Abdurrahman Adıyan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Abdurrahman Adıyan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Aralık 2017 Pazartesi

Okur Kitaplığı Şiir Kitapları

Zafer Acar - Diri

“Hamse” ile Türk şiirini yenilemeye katkı sağlayan Zafer Acar, giderek büyüyecek bir ihtişam içinde taptaze imajlar, sesler yaratıp klasik şiirimizin biçim ve muhteva açısından beklenen dirilişini gerçekleştirme imkanı sunduğu “Diri” ile görkemli şiirlerine bir yenisini daha ekledi.

Adeta manevi yükselişin anıtını dikiyor zamana, genelde tekli mısra üzerinden giderek klasik şiirimizin biçimsel karakteristiğine selam çakıyor, diğer taraftan bu mısra yapısını nitel ve nicel bakımdan hacimlendirip yalın muhtevasıyla muhatabına kolayca ulaşarak onu adeta esir alıyor ve özgürleşmesine vesile oluyor. Modernizmin yarattığı hayal kırıklığından inancın şefkatli kollarına sığınarak toplumsal ve sosyo-ontolojik eleştirilerini metropollerin harabeye dönmüş ideolojilerinden değil, insan yüreğinin yıkılmaz mabedinden yükselten şair ben, estetik üstünlük ve semantik derinliğiyle dilimize ölümsüz bir eser kazandırıyor.

Adeta kuşatma yapacak bir komutanın matematiksel hesabıyla, 1453 mısra askeriyle, yani “Diri”yle neyi amaçlıyor Zafer Acar; Zafer Acar adına gelecek yüzyılları, medeniyetimiz adına ise Batı menşeili şiiri fethederek İstanbul gibi İslamlaştırmak istiyor.

dağlar benim kardeşimdir yuppiiiiiiiiii
şuracıktaki plaza bile benden haberdardır
böyle sıska durduğuma bakma bay çınar
sen bir de adaleli geniş omuzlu boylu poslu ruhumu gör
bay çınar farkında mısın bana sataşan adamların hepsi kör
şu eşyalardan bir soyunayım şu sorunlardan şu kışı atlatayım bir
şu ağaca şarkı söyleyeyim yeşillensin çiçek açsın dağ taş
şu kuşu seveyim de tüylerinin varsın farkına
kanatlansın güzelliğinin kaynağına
şu insancıkları üstümden çıkarıp atayım
yeşil sahalara 10 numara formayla çıkayım bir
şu dünya yuvarlağına Pele gibi çakayım bir
türübünlerden gooooooooooooool diye bağırsın güzel kızlar holiganlar
maddenin filelerini deleyim bir bir

Yayın No: 39 
Dizi: Türk Edebiyatı - Şiir 
Sayfa sayısı: 119 
Baskı sayısı: 1. Basım, Ocak 2012, İstanbul 
Editör: Adil Varol 
Genel Yayın Koordinatörü: Ünsal Ünlü 
Yayın Yönetmeni: Ahmet Aslantürk
Kapak: Murat Acar
Uygulama: Fokus Ajans

Düzelti: Okur Kitaplığı 


Ümit Zeynep Kayabaş - Saati Geri Aldım

Bu kitap 2000 sonrası şiirinin önemli şairlerinden Ümit Zeynep Kayabaş’ın ikinci şiir kitabıdır. Sıkı dokuyuşlarla ince ve derin bir lirizme ulaşan şair aynı zamanda, yaşamsal algıları her an açık ve hakikatin kapılarını aralamakta ısrarcı bir poetik duruş sergiliyor.

Ey sevgili
Yağmur yağdığında
İstanbul’un ıslaklığını
Ayaklarıma dolanan yalnızlığımı
Ve ağzının kıvrımından
Denize akıttığın şiiri seviyorum

Bir damla zemzemin ağırlığında
Yeryüzü yağmurları
Islandıkça
Hacer’in sevgilisini çalıyorum
Hareketsiz kalıyor mizan

-Gökkuşağı ile bağlıyorum gözlerimi
Sevmek göğsümde ölüm esnemesi gibi

Sen yoksun şimdi
Kırık bir gölge ağırlığında
Aykırı duvarlar örüyorum boşluklara
-Beyaza boyuyorum balkonları
Karanfile ayrılıkları

