Erzincan Doğumlular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erzincan Doğumlular etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2025 Çarşamba

KADER KÖMÜRCÜ

 



(2003, Erzincan - )

 

Gazi Üni. Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü son sınıf öğrencisi. Üçüncü Yeni dergisinde bir süre editörlük yaptı.

Daha bir lise öğrencisi iken yazdığı hikâyelerle dikkatleri üzerinde topladı. Şiirleri, öyküleri ve denemeleri; Geçerken, Söğüt, Üçüncü Yeni gibi dergilerde yayımlandı.

Yapıtları: Öykü: *Galata'da Bir Dilenci Erzurum'da Bir Dağ, İst.: Ötüken, 2025

Kaynaklar: Galata'da Bir Dilenci Erzurum'da Bir Dağ, İst.: Ötüken, 2025

*3 Eylül 2025 tarihinde yayımlandı.

Yayına Hazırlayan: Şükrü Kırkağaç

26 Mart 2020 Perşembe

MUSTAFA KUTLU


(6 Mart 1947, Kuruçay, Ilıç /Erzincan - )

Yazar. Sulhiye Hanım ile nahiye müdürü Nurettin Kutlu’nun oğlu. Çocukluğu babasının nahiye müdürlüğü yaptığı Erzincan köylerinde geçti. Babası 1953 yılında emekliye ayrılınca ailece Erzincan’a yerleştiler. Orta öğrenimini Erzincan Lisesi'nde (1964), yüksek öğrenimini Erzurum Atatürk Üni. Fen-Edebiyat Fak. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde tamamladı (1968). Erzurum’da çıkan Adımlar dergisinin  yayımına katkıda bulundu. Tunceli Lisesi'nde ve İstanbul'da Vefa Lisesi'nde Edebiyat öğretmenliği yaptı (1968-1974). 1974 yılında öğretmenliği bıraktı ve yayıncılığa başladı; 1979-1982 yılları arasında Hareket Yayınları ve Hareket dergisinde yöneticilik yaptı. Kuruluşuna katkıda bulunduğu Dergâh Yayınları'nda çalışmaya başladı. Dergâh Yayınlarınca çıkarılan Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi'nin yayın müdürlüğünü 2. ciltten itibaren üstlendi ve ansiklopediye çok sayıda madde yazdı. (8 cilt, 1976-1998). 
İlk hikâyeleri İstanbul'da çıkan Fikir ve Sanatta Hareket dergisinde çıktı (İlk hikâyesi: O, 1968). 1979-1982 yılları arasında bu derginin yazı işleri müdürlüğünü yürüttü. Dergâh dergisinin genel yayın müdürü oldu (Mart 1990). 1986 yılından itibaren Zaman gazetesinde "Bir Demet İstanbul" başlığı altında şehir yazıları yayımladı, 1995'te Yeni Şafak gazetesinde köşe yazarlığına başladı. 
1980’lerin ortasından sonra sinemaya yöneldi ve senaryolar yazmaya başladı. TRT’de dramatik belgeseller yazdı. Divan-ı Lügati’t Türk’ün bulunuşu ile ilgili “Bir Kitabın Hikâyesi”; Divan Edebiyatı Müzesi ile ilgili “Müzedeki Şiir”, bağlantılı bir belgesellerini yazdı. Selim ileri ile beraber Pazartesi Hikâyeleri’ni hazırladı; birçoğu çekildi. “Kurtar Beni” Halit Refiğ, “Kapıları Açmak” Osman Sınav tarafından çekildi  ve her ikisi de ödül aldı. TGRT’de yayınlanan “Ufukta Bir Ağaç”ı yazdı. Ömer Seyfettin’in Yalnız Efe’sini senaryolaştırdı. Kanal 7’de (Ekrem Işın’la birlikte) “İstanbul Tekkeleri” ve TRT-1’de “Bir Kitabın Hikâyesi: Müzedeki Şiir” programlarını hazırladı. “Uzun Hikâye” isimli eseri 2012 yılında Osman Sınav’ın yönetmenliğinde beyaz perdeye aktarıldı. Evli, iki çocuk babasıdır. 
