15 Şubat 2011 Salı

SELAMİ KARABULUT



(15 Şubat 1970, Aktaş köyü, Artova/Tokat - )


Ayşe Hanım ile Resül Karabulut'un oğlu. Anadolu Üni. İşletme Fak. mezunu. Adalet Bakanlığı'nda memur olarak çalışıyor. Ankara'da yaşıyor; 

İlk şiiri 2000'de Yaba Edebiyat dergisinde çıktı. Şiir, yazı ve söyleşileri Akatalpa, Cumhuriyet Kitap, Çıkın, Damar, Dize, E, Eliz Edebiyat, Haber Türk, Hürriyet Gösteri, İle, Kavram Karmaşa, Kum, Kurşun Kalem, Kül, Mühür, Patika, Sadece Şiir, Sincan İstasyonu, Sonsuzluk ve Bir Gün, Şiir Ülkesi, Şiiri Özlüyorum, Varlık, Yaratım vb. dergilerde yayımlandı. 7 şiiri Celal Kabadayı tarafından Şngilizceye çevildi.

Ödül: 2000'de Muzaffet Tayip Uslu Şiir Ödülü'nü, 2000'de Cemal Süreya anısına verilen Hatay Şiir Ödülü'nde üçüncülük ödülünü, 2001'de Hasan Bayri Şiir Ödülü'nde ikincilik ödülünü, "İz ve Kaçak" ile 2002 5. SES Kültür Sanat Şiir Ödülü'nü, "Yarım Kalan" ile 2009 Behçet Aysan Şiir Ödülüénü, "Başka Tufan" ile 2012 Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü'nü (Ödülü Erol Özyiğit’in “Huy Defteri” adlı kitabıyla paylaştı.), "Göğün Altında" ile 2015 Sunullah Arısoy Şiir Ödülü'nü ve "Sessiz Çağrı" ile 2021 Ruşen Hakkı Şiir Özel Ödülü'nü aldı.

Hakkında Düzenlenen Özel Sayılar: Damar Dergisi, 2003

Yapıtları: Şiir: *İz ve Kaçak, Ank.: SES, 2003 *Kendine Kırgın, İst.: Başak, 2007 *Yarım Kalan, İst.: Şiirden, 2010 *Başka Tufan, Ank.: Yazılı Kâğıt, 2011 *Kar Ateşi, Ank.: Kanguru, 2012 *Göğün Altında, İst.: Hel, 2014 *Uzaklara Söz, İst.: Hel, 2015 *Kesik Ürperti-Toplu Şiirler, Ank.: Klaros, 2021 *Sessiz Çağrı, Ank.: İmgenin Çocukları, 2021. 

Roman: *Yol Boyu Gölgesiz Yol Boyu Gölgesiz, İst.: Hel, 2014 *Dünyanın Sonuna Doğru, Atayurt, 2021

Deneme: *Aşkın Poetikası, Ank.: Kaos Çocuk Parkı, 2018

Öykü: *Geçti Rüzgârın Mevsimi, Nika, 2022

Söyleşi: *Şiir Aşk ve Ötesi, Ank.: Favori, 2013

Kaynaklar: BF, 12 Ağustos 2022; Hüseyin Peker, "Kitap Sırtına Yazılanlar", Kurşun Kalem, S. 10, Mart-Nisan 2011, 45.

Hazırlayan: Şükrü Kırkağaç
*13 Ağustos 2022 tarihinde güncellendi.

YAPRAK ÖZ










(11 Aralık 1973, Zonguldak - )


       Oyuncu ve yazar Gürgen Öz kardeşi. TED Zonguldak Koleji ve İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. İngilizce öğretmeni olarak görev yapıyor ve İstanbul’da yaşıyor.
       1997 yılından bu yana şiirleri ve çevirileri Akatalpa, B(aşk)a, Çevrimdışı İstanbul, Poetik’us, Şiir-Oku vb. gibi dergilerde yayımlandı.     
       Literature Across Frontiers edebiyat derneği ve Delta Yayınları işbirliğiyle düzenlenen Word Express projesinde yer aldı ve Avrupalı genç şair ve yazarların eserlerini Türkçe'ye çevirdi.
Ödülleri: “Şiirli Müzik Kutusu” adlı kitabı 2010 Cemal Süreya Şiir Ödülleri’nde kitap dalında başarı ödülü aldı.
Yapıtları:
Şiir Kitapları:
& Fırtına Günlüğü (2006, Yitik Ülke Yayınları, İst.)
& Şiirli Müzik Kutusu (2009, Yitik Ülke Yayınları, İst., 64 s.)
& Eski Saat Tik Tak (2016, Yitik Ülke Yayınları, İst., 64 s.)
       Romanları:
& Berlinli Apartmanı (2013, Yitik Ülke Yayınları, İst., 239 s.)
& Şeytan Disko (2015, Yitik Ülke Yayınları, İst., 220 s.)
       Katkıda Bulunduğu Kitaplar:
& 80’lerde Çocuk Olmak (Hazırlayan: Kadir Aydemir; 2010, Yitik Ülke Yayınları, İst.)