Yayın No: 55 
Dizi: Türk Edebiyatı - Şiir 
Sayfa sayısı: 120 
Baskı sayısı: 1. Basım, Nisan 2012, İstanbul 
Editör: Adil Varol 
Genel Yayın Koordinatörü: Ünsal Ünlü 
Yayın Yönetmeni: Ahmet Aslantürk
Kapak: Murat Acar
Kapak Resmi: Fokus Ajans 
Uygulama: Fokus Ajans
Düzelti: Okur Kitaplığı 


Mehmet Şamil - Kırk Kanatlı Bahçe

Mehmet Şamil’in beklenen şiir kitabı Kırk Kanatlı Bahçe uzun bir aradan sonra 2. baskısıyla Okur Kitaplığı’nda.

kaçır beni vahşetinden ağlamam
inan çok âhım var sende bekleyen
yüzün giriyor pencereden
doğuda sabah
siliyor patikadan kör rüzgâr izlerimi
hangi menzilde dursam bahçesi vîran
şiir merhamet diyor şairler isyan

tüllere dokunmaz hüzün ve mâtem
inan çok canım var sende bekleyen
sözün damlıyor her heceden
doğuda öğle
öldürdü bulutların töresini sersefil
hangi rüyâyı görsem sabahı talan
kalbim cinâyet diyor manşetler yalan

daha yeni yuttum göz yağmurunu
inan çok aşkım var sende bekleyen
hüzün düşüyor iskeleden
doğuda akşam
ömrümü topARlasam bir vuslat etmiyorum
hangi âşığa sorsam cevabı hazan
leylâ ihânet diyor mecnûn imtihan

Yayın No: 56 
Dizi: Türk Edebiyatı - Şiir 
Sayfa sayısı: 128 
Baskı sayısı:1. Basım, Nisan 2012, İstanbul 
Editör: Adil Varol 
Genel Yayın Koordinatörü: Ünsal Ünlü 
Yayın Yönetmeni: Ahmet Aslantürk
Kapak: Murat Acar
Uygulama: Fokus Ajans
Düzelti: Okur Kitaplığı 


Abdurrahman Adıyan - Sündüs Döşeği

“Sündüs Döşeği” yıkımlara, acılara, kıyımlara karşı şiirden bir karşı duruş...
Birlik yurdunda esenlik arayışı…

Abdurrahman Adıyan’ın şiiri; içine kapanan, karamsar değil, güneşli günlere adanmış mısralar ile umudu vurgulayan bir şiir
İnsanın varoluş çabasında uğradığı duraklar, soluklanmalar ve sonsuza yürüyüş...

Gönül yurdunda dünyanın acısı, sevinci…
İnceden sabır ile işlenmiş şiirler toplamı “Sündüs Döşeği”

Yaşanan hadiselerin şiire incelikle taşındığı hayatın içinden şiirler
Olup bitenler karşısında susmayan bir yürek


çiçekleri bilmem kaç katman aşağılara gömüldü
bu yıl -doksanüç onsekiz temmuz- da
gelinleri duvağa duramadı
güveysiz kaldı rıdvan döşekleri
şimdi böylesi kanla sulanmayaydı
sürmeli gözlerine gayrı sevinç düşmeyeydi
şafaklarını ve akşam alacalarını
yaban dumanları bürümeyeydi
kundakları bebesiz döşekleri sündüs’süz olmayaydı
göğüs kafeslerini çatlatan
eli böğründe anaların feryatları
ne asûmana dek yükseleydi ne de sündüs’de
çakallar kurtlar çığırtkanlar uluyaydı

Yayın No: 57 
Dizi: Türk Edebiyatı - Şiir 
Sayfa sayısı: 116 
Baskı sayısı: 1. Basım, Mayıs 2012, İstanbul 
Editör: Adil Varol 
Genel Yayın Koordinatörü: Ünsal Ünlü 
Yayın Yönetmeni: Ahmet Aslantürk
Kapak: Murat Acar
Uygulama: Fokus Ajans
Düzelti: Okur Kitaplığı 


Metin Önal Mengüşoğlu - Ben Asyalı Bir Ozan

Metin Önal Mengüşoğlu'nun aranan ve beklenen kitabı "Ben Asyalı Bir Ozan"

Benim tarihim orda başlar
Hiç okşanmamış yanağında bir çocuğun
Ve yama üstüne yamalar konmuş
Babamın ceketinden bozulan pantolonun

Benim tarihimde bekçiler
Belleri yere gelmemiş ejderhalardır
Suratımda polisler, faytoncular
Coplar ve kamçılar ve aşklar vardır

Analı babalı büyümüş, yetim
Arkadaşlarım oldu çarşılarda
Kavgalarım ve yenilgilerim oldu
Ama uşaklığım dönemlerim olmadı

Yayın No: 67 
Dizi: Türk Edebiyatı - Şiir 
Sayfa sayısı: 134 
Baskı sayısı: 1. Basım, Eylül 2012, İstanbul 
Editör: Adil Varol 
Genel Yayın Koordinatörü: Ünsal Ünlü 
Yayın Yönetmeni: Ahmet Aslantürk
Kapak: Murat Acar
Uygulama: Fokus Ajans
Düzelti: Okur Kitaplığı


5 Eylül 2017 Salı

YENİ BİR YAYINEVİ: İBRİŞİM



İbrişim Yayınevi, Vanlı şair, yazar Abdurrahman Adıyan Bursa’da kurulmuş bir yayınevi. Yayınevi bugüne kadar üç şiir, iki roman, iki deneme ve bir inceleme kitabı olmak üzere toplam sekiz kitap yayınladı. 

Yayınevinin yayın hayatının uzun soluklu olması ve nitelikli yayınlara imza atması dileğiyle…

Yayınevinin yayınladığı ilk kitapları kısaca tanıtmaya çalışacağım.


Düşlerim Özgür Olsaydı / Abdurrahman Adıyan

Çocukluğum terzi çıraklığında geçti. Yarım gün okula gittim, diğer yarısında ise çalıştım. Anadolu tabiriyle “eti senin, kemiği benim” dedikleri, İsmailî bir teslimiyetle mesleğe verildim. Elime yüksüğü bağlayıp beni bir iğneye, iğneyle hayata bağladılar. Koluma takılan “altın bilezik” ondandır. İğneyle galavirik yaptım, kazayağı diktim, klapa işledim; tifo, frengi dikişleri ve puntolar yaptım. İğneyle kollar taktım ama yârin kollarına atılamadım. Diktim, düşündüm. Diktim, düşündüm… Yıllarca iki ‘d’ harfini yaşadım. İğneyle kazdığım kuyularda Yusuf’a ulaşamadım.

Hayatım boyunca idealim, dar bir kumaştan bolca bir elbise biçmek oldu. Metotların kifayetsizliği beni yorup durduysa da, yılmadım! El emeği, göz nuru iğneyle kazdığım kuyuların dehlizlerinde insanı gördüm! Tüm insanlar gibi renklerin değişikliğini yaşadım! Sanal günler, krizli aylar, buhranlı yıllar, alışageldiğimiz hatta alıştırıla geldiğimiz; o, birkaç perdelik açık seçik oyun! Figüranı bizden, hesap gayet net ve açık, dahası imf eşliğinde ritim tutmuş uygun adımlarla rap rap edip duran faylar... Depremler, depremler… Deprem sonrası enkazlar, dumanlı günde avlanmalar. Bir de enkazlar altında gökyüzünü gördüm!

Düşlerim kanat takmış, benden öteye, ötelere uçuyorlardı.
Kırgın düşlerime beyaz bayrak açtım!
Hilesiz gökyüzünde mavi seyirler diledim onlara.

Ah!.. Bir de özgür olsaydı düşlerim…

(Tanıtım Bülteninden)

Baskı Yılı: 2017
Sayfa sayısı: 112 s.
Baskı sayısı: 2. Baskı
Türü: Deneme

*** 


Üç Noktaya Adanan Sözler/ Abdurrahman Adıyan

Sevgi, yakınlığa, uzaklığa bakmaz, onun kökleri aydınlıktan filizlendiği için her dem boy verir. Aşkta yakınlık, bağımlılığı ve tutkuyu; uzaklık ise unutmayı yedeğinde tutar. Çünkü aşk bir esinti, bir dalga misali gelip geçicidir. Sevgi, en yalın hâlini bile daracık mekânda yaşarken edep çizgisini aşmaz. Aşk, alanını genişlettikçe, arzuya kayar. Sevgi; hisseder, algılar, anlar onun için sevginin gücüne inanır... Sevgi, emek verir, vefasının tezahürü olarak sadakat gösterir. Sevgi, mütevazıdır, gayretlidir, dayanışmayı, paylaşmayı bilir... Dahası; sevgi kucaklar, fedakârlıktır şiarı, güven vericidir. Sevgi, köklerine bağlıdır, özünden gürleşir; âdeta özgürlük çınarıdır. Aşk ise tek kişiliktir, bireyseldir. Yalnızlığı sever, felsefesinin ilk basamağı kıskançlıktır. Sevgi elle tutulur, gözle görülür derecede somuttur; aşk ise görünmezdir, fludur, soyuttur. Sevgi ruha biçilen bir atlas libas, aşk ise azap gömleğidir. Sevgiyle gelir dünyaya insan, aşkla değil. Sevgi, üretim; aşk, tüketimdir.

(Tanıtım Bülteninden)

Baskı Yılı: 2017            
Sayfa sayısı: 112
Baskı sayısı: 1. Baskı
Türü: Deneme

*** 


Dem Meclisi - Aşık Celali İle Aşık Çağlari’nin Atışmaları/ Abdurrahman Adıyan

Dem Meclisi, şair-yazar Abdurrahman Adıyan’ın ‘Âşıklık Geleneği’ne dair türkü kayıtlarından oluşuyor. Dem Meclisi, bu geleneğin Van’da son temsilcileri olan Âşık Celâlî ve Âşık Çağlarî’nin Halk şiiri dağarcığından icra ettikleri ve gerçekleştikleri saz ve söz ziyafetinden tarihe kayıt düşen bir şiir toplamını teşkil ediyor.
Dem Meclisi, inceleme-derleme özelliği ile unutulmaya yüz tutmuş bir geleneğin gelecek nesillere aktarımı düşüncesiyle, edebiyat tarihi bağlamında kalıcılık niteliği olan tutkulu bir çalışma aynı zamanda. Dem Meclisi’yle Halk şiirine tutkuyla bağlanan Adıyan’ın, saz ustalarının doğaçlama ifade ettiği ‘şiir sözleri’ni zamana direnerek kayıt altına aldığına tanıklık edeceksiniz.
Bir adanmışlığın kitabı Dem Meclisi, kadîm dostluklardan, aşktan, sevdadan, merhametten bahseden bu kitabıyla Adıyan, kültürümüzün önemli bir durağı ve mihenk taşı olan Halk şiiri birikimine yeni taş eklemekle birlikte, ortaya değeri erbabınca bilinen nadirattan bir eser de koyuyor.
Her bir şeyin sahtesinin çıktığı bir zaman diliminde Dem Meclisi, Âşıklar Kahvesi’nden mülhem derdinize dert ortağı olacak, sevda ile yaralı yüreğinize bir yeğinlik katacaktır.

(Tanıtım Bülteninden)

Baskı Yılı: 2017
Sayfa sayısı: 232
Baskı sayısı: 1. Baskı
Türü: İnceleme

*** 


On Beş No'lu Sınır Taşı / Abdurrahman Adıyan

“o gecenin tanıklığı düştü payıma yıkın beni kırın beni parçalayın atın demiri göğe fırlatın kum ve kilimi katın toprağa sürün bu diyarlardan tanıklık eziyor beni dilsiz ağızsızım dertlerine dermansızım ben, on beş no’lu sınır taşıyım bu hudutta bilsem de bir şeyler kayıt dışı bu hususta lâkin vicdanda tutulsun bunun muhasebesi ben, on beş no’lu sınır taşıyım bu hudutta.” ‘Roboskê şairi…’, ‘İmge gerillası…’ Abdurrahman Adıyan’ı tanımam, bilmem. Ama mademki şairdir, mademki Roboskê’nin şiirini yazmıştır, mademki bambaşka bir ‘sınırı ihlal’ etmiştir, o hâlde ellerine sağlıktır. O şiirlerin yazımının teşebbüs aşamasında bile başına gelenler, asıl sorunun cevabı olarak kayıtlara geçecektir.”
-Demiray Oral-

“Roboskê Katliamı parçalanmış bir vatana inanmak istemeyen kardeş çocuklarına, ciddiye alınması gerekene ciddiyetle yaklaşmaları için verilmiş ölümcül bir ikazdır. Allah’tan, şehidlere rahmet, mağdurlara sabır, coğrafyamıza barış, yöneticilere merhamet, feraset ve adalet, şairlere yürek rikkati… Teşekkürler Adıyan.“
-Ahmet Faruk Ünsal-

“Bu kitap, zulme ve katliama dönük bütün bombalara karşı şiirle yapılmış bir duruştur. -Cevat Akkanat- Bir telefonla başladı bu kitabın hazin hikâyesi. Titrek sesiyle anlatıyordu hissettiği acıyı. Bu coğrafyaya en az bir asırdır edilen zulme karşı, isyandı niyeti… ‘İmge gerillası’ Adıyan, tüm zorluklara rağmen ‘On Beş No’lu Sınır Taşı’na dönüştürdü meramını. Roboskê’nin gönüldaşı oldu.”
-Ferhat Encu-

“Otuz dört gencin hayatını kaybettiği Roboskê faciası hiçbir zaman unutulmayacak. Ailelerinde, köylerinde ve toplumda açılan yara hiçbir zaman tam olarak iyileşmeyecek.”
-Fréderike Geerdink-

“Katır sırtında taşınan ölüler / unutursam kalbim kurusun... Kürt olmanın dayanılmaz ağırlığı bir gece Roboskê’de bomba olup üstünüze yağar, otuz dört canla ülkenizi bölmüş bir sınırda can verirsiniz. Kimseler duymaz. Herkes sağır, herkes kör, herkes dilsiz... Ama şairin sözü bulur sizi, kulak verin ona.”
-İbrahim Halil Baran-

“İnsanî sorunlara Kürt veya Türk gözü yerine kalp gözüyle bakıldığı vakit, ancak o zaman dünya barış yurduna dönecektir. Abdurrahman Adıyan bence ‘On Beş No’lu Sınır Taşı’yla, insan elinin çektiği bütün sınırlara ‘hayır’ diyen erdemli bir çığır açmıştır.”
-Metin Önal Mengüşoğlu-

“Yürü bir çığ gibi, yürü bir sel gibi, yürü Ernesto Che Guavara gibi, Şamil Basayev gibi, Hz. Hamza gibi. İnsanın unutmakta olduğu insanlığını anımsatmak için yürü.”
-Osman Aktaş-

“Yıllar önce Ahmed Arif’e “33 Kurşun” şiirini yazdıran apaçık mezalim, yıllar sonra Roboskê’de arsızca çıktı karşımıza ve Abdurrahman Adıyan’a “15 No’lu Sınır Taşı” şiirini yazdırdı. Taşı vicdanla konuşturuyor şair: “sürün bu diyarlardan tanıklık eziyor beni”. Mezalimin yanında duranlara, susanlara, kaçanlara vicdanı hatırlatıyor. Alnını “15 No’lu Sınır Taşı”na yaslayan şiir-şair yüzünü yıkıyor ve öyle çıkıyor hayata. “Roboskê’yi unutmadım, unutmayalım” diyor.”
-Osman Baydemir-

“Sanatçı, içinde yaşadığı topluma karşı ‘hakkın şahitliğini’ yapma sorumluluğundadır. Abdurrahman Adıyan, ‘On Beş No’lu Sınır Taşı’ kitabı ile bu şahitliği yerine getirmiş bulunmaktadır.”
-Reha Ruhavioğlu-

“Gelecek kuşakların üstüne düşen, On Beş No’lu Sınır Taşı’nın yerine bir anıt dikmek olacaktır; üzerinde anaların feryatları ve Adıyan’ın dizeleri olan bir anıt.”
-Ümit Aktaş-

“Şair ‘On Beş No’lu Sınır Taşı’ adıyla yayımladığı bu eşsiz eserinde vicdanımızın, imanımızın ve dahi insanlığımızın haykıran bir sesi olmayı başarıyor.“
-Yunus Emre Altuntaş-

(Tanıtım Bülteninden)

Baskı Yılı: 2017 
Sayfa sayısı: 240
Baskı sayısı: 1. Baskı
Türü: Şiir

*** 


Yedi Harf Yalnızlığı     / Abdurrahman Adıyan   

‘Ark’larda yüzdüler beni
Göllere daldım
“Deniz vurgununun yâresi”

Okyanuslardan geliyorum
Yüreğim canhıraş kulaçlar yüklü
Börtü böcek
Yopal karınca
Kum taneleri
İnsan müsveddeleri
Vardılar mı ki farkıma
-Hadi sen hac yoluna
Ben yedi harf yalnızlığıma

Zamanı aralıyorum
Üçler, yediler, kırklar
Yitiklerimi yetik kılsınlar.
    
(Tanıtım Bülteninden)

Baskı Yılı: 2017
Sayfa sayısı: 96
Baskı sayısı: 2. Baskı   
Türü: Şiir

*** 


Zagros Çığlığı / Müştehir Karakaya

Vanlı şair, yazar Müştehir Karakaya’dan tarihi bir roman.

Zagros Çığlığı, Zerdüş kültürünün ana prensipleri etrafında örgülenmiş lirik anlatımlı bir romandır. Karanlıkla ışığın savaşında her yeri aydınlatan ışığın, ateşle aşkla konuşması romanın kurgusunu oluşturur. Krallar, tanrılar, kâhinler ve bilge insanlar, kimi zamanda varlığın bizzat kendisi ateşi kutsar. O olmadan varlığın kendisi de anlamsızdır. Ateş kutsaldır. Ve kutsal olan ateş taliplileri için bir cennettir. Cehennem, ateşin kıvılcımlarından akan bir şelaledir. Arınmanın, sevinç ve üzüntünün arkadaşı olan büyük ve kutsal dağ Zagros, ateşin ve “ah”ların bir yılan gibi kıvrılan Dicle’ye aktığına şahit olmuştur. Zagros’un belleği büyük acılarla dolmuştu. “İçinde kin saklayan insanların kan ve irinden beslendiklerini o da biliyor!”

Romanda çığlık çığlık aşağı yuvarlanan feryatlar arasından, insan olmanın ateşten macerası anlatılmıştır. “Nefret silahını kuşananlara erdem ve namus elbisesi nasıl giydirilir?”, “Dua eden, hem gün hem gecenin sesini duyan bilgedir.” Lirik bir anlatım ve yer yer insanı sarsan aforizmik ifadelerle “Zagros Çığlığı”; insanı tefekküre, sorgulamaya ve Zerdüş’tün büyük ateşi üzerinde düşünmeye sevk etmektedir.

(Tanıtım Bülteninden)

Baskı Yılı: 2017
Sayfa sayısı: 104
Baskı sayısı: 1. Baskı   
Türü: Roman

*** 

Suda Yanan Ayetler /Behçet Gülenay

Daha ilk günlerden top gülleleri ve taramalı tüfeklerle hiç acımdan çevreyi tarıyor, her tarafı kasıp kavuruyorlardı.  Çocuklar çığlık çığlığa uykudan uyanıyordu gizlendikleri mağaralarda. Disiplinle örgütlenmiş, çağ teknolojisinin son ürünü silahlarına sahip, donanımlı bir ordu tarafından kuşatılmıştı Garzan Vadisi. Kuşatılmışlık içindeki her köy, dağın her kıvrımı yangın yeriydi. İnsanlığı utandıran bir ölüm çağıydı. Elleri, tarihin dipnotlarındaki ayetleri yok etmek için ateşi ve alevi olağanüstü bir şekilde yönetiyordu. Askerin silahından nisan yağmurları gibi kovanlar etrafa saçılıyor, vadideki sis, namluların ucundan çıkan dumanla birleşerek Beleki mıntıkası üzerinde kapkara bulutlar oluşturuyordu. Çeperleri kurt sürülerinin hücumuna açık, ağıllara kapatılmış koyun sürüleri gibi akıbetlerini bekliyorlardı.
Bakmaya doyamadığı Teter’in gözlerine kilitlendi, o iri, kendinden sürmeli ela gözleri. Belki de kaybolduğu gözlerine son defa böylesine bakacaktı. Sadece Teter’in duyacağı Meryemî bir takvayla;
“Ben hüznümü ve kederimi ancak Allah’a arz ederim.”
Teter, ergenlikten yeni çıkan bir delikanlı gibi utanıp gözlerini yere indirirken, aynı ses tonuyla;
Ben de sana olan sevgimi Allah’a arz ediyorum.” dedi.
Reyşan bütün vakarlığıyla:
“Tasalanma Teter! İnsanın yolu iki şeye, aşka ve ölüme muhakkak düşer…”

(Tanıtım Bülteninden)                        

Baskı Yılı: 2017
Sayfa sayısı: 160
Baskı sayısı: 1. Baskı   
Türü: Roman

*** 


Süveyla / Mustafa Işık

En çok put kırığı hangimizin Baltasında bilemezdik süveyla Her gün gözlerimize sürmek için Kanayan gömlekler arardık Bir gün gidersen buralardan İçime kuşların çığlığı batar süveyla Rüzgârdan nefeslik soluğumla Kendimi ölü sayarım bu diyarda Ey! zinêler, züleyhalar, leylâlar Söyleyin, hanginiz layıksınız Süveyla olmaya Süveyla, Kadîm iklimlerin solgun lâlesi Deli yanıyla isyana çağıran çocuk.

(Tanıtım Bülteninden)                        

Baskı Yılı: 2017
Sayfa sayısı: 112
Baskı sayısı: 1. Baskı   
Türü: Şiir            


7 Temmuz 2017 Cuma

Abdurrahman Adıyan'ın Dem Meclisi (Ȃşık Celâlî ile Ȃşık Çağlarî’nin Atışmaları) İbrişim Kitap etiketiyle yayınlandı.


Abdurrahman Adıyan, Dem Meclisi (Ȃşık Celâlî ile Ȃşık Çağlarî’nin Atışmaları), (2017, İbrişim Kitap, Bursa, 232 s.

“Dem Meclisi” Bir Âşıklık Geleneği kitabı…

Dem Meclisi (Ȃşık Celâlî ile Ȃşık Çağlarî’nin Atışmaları), Âşıklar Kahvesinde, kadîm bir geleneğin izini sürerek, Ȃşıkların hiçbir ön hazırlık yapmadan, tamamen doğaçlama yaptıkları atışma ve karşılaşmalarının toplamından oluşan bir kültür çalışmasıdır. Yazar, Abdurrahman Adıyan, Dem Meclisi’ni, masa başında değil, tamamen sahada, yerinde 6 yıl gibi uzun bir süre emek harcayarak vücuda getirdi. Doğal ve otantik halinde araştırdı, derledi. Dem Meclisi, özgün, samimi, nadide bir eser olarak okurla buluşuyor.

Dem Meclisi, şair-yazar Abdurrahman Adıyan’ın ‘Âşıklık Geleneği’ne dair doğaçlama atışma ve karşılaşmaların yapıldığı kayıtlarından oluşuyor. Dem Meclisi, bu geleneğin Van’da son temsilcileri olan Âşık Celâlî ve Âşık Çağlarî’nin Halk şiiri dağarcığından icra ettikleri ve gerçekleştikleri saz ve söz ziyafetinden tarihe kayıt düşen bir şiir toplamını teşkil ediyor.

Dem Meclisi, inceleme-derleme özelliği ile unutulmaya yüz tutmuş bir geleneğin gelecek nesillere aktarımı düşüncesiyle, edebiyat tarihi bağlamında kalıcılık niteliği olan tutkulu bir çalışma aynı zamanda. Dem Meclisi’yle Halk şiirine tutkuyla bağlanan Adıyan’ın, saz ustalarının doğaçlama ifade ettiği ‘şiir sözleri’ni zamana direnerek kayıt altına aldığına tanıklık edeceksiniz.

Bir adanmışlığın kitabı Dem Meclisi, kadîm dostluklardan, aşktan, sevdadan, merhametten bahseden bu kitabıyla Adıyan, kültürümüzün önemli bir durağı ve mihenk taşı olan Halk şiiri birikimine yeni taş eklemekle birlikte, ortaya değeri erbabınca bilinen nadirattan bir eser de koyuyor.

Her bir şeyin sahtesinin çıktığı bir zaman diliminde Dem Meclisi, Âşıklar Kahvesi’nden mülhem derdinize dert ortağı olacak, sevda ile yaralı yüreğinize bir yeğinlik katacaktır.


Dem Meclisi, Abdurrahman Adıyan’ın akıcı diliyle geçmiş kadîm bir geleneğin izinde iz sürerek vücuda getirdiği son kitabıdır. Eser, İbrişim Kitap etiketiyle Temmuz ayı itibariyle okurlarıyla buluşuyor.