Şiirleri, öyküleri, yazıları ve söyleşileri Adımlar (Erzurum 1970-72), Altınoluk, Baran, Dergâh, Düşünce, Edebiyat Ortamı,  Genç Birikim, Genç Doku, Gerçek Hayat, Hareket, Hilâl, Hisar, İktibas, İkindi Yağmuru, İslâm, Mavera, Milli Gençlik, Türk Edebiyatı, Yeni Şafak, Yönelişler, Zaman gibi dergi, gazete ve eklerinde yayımlandı.
Ödül: “Yoksulluk İçimizde” ile 1981 Türkiye Yazarlar Birliği Yılın Hikâyecisi Ödülü’nü, “Ya Tahammül Ya Sefer” ile Türkiye Yazarlar Birliği 1983 Yılın Hikâyecisi Ödülü’nü, “Uzun Hikâye” ile 2000 Türkiye Yazarlar Birliği Dil Ödülü'nü aldı. 
Yapıtları: Öykü: *Ortadaki Adam, Hareket, İst.: 1970 *Gönül İşi, Hareket, İst.: 1974 *Yokuşa Akan Sular, Dergâh, İst. 1979 *Yoksulluk İçimizde, Dergâh, İst. 1981 *Ya Tahammül Ya Sefer, Dergâh, İst. 1983 *Bu Böyledir, Dergâh, İst. 1987 *Sır, Dergâh, İst. 1990 *Arkakapak Yazıları, Dergâh, İst. 1995 *Hüzün ve Tesadüf, Dergâh, İst. 1999 *Beyhude Ömrüm, Dergâh, İst. 2001 *Mavi Kuş, Dergâh, İst. 2002 *Tufandan Önce, Dergâh, İst. 2003 *Rüzgârlı Pazar, Dergâh, İst. 2004 *Chef, Dergâh, İst. 2005 *Menekşeli Mektup, Dergâh, İst. 2006  *Kapıları Açmak, Dergâh, İst. 2007 *Huzursuz Bacak, Dergâh, İst. 2008 *Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı, Dergâh, İst. 2009 *Zafer Yahut Hiç, Dergâh, İst. 2010 *Hayat Güzeldir, Dergâh, İst. 2011 *Sıradışı Bir Ödül Töreni, Dergâh, İst. 2013 *Nur, Dergâh, İst. 2014 *Tirende Bir Keman, Dergâh, İst. 2015 *Hesap Günü, Dergâh, İst. 2015 *İyiler Ölmez, Dergâh, İst. 2016 *Tarla Kuşunun Sesi, Dergâh, İst. 2017 *Sevincini Bulmak, Dergâh, İst. 2018
Anlatı: *Uzun Hikâye, Dergâh, İst.: 2000.
Söyleşi: *Anadolu Yakası, Nehir Söyleşi; 2000, Dergâh, İst.
Deneme: *Şehir Mektupları, Dergâh, İst. 1995 *Akasya ve Mandolin, Dergâh, İst. 1999 *Yoksulluk Kitabı, Dergâh, İst. 2000 *Vatan Yahut İnternet, Dergâh, İst. 2014 *Dem Bu Demdir, Dergâh, İst. 2014 *Vitrinde Olmak, Dergâh, İst. 2015 *Bir Demet İstanbul, Dergâh, İst. 2016 *İlmihal yahut Arzuhal, Dergâh, İst. 2018 *Fırtınayı Kucaklamak, Dergâh, İst. 2019. *Kalbin Sesi ile Toprağa Dönüş, Dergâh, İst. 2020.
İnceleme:  *Sait Fâik'in Hikâye Dünyası, Hareket, İst. 1968 *Sabahattin Ali, Hareket, İst. 1972.
Çocuk Kitabı: *Yıldız Tozu, Erdem, İst. 2007.
Hakkında Yazılan Kitaplar: *Necati Tonga, Hikâyeciliğimizdeki Zenginlik Mustafa Kutlu ve Yoksulluk İçimizde, Akçağ Yayınları, Ank. 2000; Bilal Can, Mustafa Kutlu Öykücülüğünde Mejân, İzdiham, İst.; Ayşe Koçak Işık, Mustafa Kutlu Hikâyelerinde Kentli İnsan Olmak, Dergâh, İst. 2019; Alpay Doğan Yıldız, Mustafa Kutlu Hikâyeciliği, Hikmet ve Âhenk, Dergâh, İst. 2019.
Kaynaklar: Necatigil, İsimler, 244; Kurdakul, Sözlük, 432-433; Özkırımlı, TEA, III, 780; “Kutlu, Mustafa”, TDEA, VI, 19; Işık, 398; Necatigil, Eserler, 288-299; Gürsel Aytaç, “Uzun Hikâye”, Cumhuriyet Kitap, S. 538, 8 Haziran 2000; Özgüç, II, 314; III, 38; N. Özcan, K. Aykut, Mustafa Kutlu Kitabı, İst., 2001; Necip Tosun, Türk Öykücülüğünde Mustafa Kutlu, İst., 2002; Necati Tonga, Mustafa Kutlu ve Yoksulluk İçimizde, İst., 2005; E. Yıldırım, Mustafa Kutlu Hikâyeciliği, Ank., 2007; Necip Tosun, Öykümüzün Kırk Kapısı, “Mustafa Kutlu-Bir Memleket Hikâyecisi”, 2018, Dedalus, İst., 383-394; TBEA, c. I, 1. bas. 2001, 533/3. bas. 666-667.

