30 Ekim 2012 Salı

MEHMET RAYMAN

                                        

(1 Ocak 1956, Bebek köyü, Sarıkaya / Yozgat  - ) 


İlköğrenimini Bebek Köyü'nde tamamladı. Sarıkaya Ortaokulu ve Yozgat Lisesi'ni bitirdi. Gazi Eğitim Ens. Türkçe Bölümü'nün ardından Anadolu Üni. Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi. MTA Genel Müdürlüğü'nde memur alarak çalıştı. BESAM, Türkiye Edebiyatçılar Derneği ve Dil Derneği üyesidir. İzmir’de yaşıyor. 

Şiirleri Ada, Adabelen, Afrodisyas Sanat, Akatalpa, Akdeniz Edebiyat, Akpınar, Alakarga, Alelacayip, Amanos Yazıları, Anadil, Andız, Ardıçkuşu, Aykırısanat, Ayna İnsan, Az Edebiyat, Bahçe, Bakış, Berfin Bahar, Beşparmak, BH Sanat, Bireylikler, Cumhuriyet Kitap, Cüneyne, Çağdaş Türk Dili, Çalı, Çayyolu, Çıngı, Çıtlık, Çini Kitap, Damar, Deliler Teknesi, Denizsuyukâsesi, Didimbik, Dikili Ekin, Dört Renk, Duygu Seli, Edebiyat Nöbeti, Eliz Edebiyat, Emeğin Sanatı (e-dergi), Form Edebiyat, Gediz, Hâr, Havuz, Ihlamur, İdakörfez, İleri, İmece Edebiyat, İmgelem, İnsancıl, Karakedi, Kasaba Sanat, Kasaba'dan Esinti, Kerkenez, Kıyı, Kirpi, Koridor, Korsan Edebiyat, Koza, Kum, Kurşun Kalem, Lacivert, Maki, Mavi Dergi, Mor Taka, Mühür, Nif Sanat, Onaltıkırkbeş, Papirüs, Patika, Rıhtım, Sarıkaya, Sarızeybek, Sarmal Çevrim, Sert Sessiz, Sevgi Çiçeği, S’imge, Sincan İstasyonu, Sombahar, Şair Çıkmazı, Şehir, Şiiri Özlüyorum, Tay, Temren, Tmolos Edebiyat, Trabzon BKS, Tuna, Türk Dili, Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi, Ücra, Ünlem, Üvercinka, Varlık, Yaba, Yasakmeyve, Yeniyazı, Yokuş  vb. dergi ve fanzinlerde yayımlandı. Şiirleriyle çeşitli yıllık ve antolojilerde yer aldı. 

Ödül: Çalı Dergisi'nin açmış olduğu Yirce Şiir Yarışması'nda ikincilik ödülünü ve Yozgat Şiir Yarışması'nda ikincilik ödülünü aldı.

Yapıtları: Şiir: .*Kendi Biten, 2000 *Asuman, 2004 *Harfine, Ank.: Kanguru, 2009 *Güz Güneşi, İst.: Mühür, 2011 *Yasaklı Düşler, İst.: Komşu, 2012 *Dumanlı Kuvars, İst.: Mühür, 2015 *Ferfene, Ank.: Klaros, 2021 *Beşik Sırtı, Ank.: Klaros, 2021 *Güz Kumrusu, Ank.: Klaros, 2021 *Çıkış Kapısı, Ank.: Klaros,  2021

Ortak Kitap: *8. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali Şiir Seçkisi

Kaynaklar: BF, 18 Ağustos 2022.

Hazırlayan: Şükrü Kırkağaç
*20 Ağustos 2022 tarihinde güncellendi.

Şiirlerinden Seçmeler:


AYTEN

Türküsü suyla gelir
Gökleri kanat kanat geçer
Adanın kekik kokulu taşından
Köpüklenir yüreğim ayten
Islığın yedi renginden
Köprü kurarım uçurumlara
Çocuklar gibi gülümser meşeler.

Tan zamanı göğsünden yukarısı
Yemyeşil otlara yakışır günküpesi
Sis çöken kuytuların çisentisine
Güneşi çağırdım bir öğlen üzeri
Ayteni sordum dediler o zambak güzelini
Az önce kaptı göklerin pirensi.

Çekildim yine kayanın kovuğuna
Öyle buruk falan değil içim
Bu toprakların sürgünlerine
Su taşıdım damarım yettiğince
Kışladım yaz oldum tohumdan
Öğrendim özgürlüğün gökyüzünü.                       