Şiirlerinden Seçmeler:

ADADA

buluştuk adada:

kâğıt zambaklar kâğıt zambaklar yedik
ayışığı izlemeye gittik akşamları
yapraklar yapraklar topladık rüzgârda
biri şiir okudu, biri şarkı söyledi, biri güldü,
içimizden birilerinin
yunuslar gördük birbirimizin gözleri içinde,
bu iyi şans belirtisiydi
yıldız kırıntılarıyla doldurduk cebimizi akşamları
kumdan şatolar yaptık kâğıttan şatolar kurduk
rakı içtik güldük sevindik
kuşdili konuştuk aramızda
bir şaman ayini gibiydi şiir okumalarımız
ve gammazdı martılar,
şiirlerimizi şehre taşıdılar
kirpileri saydık ada ormanında akşamları
dilek diledik Aya Yorgi’den inerken aşağı
yıldızlar yıldızlar topladık yağmurda
dileğimiz hâlâ dallara asılı

Akatalpa, Sayı: 137, Mayıs 2011

BİR AŞK ŞİİRİ

Bir, iki, üç
deyince çık
saklandığın yerden
bir, iki, üç gökyüzü
seksek oynayalım
göğe varalım.

Bir, iki, üç
sallanalım tahterevallide
açılsın aşkın tüm kapıları
bezirgânbaşı.

Bir, iki, üç
deyince ben
fırla saklandığın yerden
sobe! ve çek saçlarımı.

Bir, iki, üç
çık dışarıya oynayalım
çık dışarıya oynayalım.

Akatalpa, Sayı: 127, Temmuz 2010

ŞAKAYIKLAR VE DENİZKABUKLARI

Avuçlarımın içinde tuttuğum şey
senin yalnızlığın.
Avuçlarımın içinde tuttuğum,
sevmiş olduğun kadınların
taçyaprakları.

Etek yapacağım o yapraklardan kendime
dönüp duracağım dönüp duracağım.
Şakayıklar ve denizkabukları olacak
göğüslerimin üzerinde.
Sen yeni bir yaşama başlayacaksın.

Kulağıma rüzgâr fısıldayacak:
“Yaban yoncası, yaban yoncası,
eteğini topla, fırtınada uçuşmasın.”

Rüzgârın kulağına fısıldayacak dudaklarım:
“Çayırgüzeli, çayırgüzeli,
eteğimi tut, düşkırıklığıyla kırışmasın.”

O yapraklardan etek yapacağım kendime
dönüp duracağım dönüp duracağım.
Şakayıklar ve denizkabukları olacak
göğüslerimin üzerinde.
Sen yeni bir yaşama başlayacaksın.

Yeni bir yaşama başlayacaksın
benimle kalbimle çiçeklerim ve denizimle
kalbimle benimle denizim ve çiçeklerimle.


Akatalpa, Sayı: 125, Mayıs 2010

10 Şubat 2011 Perşembe

TEMREN DERGİSİ ÇIKIŞ BİLDİRGESİ



       Şiir Kendine Karşı Bile Devrimcidir!


       Şiir: Devrimcidir; hiçbir zaman devletle aynı yörüngede yol almamıştır ve hiçbir iktidara boyun eğmemiştir, eğmez. ‘Hayır’ demenin erdemini bilir. Karanlığa karşı yakılan çerağdır. Mazlumun yanında zalimin karşısındadır. Yasa koyucuların ve statükocuların çıkarlarına ters düşer. Çünkü edilgin değil eylemcidir. Hiçbir doktrinin parçası değildir. Kendi coğrafyasının kültürel motiflerine göre şekillense bile iç dinamikleri bakımından evrenseldir. Geleneği yok saymaz ama geleneğin devamını reddeder.

