Rahmi Emeç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rahmi Emeç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2014 Pazartesi

MASALLAR MEKTUPLAR VE KUŞLAR - RAHMİ EMEÇ

     

       Sevgili şairlerimden güzel insan Rahmi Emeç'in dört şiir kitabına bir öykü kitabı eklendi 2014 yılının ilk aylarında Noktürn Yayınları tarafından. Kitabın bir an önce bitmemesi için üç günde bir öykü okuyorum kitabın içinden. "Zamanın bizi hırpalayan öyküleri içinde" adlı öyküsüyle dolaşıyorum kaç gündür.
       "Senden sonra ben hep, telden tele mendil ve el sallamaların yolculuklarına çıkacaktım."
       "Sonra yağmurlar ve yağmurlarla yıkıyorum ne kadar kanayan yerim varsa..."
       "Masallar Mektuplar ve Kuşlar" kitabı içinde sizde kendinize yazılmış bir öykü, bir masal ya da bir mektup bulacaksınızdır umarım.
       Kitap, başka bir şair, şiir dostu ve yayıncı Harun Atak tarafından Noktürn Yayınları etiketiyle okurunu ve okurun ilgisini bekliyor.

*Masallar Mektuplar ve Kuşlar, Rahmi Emeç, 2014, Noktürn Yayınları, İst., 80 s.

ESKİDEN ŞEHİR / RAHMİ EMEÇ


                              -Arkadaşlığı için, Haydar Ergülen’e-

her eskiden bir şehir çıkar
çıkardıkça eskinin geçmişi uzar
gelecek kısalır ve hep geriye bakarız durmadan
durmadan siyah kırmızı hâl içinde suretimiz
oysa siyah beyaz değil miydi eskiden eskiler
fotoğrafların duruşu değişti zamanla
eskiden eskinin rağbeti yoktu, şimdi var

gelecek bakılası değil çok kısalmış
eskiden bir şehrimiz var işte ona dönülür
yaş ilerler şehre dönülür, nüfus yoğunluğumuz arkadaş
bir şehir dört şeydir nüfus kütüğünde:
çocukluk, anne, arkadaş ve ölüm
gövdesindeki nehir de ona bakarak akar
tarar seyrelen saçlarımızı takvime

şehrin yoksa yalnızsın, üşümek ondan
sinemalar, haşhaşlı ekmek, bir yudum salep
trenler, ille de trenler ısınmak için
yolculuk: çocukluktur, annedir, arkadaştır, ölüm…


“Bakışsız Gece” adlı kitabından
Rahmi Emeç

17 Şubat 2013 Pazar

Aşk Bir Soruyu Büyütmektir Hayatımızda / Rahmi Emeç



infazdan önceydi, dağıtılırken
urgan çekilen meydanlara boynunun ölçüsü
kimliğine uyan bir kapıyı çaldı kente girerken
- sevgilisiydi, uğradığı yalnızlık resimlerinde
kumral saçlarını tarardı ve
durmadan alnını kurulardı,
gecenin önünde bir işçi kadın -

infazdan önceydi, çağrılıp
yüzüne inmeden gecikmiş seher aydınlığı
dedi ki; ‘işte geldim, sarıl boynuma’
- sevgilisiydi, gençliğine ayrılıklar işleyip
birini gizler gibi bakan gözlerinden
akıtırdı içinin deli ırmaklarını
sonuna kadar onu duyuracak sözleriyle -

infazdan önceydi, konuşuldu;
- ey yolcu, aşkı nasıl tanımlarsınız hayatınızda?
- aşk, aynı ipte, bir soruyu büyütmektir hayatımızda


“Ertelenmiş Düşler Kitabı” adlı kitabından

Rahmi Emeç

20 Ocak 2013 Pazar

ANNEM, HER CUMARTESİ / RAHMİ EMEÇ



ANNEM, HER CUMARTESİ

Her cumartesi, her cumartesi
hayata açılan bir kapıydı annem
Eşikte, ona kavuşmanın ılık mevsimine ulaştığımda
ayrılığa derlenmiş, bir öpücük havalanırdı dudaklarımdan.

Çocuk gülüşlerin doldurduğu sokaktan geçerdim
Kerpiçten evin yoksul serinliğinde,
yer sofrasında biriken gölgeler olurduk.
Kasımpatı, güzle irkilmiş yüzümün tanığı
annem, ağrıyan her şeyin çaresiydi.

O vakitler,
annemin eli olmak isterdim dert görmesin diye,
Eylül’e rehin kalmış,
çocukluğumu esirgediğinde.

Duruldum, bir şeyi çok sonra anlamanın kederiyle
Anneleri ölünce büyürmüş çocuklar
haylazlık bitermiş, şehrin ayaklarına kapanırmış insan.
Çocuktum işte, annem ölünce büyüdüm
‘Oğlum’ diyen bir ses yitince,
Hıştınmadan geçtim kapanan gözlerini.

Her cumartesi, her cumartesi
hayata açılan bir kapıydı annem

Şimdi, Cumartesi’nin beşiğinde sallanan
bir yalnızlık nöbeti yüzüm
Ölümle yaşam arasında.