16 Kasım 2019 Cumartesi

ABUZER ALDOĞAN


(9 Ocak 1943, Bağlıca [Zinekar] Köyü, İliç /Erzincan - )

1954’te doğduğu köyde ilkokulu bitirdi. 1958’de İstanbul’a yerleşti. Oto tamircisi ve camcı çırağı olarak çalıştı. Askerlik dönüşü kendi işyerini açtı. 1996’da kendi işinden emekli oldu. İstanbul’da yaşıyor; evli, beş çocuk babasıdır.
Şiirleri Beyoğlu, Evrensel gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı.
Yapıtları: Şiir: Şiirlerim Sözlerim, 2006, Sone, İst.; Şiir Düşüncenin Özü, 2007, Sone, İst.; Gönül Tutsak, şiir, yazılar, 2008, Sone, İst.; Özümce, 2009, Sone, İst.; Penceremde Mahcup Kuş, 2012, Sone, İst.; Ukde, 2019, Tunç, İst.
Anı: Geçmişten Kalan İzler, 2008 Sone, İst.

14 Haziran 2018 Perşembe

BABÜR PINAR




(1 Ağustos 1953, Çayırlı / Erzincan - )


       İlk ve orta öğrenimini Erzincan ve Erzurum da sürdürdü. 1970-71 döneminde Ankara Gazi Lisesi’nden mezun oldu. 1971-72 öğrenim döneminde Uludağ Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne devam etti. 1973-74 öğrenim döneminde Ankara Devlet Mimarlık Mühendislik Akademisi Mimarlık Fakültesi Gece bölümünde öğrenime başladı. Eğitim sürecinde kamu ve özel kurumlarda işçi ve memur olarak çalıştı. Mimarlık Fakültesi’nden 1982 yılında mezun oldu. 1982 yılından beri çeşitli kamu ve özel kuruluşlarda mimar olarak görev yaptı. Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulunda görev aldı. Mimar olarak özel bir şirkette çalışıyor. Ankara’da yaşıyor; evli.
Yapıtları:
Şiir Kitapları:
& Umut Pas Tutmaz (1984, Dayanışma Yayınları, Ank., 64 s.; 2016, Nitelik Kitap, Ank., 160 s.)
& Şiir Ayaktadır (1985, 7 Mayıs Yayınevi, 80 s.; 2. Baskı: 2018, Nitelik Kitap, Ank., 112 s.)
& Bir Uzun Yolda (1996, Saypa Yayın Dağıtım, Ank., 120 s.)
& Aşk Fesleğen Kokar (1999, Kis Yayınevi, 88 s.)
& Yine Gökyüzü Yine Çocuk (2014, Nitelik Kitap, Ank., 136 s.)
      Deneme, İnceleme, Eleştiri, Araştırma Kitapları:
& Kürt Sorunu: Çözüm Zor mu? (2013, Nitelik Kitap, Ank., 272 s.)
& AKP Allah İnancını Kullanma Pratiği (2014, Nitelik Kitap, Ank., 278 s.)
& İktidar ve Terör (Nitelik Kitap, Ank.)
& Uzlaşmak Kirlenmektir (2018, Nitelik Kitap, Ank., 160 s.)
       Yayına Hazırladığı Kitaplar:
& Ortadoğu - Yalancı Bahar (Editör: Recai Ulutaş ile; 2012, Nitelik Kitap, 448 s.)
       Katkıda Bulunduğu Kitaplar:
& Sosyalist Mücadele Etiği (Fikret Başkaya, Temel Demirer, Aydın Çubukçu ve Murat Akıncılar ile birlikte; 2001, Özgür Üniversite Yayınları, 336 s.)
& Milliyetçilik Yurtseverlik ve Sol (Editör: Fikret Başkaya; Tolga Ersoy, Fikret Başkaya, Zafer Dize, Mete K. Kaynar, Gün Zileli, Sibel Özbudun, Temel Demirer, Emine Özkaya ve Merdan Özüdoğru ile; 2007, Özgür Üniversite Yayınları, 216 s.)
& Sanat Estetik Politika - Kültür Sanat Konferansı Tebliğleri (“Çağdaş Olmak ve Sosyalist Sanatçı Tavrı” adlı tebliğiyle;  2008, Sorun Yayınları, İst., 272 s.)
& Marksizm Tartışmalarına Marksist Bakış (Deniz Adalı, Cenk Ağcabay, Mehmet Gül ve Turgay Ulu ile birlikte; 2009, Sorun Yayınları, İst., 160 s.)
& Şairlerden Kürt Sorununa Çözüm Önerileri (Ahmet Telli, Şükrü Erbaş, Arzu K. Ayçiçek, Asım Gönen, Güngör Gençay, Hidayet Karakuş, Özgen Seçkin, Suna Aras, Tacim Çiçek, Tarık Günersel ve Gültekin Emre ile birlikte; 2010, Kurgu Kültür Merkezi Yayınları, Ank., 216 s.)
& Emperyalizm ve Ulusal Sorun (Muzaffer İlhan Erdost, Mustafa Kahya, Temel Demirer ve İdris Köylü ile birlikte; 2011, Nitelik Kitap, Ank., 335 s.)
& Emekçi Kadın Hareketinin Sorunları (Derya Ulu, Funda Karaosmanoğlu, Gülümser Seyitcemaloğlu ve Turgay Ulu ile birlikte; 2012,  Sorun Yayınları, İst., 96 s.)
       
