Sevinç Çalhanoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sevinç Çalhanoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2017 Perşembe

ALINACAK VE OKUNACAK KİTAPLAR


Serkan Gezmen, Noksan Karbon

Dergilerdeki şiir ve öykülerinden tanıdığımız Serkan Gezmen, merakla beklenen ilk kitabıyla okurun karşısına çıkıyor. Noksan Karbon’daki şiirler şairin iç dünyasını güncel hayat üzerinden sergileyen şiirler. Yalnızlığını, dünyaya atılmışlığını ve yaşamla itiş kakışını ince bir ironi üzerinden kurgulayan bir şiirin izini süren şair, öykücü olmasının da getirdiği katkıyla şiir dili ile öyküleme arasındaki bıçak sırtında kendi yarasını da gözler önüne sererek yara almadan durmayı başarıyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Yayınevi: Heterotopya Yayınları
1. Baskı: 2017

Sayfa Sayısı: 72


Ramazan Macit, Red Divanı

Doksanlı yıllarda dergilerde yayınladığı şiirlerle ve ilk kitabı ‘Remler Redler Hadler’ ile dikkat çeken Ramazan Macit, ikinci kitabı Red Divanı ile okurun belleğinde bir kez daha yer edecek şiirlerle yeniden karşımızda. Politik ve epik şiir arasında gidip gelen dizeler ideolojiden çok özgün imge düzeneği üzerinden değer kazanıyor. Şair kültürel etiği şiirsel söyleyişle buluşturmayı başarıyor. Ama en önemlisi, önceki şiirini bozup etik ile şiiri arasında istim üzerinde duran yeni bir anlam evreni kuruyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Yayınevi: Heterotopya Yayınları
1. Baskı: 2017
Sayfa Sayısı: 120


Mehmet Mümtaz Tuzcu, Dönüşsüzün Selinde

Çağdaş şiirimizin usta şairlerinden Mehmet Mümtaz Tuzcu yeni kitabı ‘Dönüşsüzün Selinde’ ile dilin ücra yolculuğunu bir kez daha önümüze seriyor. Gerek seçtiği sözcüklerin ıssız derinliği gerekse de seslerin eşsiz sertliği kitabın otantik üslubunu kuran öğeler olarak karşımızda duruyor. Seslerin dissonansı ve ironinin inceliği benzersiz imgelerle birleşince, bilinmezin ve yaşamın sırlarını sökme ve onları kabullenme arasında titreşen bir vicdan-kitap çıkıyor ortaya. ‘Dönüşsüzün Selinde’ şairin sekizinci şiir kitabı.

(Tanıtım Bülteninden)

Yayınevi: Heterotopya Yayınları
1. Baskı: 2017
Sayfa Sayısı: 72


Sevinç Çalhanoğlu, Et /ve /Fal

Fotoğraf ve video türünde çalışmalarıyla çeşitli karma sergilerde yer bulan Çalhanoğlu’nun ikinci şiir kitabı olan ‘Et/ve/Fal’, otobiyografik özellikleri belirgin bir kitap. Kitaptaki şiirler, bir yandan yaşanılan yoğun acının çıplak olarak ortaya konduğu bir yandan da acının dil üzerinden ustalıkla kontrol edildiği şiirler olarak dikkat çekiyor. Şair deneyimlediği acıyı dilin tüm imkânlarıyla ifade etmeye çalışırken kitabın son bölümünde kullandığı fotoğraflarla da yaşadığı acının atmosferinin gerçekliğini tüm boyutlarıyla sergilemeyi başarıyor. Okuruyla birlikte acısına dışarıdan bakmaya ve yol almaya çalışan bir kitap ‘Et/ve/Fal’.

(Tanıtım Bülteninden)

Yayınevi: Heterotopya Yayınları
1. Baskı: 2017
Sayfa Sayısı: 64

12 Aralık 2016 Pazartesi

SEVİNÇ ÇALHANOĞLU


(1988, İstanbul - )


       İstanbul Notre Dame de Sion mezunu. Halen Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü'nde okuyor.
       Şiirleri Cin Ayşe, Duvar, Kitap-lık, Kontra, Natama, Palaspandıras vb. gibi dergi ve fanzinlerde yayımlandı.
Ödülleri: “Malihülya Bir Müze Envanteri” adlı öyküsüyle altKitap 2014 Öykü Ödülü’nde üçüncülük ödülünü aldı.

Şiir Kitapları:
& Evde Bir Gezinti (Periferik) (2016, Nod Yayınları, İst., 50 s.)

