üni., Sivas: 1990 *Bosnalı Alaeddin Sâbit Divanı, haz. Turgut Karacan; Cumhuriyet Üni., Sivas: 1991 *Zafername, haz. Turgut Karacan; ; Cumhuriyet Üni., Sivas: 1991 .
Kaynaklar: Ferid Kam, "Bazı Şairlerimiz Hakkında Tahlilî İntikadî Mütâlaât: Sâbit I". Peyâm-ı Sabâh, Nu: 1119, 5 Ocak 1922, 1-2; Ferid Kam, "Bazı Şairlerimiz Hakkında Tahlilî İntikadî Mütâlaât: Sâbit II", Peyâm-ı Sabâh, Nu: 1126, 22 Ocak 1922, 1-2; Ferid Kam, "Bazı Şairlerimiz Hakkında Tahlilî İntikadî Mütâlaât: Sâbit III", Peyâm-ı Sabâh, Nu: 1138, 29 Ocak 1922, 1-2; Ferid Kam, "Bazı Şairlerimiz Hakkında Tahlilî İntikadî Mütâlaât: Sâbit IV". Peyâm-ı Sabâh, 1140, 5 Şubat 1922, 1-2; Ferid Kam, "Bazı Şairlerimiz Hakkında Tahlilî İntikadî Mütâlaât: Sâbit V". Peyâm-ı Sabâh, Nu: 1146, 11 Şubat 1922, 1-2; Abdülbaki Gölpınarlı, Divan Şiiri: XVII. Yüzyıl, Varlık, İst.: 1954; Sâbit, Derenâme (ya da) Hâce Fesâd ve Söz Ebesi (haz. Turgut Karacan), Sivas: 1990, hazırlayanın girişi; Sâbit, Divan (haz. Turgut Karacan), Sivas: 1991, hazırlayanın girişi; Sâbit, Zafername (haz. Turgut Karacan), Sivas: 1991, hazırlayanın girişi; Sâbit, Edhem ü Hüma (haz. Turgut Karacan), Sivas: 1991, hazırlayanın girişi; M. Ferid Kam, “Bazı Şairlerimiz Hakkında Tahlîlî İntikādî Mütâlaat”, Peyâm-ı Sabah, S. 1119, 1126, 1133, 1140, 1146, İst.: 1922; Ömer Faruk Akün, “Sabit”, İA, X, 10-14; Turgut Karacan, "Sâbit", TDVİA, c. 35, İst.: 2008, 349-350; Yunus Kaplan, “Sâbit’in Şiirlerinde Atasözleri, Deyimler ve Halk Söyleyişleri”, Turkısh Studies, S. 4/4, Yaz 2009, 599-635; Yunus Kaplan, “Sâbit Divanı’nda Mahallîleşme ve 17. Yüzyıl Sosyal Hayat Unsurları”, Turkısh Studies, S. 4/5, Yaz 2009, 209-248; Ali Emre Özyıldırım, "Sâbit'in Türk Edebiyatı Yeri Üzerine Bazı Sorular", Türkbilig, S. 2012/23, 1-10; Mehmet Avçin, "Bosnalı Sâbit'in Edhem ü Hümâ Mesnevisinde Sosyal Hayata Dair Unsurlar", Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, c. 8, S. 41, Aralık 2015, 90-102.

.jpg)