       Yukarıda belirttiğimiz şiirin niteliklerini gözeterek Temren Dergisi doğuyor. Temren Dergisi olarak mevcut sisteme genç ve dinamik şiirlere ağırlık vererek müdahale edeceğiz. Bunu yaparken ustalarımızla da işbirliği içine gireceğiz. Biz biliyoruz ki sosyal ve siyasal hayatımızda olduğu gibi şiirde de kaos ortamı oluşturulmaya çalışılıyor. Gençleri bunalımlı, benmerkezci, hayattan kopuk ve mekanik bir şiir aranışına iten anlayışa karşı çıkıyoruz. Şiirde ‘saf çıkarcı eğilim’ evresini kabul etmiyoruz. Biz, şiirin iyi çocukları da olmayacağız. Çünkü Şiirin cemaatleştirilmeye, geri götürülmeye ve bir elit zümrenin malı haline getirilmeye çalışıldığı dönemlerde uslu olmamak uslu olmaktan iyidir. Bizim amacımız ‘iktidara oynamak’ değil iyi şiirin yaygınlaşmasına katkıda bulunmaktır.

       Temren Dergisi insandan yanadır. Kapitalizmin insani olan her şeyi erozyona uğratmasını şiirin gücüyle engellemeye çalışacağız. Zira biz hiçbir şey yapmamaktansa “ safımız belli olsun için yangına ağzında su taşıyan karınca’’ olmayı yeğleriz.

        ‘Heveskâr’ bir dergi değiliz. Edebiyat ve Şiir dünyamızda süregelen yanlışları düzeltmeye ve gördüğümüz eksiklikleri yazar, şair ve okur işbirliği ile gidermeye çalışacağız. Temren dergisi söyleyecek sözü olanların dergisidir. Söyleyecek sözü olmayan, pasif kişilikli, toplumsal duyarlılıktan yoksun kişilerle Temren’in ve onların da Temren’le bir işi, ilişiği olamaz.

       Bir başka amacımız da; iyi yazan genç şair ve yazarlarımızı öncelemek, onların seslerini daha etkin bir şekilde duyurmaktır. Çünkü gelecekte edebiyatımızı ve şiirimizi geliştirecek, sürdürecek, olan gençlerdir. Temren dergisi ilk sayıdan itibaren genç şair ve yazarlara ve her zaman genç yazan ustalara sayfaların açıyor.

       Temren dergisi olarak anlayışımız  ‘Şiir kendine karşı bile devrimcidir!’

 
Muammer Can

9 Şubat 2011 Çarşamba

YAZILI KÂĞIT YAYINLARI'NIN İLK KİTAPLARI YAYINLANDI.

Abdülkadir Budak tarafından kurulan Yazılı Kâğıt Yayınları'nını ilk üç kitabı yayınlandı.
Yayınlanan ilk kitaplar;
Mahmut Temizyürek'in "Gölgesi İnsan Bedeni Doğa" bir şiir üzerinden poetika denemeleri ile
İlkiz Kucur'un "Ama Ben İlkizim" ve Ramazan Teknikel'in "İncirin İkinci Tadı" adlı şiir kitapları.

Yazılı Kâğıt Yayınları'na yayın hayatında bir şiir okuru olarak başarılar diliyorum.



6 Şubat 2011 Pazar

SENDEN KALAN SÖZ YANGINI / ÖZER TURAN



SENDEN KALAN SÖZ YANGINI

tıka basa yıldız dolduruyorum bu kadavraya
karşı kıyıda tef çalıyor çingeneler
hayat acılarla sınıyor bizi firuzem
bir gülle sallasam gölgelerine
gecenin kokusundan çatlıyor narlar
ellerimde çığlıkları şizofren lavaboların
acılarla besliyorum yorgun gölgemi
topuklarına dolanırken keman sesleri
salınırken papatyalar zamana
nefesinden öpmeli seni

çetelemi tutuyor taşralı acemiler
acı benim miladım sayılır firuzem
cerenim benim en güzel yanım
en derin anlamım hayat karşısında
kanayan yaram karım ve yarın
tıka basa yıldız dolduruyorum ben bu kadavraya
ölürsem bir gün hasretinden ölürüm
beni bir yamaca dimdik gömün derim
vasiyetim sayılır sabahın beyaz kuşları
kendi yarasına saplanmış dikenlerim
neleri doldurmadım ki ben bu paçavra ömre