Şiirlerinden Seçmeler:

ESKİ İSTANBUL'U HAZMEDİYORUM

seçili kurul dün gece kafamdan çıkaramadıklarımı tokmakla aldı
divan yolu'nda bugün bir tören düzenlenecek
anmak için içimden geçenleri
nöbetçi şef izin vermiyor.

serum makinesinin nöbetine kart okuyucu girmezmiş
kafamdan geçenleri sağlı sollu insanlar alkışlarken içime küfür
giyiyorum
tekrarlardan ikincisindeyiz

yine öpüşemedik.

ben de kendimi çekingen sanırdım.
bir kızlık hayalim yazın ortasında kargo paketine dönüşünce
bir kereye mahsus öpüşsek ne olur hasta koridorunda.

acınası oluruz di mi sevgilim
eylül korkum dem vurur oysa
sen sevincime düşkünsün
avrupa haritasını kaderime yüklediğim anılarımdan bir şey getirmiyorum
sen deniz yürüyorsun.

bu yatak başlığı taşımaz bizi
kaldıralım.

beni aldattığını sezdiğim gün
yalandan yaşamaktan 5 yıl hapis cezası verdi tomris
bakarsın yaşar dönerim, uyar

bana zorla sevdirtmişler seni

bu şehrin yüz ölçümü
misafir odaları
akşam sofraları
denizi köprüsüz gören evleri
eski rum mahalleleri
seni romantik biri bilirdi
sana böyle şeyler yazmaktan kendime kırılıyorum
delirtme ölçüsü alalım
törene öyle katılacağım.

Kitap-lık, Ocak- Şubat 2014

İKİNCİ CİLT İLK TERTİP

beni yoksul görme
sen beni yoktun.
aşkımızın ihlalinden yaşım geçiyor
otobiyografik hikayelere müdahale edilmesine asla izin vermiyorum
sen de verme düstur koması
sirk budur
yol dönüş

toprak yollarda şehircilik sorunları üzerine bel kırıyoruz
sefer taslarından sonra iki sıcak ş. lütfen
mikrodalgadan çıkıyor cam kavisli bardak
otomat hayal kırıklıklarının yerde arkası para sayıyor
can hevesli bu uğurda seninle
temsili ya da yarı temsili bir müessesede
başka birinin sesi bizi yatağa düşürene dek
bir de biliyorsun hastalıkta sağlıkta
dünyanın her halinde tabii dünyanın her hali kasvet
birlikteyiz gibi inişlerini çıkışlarını kaydediyorum bu maktelin
vezne hasta numarası versus bayii ada vapuru.

gazeteler yazıyor

bugünün gazetelerinde baş savcı uyuyakalıyor
anlatıcı anlatmaya kalkmıyor
dinleyici iş edinmiş dinlenmekten ödü kopuyor
bu gazetelerin kendi belası yok mu
yıl sonu gelmiş
kanaat notu diye tutturan veliler gibiler
kıt ve kendi seslerinde hurüfi.

biliyorum pekiyi

sen beni hala yoksul görüyorsun
sen beni un ufak.
halay başı olayım mendilim hazır
nişancı'ya buyurun,
uzun yaşamı ve bereketi simgeleyen çiçeklerle oyalı
on parmağında on bavul bir ses işçisinin
dikiz aynasından
benim başı çekmem şart.

ikinci rol senin
devamlılık kaybı.

Palaspandıras Fanzin, Sayı: 17

İŞKENCE

I
anne değildim ben bir başka. bir başka batıktım.
senin seslenişindeki kadını vurdular zincire. görmedin. kabartması yerde.

II
geceler avuçlarımdan kaydı, sen bir dilek tutamadan bak kaç yıldız kaydı
adın tedavülden kalktı. elma dersem çık. elma şift elma ceterele elma. çıkmadın.

III
kafanda üç evlilik vardı, üç gülün sarkazma varıyordu aile sofralarında
sende çapkınlığın kitabı kafan üç numaraydı.

IIII
hayatım karış karış siyasi söylemlerdeki hukuksuzluklar gibi kaldı.
tırnak işaretlerinin gönül almaz havası çıkmadı.
düşünme bunları. takma kafana. en derinden sevgilerimle

IIIII
konuşunca için dışın bir sanıyorsun. dört duvarın dördü de acıttı.

IIIIII
bir sayfaya bir şiir mi denk gelir. bir çocuğun çabası kaç şiiri devirir. genç ve yakışıksız üstelik.
yokluğu çılgın.
yoldayım bir şeye ihtiyaçın var mı diye aranıyor hastalık odası

IIIIIII
boşluk getirsene. bir boşluk bulun dedi doktor
yarın öbürgün...lazım olur bir lazımlık.

IIIIIIII
yedi buçuktan dokuza. kapılar açık. ağzımda serap kalmış.
ikinci bardağın yarısı çayın illallahını çekmiş. refakatçilik puanlarım birikmiş.
bütün arsalar şiirin malıdır şimdi. biraz akıllı bir kadın olsaydım da yatırsaydım paramı.
ne çok şiir kazardım sana.


Cinayşe, Sayı: 11