Şiirlerinden Seçmeler:

AŞK FESLEĞEN KOKAR

Başımı döndürünce denizden yana
soluğu yanağıma değer usulca
Çözülür bağrımdaki kar
yüreğim alabildiğine ferahlar

Yakasında oyalı mendil
sessizce dolaşır imge sokağında
aşk fesleğen kokar
eser açık denizde efil efil
yelkenine rüzgar olur ayrılık
söner hayat dudağında
Eski bir anın ucunu yakar yalnızlık
şiire sığınır bir avuç su
Bir şarkıyı başından sonuna kadar
bilmediği için ağaç kurusu
incinir kayıplar kavşağında

Resmi gizil bahçede saklı
zamanın eğri imbiğinden akar
aşk fesleğen kokar
tadanın bulutlara karışır aklı

8 Haziran 2018 Cuma

ERTEKİN ÖZCAN



(1946, Çayırlı / Erzincan  - )


       1957 yılında ailesiyle İstanbul'a taşındı. 1965 yılında Haydarpaşa Lisesi'ni, 1970 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Kısa bir süre avukat olarak çalıştı. 1973 yılında Berlin'e gitti. Berlin Hür Üniversitesi'nde doktora yaptı. Çeşitli üniversite ve yüksek okullarda öğretim görevlisi ve kuruluşlarda yönetici olarak çalıştı. Berlin'de yaşıyor.
Yapıtları:
Şiir Kitapları:
& Sular Durulacak (2008, Komşu Yayınları, Delisarmaşık Kitapları, İst., 96 s.)
& Emek Göçmenleri (2008, Komşu Yayınları, Delisarmaşık Kitapları, İst., 112 s.)
       Diğer Kitapları:
& Geteılbes Leben (Otobiyografik yazı, şiir, karikatür ve fotoğraflar; 2017, Almanya)

2 Kasım 2017 Perşembe

M. SADİ KARADEMİR


(1990, Erzincan - )

      
İlk ve orta öğrenimini Erzincan’da, lise öğrenimini ise İstanbul Kuleli Askeri Lisesi’nde tamamladı. 2008 yılında askerlikten kendi isteğiyle ayrıldı. İstanbul Üniversitesi İnşaat Mühendisliği, Deniz Ulaştırma ve İşletme Mühendisliği ve Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümlerinden mezun oldu. Halen, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Öğrencilik yıllarında çeşitli gruplarla müzik çalışmalarında bulundu.
       İlk şiirleri Dergâh Dergisi'nde yayımlandı. Daha sonra, şiirleri ve yazıları Ahval, CF, Dergâh, Dil ve Edebiyat, İzdiham vb. gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı.
       Ödülleri: 2012 yılında, ESKADER (Edebiyat, Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği) ’nin düzenlemiş olduğu II. Edebiyat Yarışması’nda Deneme dalında “Masumiyeti Kim Öldürdü?” adlı eseri ile üçüncü oldu.
Yapıtları
Şiir Kitapları:
& Ters Akıntı (2017, Ülke Edebiyat, İst., 72 s.)
Kaynaklar:
Şiirlerinden Seçmeler:

BİR DÜŞÜ UYANDIRMAK

Sana söyleyecek büyük yalanlarım yok
Ey sütten kesilmiş hayat, yüzüme bak!
Ya içimde uyuyan aslanı bana doğrult
Ya da kendiliğinden olanı bana bırak.

Kıskacında yeminler taşıyan sağırkulak
Çık benliğimizden, köpürterek telaşı.
Yerinden oynattığım bir taşı da sen fırlat
Her gün göğsümüzü yaran vahşiye karşı.

Etmedim bizi yıkılmaz kılan düşleri inkâr.
New York borsasında düşüyorken insanlık
Yirmi dördüncü halkayı atınca bu genç çınar
İçimizde yükselen gür sesli bir ihtilal
Suça ortak olmamak için bir farkındalık
Entegre kuşatmayı fikirle parçalamak
İçindi, O’nun kutsal kitabına inandık.

Hayır! Birkaç papele yenik düşmeyecek ruhum, kalk!
Ey sütten kesilmiş hayat, yüzüme bak!

Dergâh Dergisi, Sayı: 294

GÖLGELER SOĞUK

Beni kibar sözlerimle hatırla
Sana her gece lanetler yağdırdığım karanlık!
Frenk surlarında bizi yakan kezzaptan
Düşünceler taştı beynime, hiç olmadık.

Acıdan sendeleyen masum serzenişlerden
Bana düştü iltihaplı yaraları sıyırmak.
Kırık kaburgalardan sağlamlarını seçip
Kesilen yerlerimi meridyenden sayarak
Kalbimin en sancıyan yerlerini tanımak…

Söz verdiğim gibi eşkâlin gizli kalacak,
Ey yirmi üçümden sonra hayatla vardığım mutabakat! ..
Senin kitabında ne yazıyor bakmadım
Nasıl bakmadıysam kusuruna da, anlat…
Ne düşer payımıza mutlak çoktan ve azdan?
Ve başka neler kalır ardımızda, sorarım
Er kişi niyetine kılınan bir namazdan?

Irmakları dökülüyor gençliğimin, dökülsün.
Ne hazin bu gün ateş, oysa yarın bir külsün
Diyip sustu sükûnet giydiren boyunduruk
Alınyazısını kötü bitiren bir sonbahar
Kalkıp gideceğim buradan, gölgeler soğuk.

Dergâh Dergisi, Sayı: 288

POSTÜLA

Yoksulun hazanda giydiği paltosuyum,
Bu gece yalnız bırak, kirlendi abdest suyum
Ve kirlendi oyuncaklar, bak yine çocuksuyum.

Bağcıklarım neden bağlanmıyor sevgilim?
Testere dişlerinin bu keskinliği niye?
Ya torna tezgâhlarının kolumuzu kapması…
Neden kumbaram gibi değil bankalar?
Komşu Ayşe Teyze yine ağlıyor neden?
Niçin soğuk oluyor alev saçan silahlar?
Anlamış değilim.

Oysa böyle öğrenmemiştim tam
Yasef’ten sonra gelen atalarımdan.
Ne doğar doğmaz kulağıma okunan ezan
Ne ezberlediğim dualar
Ne annem babam
Bahsetmediler paranın ululuğundan.

Şimdi ise üzerime yapışan yaftalardan
Kendime bir ömür yakışanı seçmeliyim.
Sonra boğazıma kılçık gibi takılan klişelerden
Duyanları hayrete düşürecek bir slogan.

Ateş püskürmeliyim kobayların kanmışlıklarına
Haksızlığa manifestom, emperyalizme salvolar
İkna edilsin diye canlı bombalar
Ve yaşamak savaşını versin diye çocuklar
Çıkmalıyım hapsinden kahramanlığın.
Yorgun düşmeliyim, iyiye yardım ve yataklıktan.

Kırmızı Ferrarileri cilalayacaksa kan
Ölecekse gölgede çicek
İflah olmazsa zaman
Birlikte göçeceğiz ufkumuza sevgilim.
Tekrar edecek nakaratını içimizde postülam.