tıka basa yıldız dolduruyorum bu kadavraya
hasretlik çekmeyenler nereden bilsinler ayrılığı
ne çok sevmiştim ülkemi
papatyalardaki toprak kokusunu
bütün kadınlar anneydi
bütün kadınlar uzun bir nehir
ah ömrüm yorgun ömrüm
beyaz bir buluta yüklenen ömrüm
çocuklar şamatayla geçiyor caddelerden
keman çığlıklarına yaslıyorum alnımı bileklerim titriyor
sen ne güzeldin ey güzel aşk
sürgün ve mavi türkülerde

neleri doldurmadım ki ben bu kadavraya
dilimde karanfil fısıltısı fesleğen kokusu
bir tenden bir dağı koparmışlar ölü soyguncuları
cerenim benim en güzel yanım sevgi yumağım
yangınıma benzin dökenler utanmalıdır en çok
çirkef bir hayatın sünepe kedileri
tenimde divitin tadı közlenmiş acı
senden kalan söz yangını

Kıyı Dergisi,  Eylül-Ekim 2010, Sayı: 216
Özer TURAN

AL BUYUR CANIMDAN YAK / CAN CEYLAN



EVVEL ZAMAN İÇİNDE      


                 -türkân saylan’ın anısına-

yiğit insanlar vardı
toprağına sevda eken

hür kandılar, türkan’dılar
aslan’dılar, inan’dılar,
çoğaldılar deniz’ler kadar

memleketti her şey
onlar için

kavgaydı
uyku tutmaz geceleri

karaydı
budaktan sakınmadıkları gözleri

razıydı
taşın altına girmeye elleri

bu yüzden dalgalanırlar
yüreğimizin başkaldıran yerinde

bu yüzdendir mayıslarda
başımıza taç etmemiz

“gülünün solduğu akşam”lar
acılara yığılıp
kırmızı gül dikmemiz…

Kıyı Dergisi, Sayı: 216, Eylül - Ekim 2010
"Al Buyur Canımdan Yak" adlı kitabından
Can CEYLAN

Ruhi Türkyılmaz Şiir Ödülü


Kıyı 50. Yıl Etkinlikleri
Ruhi Türkyılmaz Şiir Ödülü

       50. yılını kutlamaya hazırlanan Kıyı dergisi, yazın alanında değişik türlerde pek çok yapıtı bulunan, 50 yıldır kültür-sanat dünyasının güzelleşmesine ürünleriyle katkıda bulunan, sanat yaşamının büyük bir bölümünü geçirdiği Almanya’da oluşturduğu yazınsal birikimleri bu alana gönül verenlerle paylaşıp yapıtlara dönüştüren şair Ruhi Türkyılmaz adına bir şiir yarışması düzenlemiştir. Yarışma önümüzdeki yıllarda sırasıyla öykü ve roman dallarında dönüşümlü olarak sürdürülecektir. Ödül, 2011’de Kıyının yayım tarihinin 50. yılında şiir dalında verilecek.

Yarışma Koşulları: 

       1- Ödüle aday olan yapıtlarda çağdaş bir dünya görüşü, şiirin gerektirdiği estetik ve dil bilinci temel ölçüt olacaktır.
       2- 1 Ocak 2010-1 Nisan 2011 tarihleri arasında yayımlanan şiir kitapları ya da kitap  oylumundaki (en az 30 şiirden oluşan) şiir dosyaları ile ödüle aday olunabilir.
        3- Son başvuru tarihi 1 Nisan 2011’dir.
      4- Ödüle katılacak kitap ya da dosyanın 5 örneğinin katılımcı  ya da onun yetkili kıldığı yayınevi tarafından bir başvuru dilekçesi eşliğinde, bir özgeçmiş ve iletişim bilgileriyle birlikte, verilen adrese ulaştırılması gerekmektedir.
       5- Seçici Kurul: Ahmet Özer, Ali Mustafa, Ayten Mutlu, Çiğdem Sezer ve İbrahim Dizman’dan oluşmaktadır.
       6- Ödül, 3.000 (üç bin) TL’dir. Ödül, yarışmayı kazanan yapıtın sahibine, 2011’de Trabzon’da düzenlenecek “50. Yılında Kıyı” etkinliklerinde (Tarih sonra bildirilecektir.) bir plaket ile birlikte verilecektir.
       7- Ödül bölüştürülmeyecektir.
       8- Ödüle katılan kitaplar ve dosyalar, sahiplerine geri gönderilmeyecektir.

Kitap ve dosya gönderme adresi:

Ahmet Özer, Uğur Mumcu Mah. 1589 Sokak, Umut Sitesi No: 36 Batıkent-Ankara

 e posta: ahmetozer46@gmail.com