BARDACIK İNCİRİ

güz günü
bir çalımla geçiyor
bozkırı sıyıran kara tren

ninem renkleri karıçtırmış
kavanozlara doldurmuş yazını
bir yorgunluk çayı demlemişler
bardacık inciri gibi
eşiğin üstüne kurulmuş kadınlar

sözüm bir ayar
dilime çok yalvardım
olur olmaz yerde görünme
sakız ağacına vuran güneşim
çamların arasından açılmış denize

bizden aldılar bakır sinileri
kararmış dediler üstelik gümüşe
karaların altında yatarmış meğer
içine dönük bir sömürü
kap kacak derken elden çıktı helke

içi akıyor denize
hem de dokunarak geçmişine
Akatalpa, Sayı: 158, Şubat 2013

DAMÇİÇEĞİ

uzun düşün
kısa yorumu yapılıyor
bu günlerde.

kapıları gıvık evlerin
akşamları uzar gider
geniş sahanlarda yenir
tahta sofraları
ortalayan yemekler.

bestesi destesi yerinde
yaşamı koyma benim önüme
kimler üstüne söylenmiş
onca atasözleri deyimler
bastığımız toprakların
yükseliyor kanı şekeri.

dilim acıyı tanıyor
kuşdilini benden iyi biliyor
anamla babamdan sonra
hep seni sürdüm ileri
esenle gezenin yaprağını
çevirdim tam bin sayfa.

ayın üstüne su damlamış
hemen eşiğimizden başlıyor oyuklar
dam çiçekleri kökünüz dışarıda
kollarınızı uzatın yollara.

Akatalpa, Sayı: 128, Ağustos 2010

GÜNDEM

bir gündem yaratıyor ağaç
yaprağı dala ekli
çiçeğini atıyor yola.

alınan kararların defterini
tutuyor yerin altında su.

solucan açtığı yolun
toprağından arınmış
bir sicim ay ışığında.

eğreti işlerin sokağında
kızoğlan işkolunu yürütüyor
evin yolu hep çamur soylu.

temel bizden olsun
göklerden kurulmuş çatıların
çevreni bir erdem.

bir çıkın alıç topladım
çilli kızın parmak uçlarından
ıssızlığın katmanlarına düştü yolum.

Akatalpa, Sayı: 125, Mayıs 2010

ÖZGÜR KIL BENİ

hangi dağ yüksektir
hiroşimadan
ne zaman okyanustan
başımı çıkarıp yukarı baksam
çekik gözlerin külünü
soğutuyor deli esen rüzgar.

toprağın anası kadar
özgür olmadıktan sonra
ormanların uğultusuyla
nasıl büyütürüz çocukları.

kıyıları telkare gümüş işlemeli
özgür bir allende vardı
bir şili ülkesinde
düştü halkın önüne

ekinlere yel değdikçe
göverdi buğdayın şairi
neruda başağını uzattı nazıma.

dalgalı saçlarında ülkenin rüzgarı
nazımı düşün düşün damları
alnından güvercinler uçururdu
her sabah kalktığında.

çilemiş otların pasını
sildi bir atlas mendille
sömürgeci iskemlesini kırdı yaktı
külünü savurdu akdenizden öte.

sonsuza açılan kapı
şu gördüğün taşlar
bencileyin şiiri
dini sini aynı yamaçta
yazıyı bozuyor gözyaşları.

silinmiş nice yollar
çekilen acıdan ötürü
kayıp kuyuların kapağı
bize kaç im uzakta
öncesi sorası bir tarih
işte asılı duvarda.

TAÇ ÇEVİRME

tıngır elek tıngır sac
günlerim geçti
çadır kurdum gurbet ele
çatlak küplere
yapıştırdım dilimi
değişti yüzümün rengi
yan işlerin
ucu hep yere değermiş
toprağın derdi kaldırımla
gecenin karanlığı
sinmiş atımın donuna
poyraza dökmüş yelesini
kalay tutmuyor sahanlar
bakırın tadını küle değişir
gereksiz yere katılan boya
sülüklü çayırın suyunu
ılıman dilimle yokluyorum
gün kapısı taç çevirme

Akatalpa, Sayı: 170, Şubat 2014

YAZILIM

kimse bilmiyor
yarım elmadan düşen çekirdeği
dudaktan soyutlanmış öpücük sandım seni
içim kırk yasin okumalı bir cüz
kırk birincisi yeni patlamış bir gül

yağmura yaslı dağından süzüldüm
bağına varana kadar göğsümün üstü taş yığını
oysa saçlarını taradığın aynada saklıyım ben
kaynağımızdan gelen ışığın evreniyle bir kuytularımız
bir düşün yumağını sardım üstüme

dilime bir harf ekle
yazılım hatası dediğiniz benler
aslında duruyor yerinde
kumaşın biçiminden havlanmış topucuğunu
kimselere göstermeden kopardım yine
göz seğirmesi kirpiğini düşürdüm yere

bir yıldız kayar
hiçliğinden söz eden olmaz bi kere
sen olursun yazılımsız ağaran günlerin parıltısı
hiç bilmediğin bir ülkede yaran derinleşir
önce seni çekerler kuyuların içine
suskun bir adam oluruz bizler
uğultusu gelen ormanlardan yürüdüm
daha bir yol bulamadım kendime


Akatalpa, Sayı: 162, Haziran 2013

Hiç yorum yok: