Abdülkadir Paksoy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Abdülkadir Paksoy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2016 Cuma

ABDÜLKADİR PAKSOY

(10 Mayıs 1954, Darende / Malatya - )


       Çiftçilik yapan, işçi ve çerçi olarak çalışan Mustafa Hilmi Paksoy ile ev hanımı Zeynep Hanım’ın oğlu olan Paksoy ilkokula Darende Sayfiye İlkokulu’nda başladı, Adana Sakarya İlkokulu’nda 1966 yılında, Adana Yavuzlar Ortaokulu’nda başladığı ortaöğrenimini ise Darende Ortaokulu’nda 1969 yılında ve Malatya Turan Emeksiz Lisesi’nde başladığı lise öğrenimini, Osmaniye Lisesi’nde 1973 yılında tamamladı. 1974 yılında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilimler Bölümü’ne girdi. Burada okurken TSİP (Türkiye Sosyalist İşçi Partisi)’ne üye oldu. Okulda, partinin gençlik örgütü SGB (Sosyalist Gençlik Birliği)’nin sözcülüğünü yaptı. Enstitünün ikinci sınıfında iken okul, kendisinin de içinde olduğu uzun bir boykota girince partinin Anadolu örgütlenmesinde görev aldı. 1976 yılında TSİP Aydın il sekreterliği görevini sürdürürken "Komünizm propagandası" suçlamasıyla tutuklanarak bir süre Aydın Cezaevi’nde hapis yattı. Bu süreçte okuldan atıldı. Danıştay kararıyla döndüğü Gazi Eğitim Enstitüsünü 1979’da bitirmesinin ardından Eskişehir Anadolu Üniversitesi Tarih Bölümünde lisans eğitimi gördü.1979 yılında İzmit’te öğretmenlik görevine başladı. 1983 yılında İstanbul’a atandı (Halkalı –Taştepe Ortaokulu). Öğretmenliğinin yanı sıra bir süre İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne devam etti. Doğuda bir köy okulu (Iğdır – Taşburun)  öğretmenliğine atanınca hukuk öğrenimini bıraktı. Yurdun çeşitli yerlerinde öğretmenlik yaptıktan sonra Ankara’ya yerleşti. 2OO2 yılında Ankara Çankaya Lisesi tarih öğretmenliğinden emekli oldu. İlk şiir kitabı Yeditepe Yayınları arasında çıktı (1984).
       1987 yılında bir grup genç ozanla birlikte Yeni Şiir dergisini çıkardı. 16 sayı yayımlanan bu dergiyi kapatarak ürünlerini 1990 yılında Ümit Sarıaslan’la birlikte çıkardıkları Anadolu Ekini dergisinde yayımlamaya başladı. Anadolu Ekini, Ocak 2001’e dek aralıklarla 40 sayı yayımlandı. Ankara’da yaşıyor. TYS (Türkiye Yazarlar Sendikası), PEN (Uluslararası Yazarlar Derneği) Türkiye Merkezi ve TİHAK (Türkiye İnsan Hakları Kurumu) üyesidir.
       2005 yılı sonunda tek başına çıkarmaya başladığı ve “nitelikli ürün ve para sağladıkça” yayımladığı Tan Edebiyat dergisini ise ancak 6 sayı yayımlayabildi. , 2009 yılından beri özellikle çağdaş Fransız şairlerinden yaptığı şiir çevirilerini sürdürüyor. 2001 yılında değerli besteci Nevit Kodallı Hacı Bektaş Destanı'nı oratoryo olarak bestelemeye başlamıştır. Yarım kalan bu çalışmayı daha sonra yeniden bestelemek üzere Ekrem Ataer üstlenmiştir.
       İlk şiirleri 1977 yılında Gerçek gazetesinde yayımlandı.
Ödülleri: “Usulca” adlı kitabıyla 1992 Kıyı Dergisi Nabi Üçüncüoğlu Şiir Ödülü’nü, “İki Bulut Yardan Aşağı” adlı kitabıyla 1999 Kocaeli Üniversitesi Akademik Şiir Ödülü’nü, “Baban mı lan bu?”  anlatısı ile 2006 Zihni Anadol Anı Anlatı Ödülü’nü, “Ejderha Manzumesi” adlı şiiriyle 2015 Bin Çiçekli Bahçe / Yaşar Kemal Şiir Ödülü’nü aldı. “Öte-Beri” adlı dosyasıyla 2000 Behçet Aysan Şiir Ödülü’nde  övgüye değer bulundu.
Yapıtları:
Şiir Kitapları:
& Ayrılığın ve Ölümün Dışında (1984, Yeditepe Yayınları, İst.)
& Güneş Batarken (1986, Ayko Yayınları, Ank.)
& Yenigün Aryası (1988, Yeni Şiir)
& Şiirler (1989,
& Hacı Bektaş Destanı (1992, Anadolu Ekini Yayını, Ank.)
& Usulca (1992, Anadolu Ekini Yayını, Ank.)
& Kadir Bey Tarihi (1994, Prospero Yayınları, Ank.)
& Yaralı Temmuz - Sivas Kıyımı (1994, Ardıç Yayınları, Ank.)
& Başak ve Asma – Ankara Güzellemesi (Ümit Sarıaslan ile; 1996, E Yayınları, İst., 79 s.)
& İki Bulut Yardan Aşağı (1998, Kendi Yayını, Ank.)
& Öte – Beri (2000, Anadolu Ekini Yayını, Ank.)
& Tetik ve Kalem (2005, Etikus Yayınları, İst.)
& Tan Ağrısı, (2005, Tan Edebiyat, Ank.)
& İnsana İnan (Seçilmiş Şiirler, 1977-2007) (2008, Tan Edebiyat, Ank.)
& Ankara Aydınlığı (2008, Tan Edebiyat, Ank.)
& Tut Elinden Sabahın (2011, Tan Edebiyat, Ank.)
& Şiirin Kıyılarında (2013, Tan Edebiyat, Ank.)
& Complainte Amoureuse (Acı Türküsü Seven Kadının, (Fransızca-Türkçe şiir seçkisi) (2014, Tan Edebiyat, Ank.)
& Gelirse Beklediğimi Söyleyin (2015, Tan Edebiyat, Ank.)
& Bozkır Gemisi -Ankara Şiirleri (2016, Tan Edebiyat, Ank.)
       Diğer Kitapları:
& Pireotu (Yazılar, 1996, Karşı Yayınları, Ank.)
& Tarihin Talihsizliği (Tarih Öğretimi ve Öneriler) (1997, Ürün Yayınları, Ank. 192 s.)
& Ankara’nın Cumhuriyet Öncesi ve Cumhuriyet Dönemi Eğitimi (Ortak kitap, "Cumhuriyet Dönemi Eğitimi’nin Genel Nitelikleri" bölümü; Ankara Valiliği Milli Eğitim  Müdürlüğü Yayını, Ank.)
& Dizelerden Denizlere (Şiir duyumsama çalışmaları) (1999, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ank.)
& Anadolu Anadolu (Gezi yazıları, Ümit Sarıaslan ile birlikte; 2001, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ank.)
& Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi (İlköğretim 8. sınıf ders kitabı; 2002, Okyay Yayınları, Ank.)

& Ulus Devlet ve Tarih Eğitimi (2009, Öğretmen Dünyası Yayınları)

11 Mayıs 2014 Pazar

HAYATTA BENİ EN ÇOK ANAM SEVDİ / ABDÜLKADİR PAKSOY


Bilemem ben Can Baba’nın dediği gibi
Hayatta en çok kimi sevdiğimi
Ama bilirim adım gibi
Hayatta beni en çok kimin sevdiğini

Yedi sekiz yaşında ya vardım ya yoktum
Ama bugün gibi anımsıyorum
Yine babamla kavga etmişti anam
Kapıyı çekip çıkmıştı
Ben de ardından..

Böyle zamanlarda anam
Irmak kıyısına, bizim Tohma’ya gider
Bir ağacın altına oturur
Ağlar ağlar, sonra dönerdi eve
Ben de ardından..

Ama o gün yanılmıştım
Oturmadı bir ağacın altına anam
Ağlamadı da
Yürüyüp girdi ırmağa
Ben durur muyum
Ben de ardından..

Yarı beline kadar girmişti ırmağa anam
Benimse omzumdan aşıyordu sular
Irmağın ortasında Azrail’in korosu
Anamı kandırmak için
Ölümü öven bir şarkıya başlamıştı..

Anacığım nasılsa durdu
Bir bana baktı bir ırmağa
Bir bana baktı bir ırmağa
Sonra ansızın geri dönüp elimi tuttu
Birlikte çıktık ırmaktan..

Anam elimi tutunca
Bugün gibi anımsıyorum
Susmuştu Azrail’in korosu
Onun yerine
Hâlâ ezgisi kulağımda
Su perileri kıyıda
Yaşamı kutsayan bir türküye başlamıştı..

İşte o gün anladım
Hayatta beni en çok anamın sevdiğini
Çünkü o bırakıp ölümün sıcak elini
Benim üşüyen elimi tutmuştu..

Diyorlar ki benim için şimdi
Takmıyor Azrail’i
En derin yerine giriyor ırmakların
Ben de diyorum ki onlara
N’olur yadsımayın beni
Yok artık ardından gideceğim kadın
Hayatta beni en çok anam sevdi..


AbdÜlkadir Paksoy