Yasak şarkı söyleyen kurtuluş korosuyum
Bu gece yalnız bırak, kirlendi abdest suyum.

Dergâh Dergisi, Sayı: 280

SON ÇAĞRI

İçinden beni tuttuğunu bilirim, öyle bakma.
Yalnızlık, tüm haklarıyla saldırırken sahama
Azla yetinmek için bahane bulamadım
Geçmedi, ateşleyecek bir takım aramakla
Eskimeye yüz tutmuş yerlerimin ağrısı.

TK beş yüz bilmem kaç sefer sayılı
Uçak, kalkarsa kalksın bedenimden! Son çağrı!
X rayden kolaylıkla geçebiliyorken aşk
Yalan yere semaya açılacaksa eller,
Gösterecekse yüzün, değişmeyen tekrarı
Türeyip gelecekse başımdan savdıklarım
Buna razı olmayacak gönlümün kurmayları.

Çünkü küstah bir mum gibi mabedime dikilen
Tüm yüksek yapıları başlarına yıkmak için
Kaç dal ömrüm kaldıysa, yakmaya sana verdim
Ne zaman beni çarpsan, topraklandığım doğru.
Ateşini bana kat ve ateşinle beni koru!
Dört başı mamur bir evrende yatalak
Kalmamak için başlattığım koşu,
O’nun yolunda kaba bir taşı alıp
Atabilecekse eğer bir kenara, ne mutlu!

Elbet gözünü alır, göğsümdeki arma,
İçinden beni tuttuğunu bilirim, öyle bakma.

Dergah Dergisi, Sayı: 305

UZUN TENEFFÜS
– Şimdi mavi önlüğümde kuruyan lekelerin
Çıkması için şekere veya suya ağlayabilirim.-

Sözüm iyi kötü geçiyordu boşluğa
Oysa sakalım ve sevgilim yoktu
Kalırsam doğan sınıfsal bir ayrılık
Yapayalnız bir öngörü, pencere ve hışırtılar.
Paçaları kesik bir pantolon olurdu.

Baharı müjdelemezse bir hiss-i kablel vuku
Soldururdu yüzleri
Saklardı en can alıcı lokmasını köpekler
Ve göçerdi şehrimin lambalarını açık bırakarak bir kadın
Keşke hiç görmeseydi devletten birileri.

Söktüm en zor metnini, ve anladım:
Dünya koca bir yara, hayat bir ölüm kalım.

Cemiyetteki payım introsuydu parçanın
Aşktan bir katre olsun nasip olmazdı bana
Yine de muhafızıydım sevda denen hisarın

İşte böyle insanlar, arada sayıklarım
Kopan ipiyle uçan renkli uçurtmalarda
Kalmadı yükseğe saygım, gökyüzünde aradım
Nerde çıktığım duvar, nerde diz kapaklarım?

Elimde sevgilimden kalan çakıl taşları
Çıksam, koşsam kırlara…
Derken ders zili çaldı.

Dergâh Dergisi, Sayı: 291

ZIRH

Gecikmiş bir paydosun anonsu bu duyulan
Hayır! Hiç kimse için istavroz çıkaramam!

Ah şu Roma’yı yıkan bizdeki üstün akıl
Ne çok azmettiriyor metruktaki güneşi
Sarsıyor savsaklayan canlı, sersem kim varsa
Tutunca kıvamını hercai menekşeler
Bir vaşak geçirince tenime dişlerini
Her ân, kısık ateşli bir isyana dönüyor
Bunu hiç duyurmayacak hükümet sözcüleri

Ana arterlerine kan ve küfür tıkanan
Şehrin Türk kumaşından kendime bir pay biçtim
Asıldı yasak listesine soyadım
Serildi çarşaf çarşaf ortaya düşünceler
Anlayabilselerdi aklanmış sayılacaktım

Kuruturken gençliği tüm kolektif bankalar
Ve milletler onadıkça birleşmiş zulümleri
Ölmeliydi bizdeki gayri ihtiyari değişim
Satın alınmaların gönüllü olduğu çağda
Ezildikçe onuru haram yememişlerin
Ol kelime-i isyan şiddetiyle buyurun:
Bu işin bir oluru, olmayacak kardeşim!

Ey düvel-i muazzama, görünmez zırhım sağlam!
Hayır! Hiç kimse için istavroz çıkaramam! ..


Dergâh Dergisi, Sayı: 300