Rahmi Emeç
“Kırık Zihinler Sahafı” adlı kitabından

 
 

6 Kasım 2010 Cumartesi

RAHMİ EMEÇ




(6 Kasım 1959, Eskişehir - )


   Türk gazeteci ve şair. Fatma Hanım ile Hüsmen Emeç’in oğlu. Eskişehir Ticaret Lisesi'nde okudu. Çeşitli işlerde çalıştı. Eskişehir’deki yerel gazeteler; İstikbal, Sakarya, İki Eylül, Eskişehir 2000’de çalıştı. Milliyet Haber Ajansı ve Hürriyet Haber Ajansı Eskişehir bürolarında uzun yıllar görev yaptı. Gerçek Dergisi, Emek Gazetesi ve Evrensel Gazetesi’nin Eskişehir temsilcisi olarak görev yaptı. Çağdaş Gazeteciler Derneği ÇGD Eskişehir Şubesi’nin 2002-2006 yıllarında şube başkanı görevini yürüttü. 1999 yılında gazetecilikten emekli oldu. Eskişehir’de Sonhaber Gazetesi Yayın Danışmanı olarak çalıştı.
       Rahmi Emeç halen Eskişehir Tepebaşı Belediyesi 'nde çalışıyor. Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) Eskişehir temsilcisi. Evli, Umut ve Gökçe adında iki çocuğu var. Eskişehir’de yaşıyor.
      Edebiyata öykü ile başladı, sonraki yıllarda şiire yöneldi. İlk öyküsü, Eskişehir'de çıkan Anadolu'da Sanat Dergisi’nde çıktı. Şiire 70’li yılların sonlarında başladı. Eskişehir'de Haydar Ergülen, Erol Büyükmeriç, Olcay Özmen ve Medine Sivri ile birlikte Yazılıkaya Şiir Yaprağı'nı (Ocak 2006- ) çıkardı.
       Şiirleri, öyküleri, yazıları ve söyleşileri Akatalpa, Akköy, Çağdaş Türk Dili, Damar, Dönemeç, Edebiyat’81, Eliz Edebiyat, Evrensel Kültür, Güzel Yazılar, Kıyı, Kurşun Kalem, Lacivert, Onaltıkırkbeş, Özgür Edebiyat, Sincan İstasyonu, Şiir Ülkesi, Varlık, Yarın, Yasakmeyve, Yazılıkaya, Yelkovan vb. gibi dergilerde yayımlandı.
Ödülleri: 1984 yılında Yeni Türkü Şiir Ödülü’nde övgüye değer bulundu. 1990 yılında Petrol İş Sendikası Şiir İkincilik Ödülü’nü, 1992 yılında Petrol İş Sendikası Şiir Jüri Özel Ödülü’nü, 1994 yılında Ali Rıza Ertan Şiir Başarı Ödülü’nü ve Sabri Altınel Şiir İkincilik Ödülü’nü, 2012 yılında Eskişehir Halkevleri Kültür- Sanat Ödülü’nü aldı.
Yapıtları:
Şiir Kitapları:
& Sevgiyi Dağlara Salacağım (1991)
& Ertelenmiş Düşler Kitabı (2005)
& Kırık Zihinler Sahafı (2011, Alter Yayıncılık, 78 s.)
& Bakışsız Gece (2013, Komşu Yayınları: 155, Yasakmeyve Şiir Dizisi: 106, İst., 48 s.)
       Öykü Kitapları:
& Masallar, Mektuplar ve Kuşlar (2014, Noktürn Yayınları, İst., 80 s.)
       Anlatı Kitapları:
& İçkonuşmalar (2015)

AHMET AĞBİ

ahmet ağbi, işe rakı karışınca uyuyor yollar, sohbetler
bir mektup, hasretlik sözler,
yanında promosyonu yalvar yakar
sesimiz de uzuyor ne olacak bu hâlimiz diye başlayıp
uzayan zafer günlerimiz git git yaklaşmıyor

ne zaman yeneceğiz,
ne zaman göğe duracak başımız bilmem…
ahmet ağbi, zaman kavramı silinen bir resim gibi buğulu camlarda
yaptığımız resimler gözyaşına bata çıka hayatın albümünde.

içelim Ahmet ağbi,
hayat bize gülmedi,
Yılmaz Güney’in filmleri gibiyiz…
işimize rakı karışsın, madem zafer şarkımız yok,
ıslığımız var yine de…
bir mızıka sesi, saçak altlarına çekilen yalnızlığımıza apolet …

ah yıkılsın omuzların yıldızı,
üniformalı bakış, postalın sesi,
yine de sen kesme sakalını,
iki karış önce yürü benden, ağbisin ya…
ah uzayacaksa sohbetler rakının gölgesinde uzasın…


“Bakışsız Gece” adlı kitabından

AŞK BİR SORUYU BÜYÜTMEKTİR HAYATIMIZDA

infazdan önceydi, dağıtılırken
urgan çekilen meydanlara boynunun ölçüsü
kimliğine uyan bir kapıyı çaldı kente girerken
- sevgilisiydi, uğradığı yalnızlık resimlerinde
kumral saçlarını tarardı ve
durmadan alnını kurulardı,
gecenin önünde bir işçi kadın -

infazdan önceydi, çağrılıp
yüzüne inmeden gecikmiş seher aydınlığı
dedi ki; ‘işte geldim, sarıl boynuma’
- sevgilisiydi, gençliğine ayrılıklar işleyip
birini gizler gibi bakan gözlerinden
akıtırdı içinin deli ırmaklarını
sonuna kadar onu duyuracak sözleriyle -

infazdan önceydi, konuşuldu;
- ey yolcu, aşkı nasıl tanımlarsınız hayatınızda?
- aşk, aynı ipte, bir soruyu büyütmektir hayatımızda

“Ertelenmiş Düşler Kitabı” adlı kitabından