21 Nisan 2014 Pazartesi

ERDİNÇ DİNÇER




      Ordu’da yaşıyor.
      Şiirleri, Akatalpa, Bireylikler, Gediz, Mor Taka, Şiiri Özlüyorum vb. gibi dergilerde yayımlandı.
Yapıtları:
Şiir Kitapları:
& Travma Bitti (2013, Komşu Yayınları: 182, Yasakmeyve Şiir Dizisi: 116, İst., 56 s.; Genel Yayın Yönetmeni: Enver Ercan)

Şiirlerinden Seçmeler:

ANTUAN’IN GÜVERCİNLERİ

bir aynayı çoğaltırım ben sesim asılı durur nar ağaçlarının gölgesinde
içime yaprak yaprak düşen sözcükler bilmelisiniz yontulmuş bir kibardır insan
ayak uçlarından saçlarına değin bir paket gibi duran gövdem
okul sıralarında bağlamıştır ellerini sallanan koltuklarda dönerken zaman
nasıl aksın ki bu şiir nasıl kanatlansın nasıl uçsun avcıların saçmaları ardından

ben söylenmiş onca sözüm nesiller boyunca dolaştım rüzgârlarla
adımı aldı doğan her çocuk bakışımı yürüyüşümü düşüncelerimi sonra
yontulmuş bir kibardır insan bir keskinin ucunda düşürmüştür taşlarını
ve içinden kanayan bir ağacın uzanmasıdır göğe

koş antuan(*) koş uçur avuçlarından güvercinleri
yol henüz çok uzun sen düşünme sözcükleri

“Travma Bitti” adlı kitabından

BOMONTİ YALNIZLIĞI

evlerin çatısı yok bunu bilmen lazım
ikimizin bir elbiseye girmesi kadar tuhaf şu hayat
bir bomonti yalnızlığı var içimde sevgilim
ne yapsam atamıyorum üzerimden

laleler topluyorum arnavut kaldırımlı bahçelerden
sokağa taşan ağaçların fotoğrafını çekiyorum
uyumuyorum ki hiç geceleri öyle saatlerce oturuyorum
bir bomonti yalnızlığı var içimde sevgilim
nedensiz de ağlayabilirim yani

bak bu tuale bu resmi senin için çizdim

gece yarısı bir çığlık hem de elleri olan bir çığlık
bir evi yarıyor geçiyor sonra tüm sokağı yerle bir ediyor
sonra mahalleyi ve caddeyi ve sonra
takımlar içinde adamlar ve etekli kadınlar
evrak çantalarıyla siyah, hiç bir şey olmamış gibi işe gidiyor
yemek yiyor ve saatlerce…

içimde bir bomonti yalnızlığı var sevgilim
bu tuali ateşe verebilirim

perdeleri çekmek lüzumsuz, herkes neler yaşandığını biliyor
denizden çıkmış bir çinekop ızgarası kadar tuhaf şu hayat
ben susuyorum sen susuyorsun içimiz incir kanıyor
bir oda dolusu kitap öyle duruyor

“Travma Bitti” adlı kitabından


NADİR AŞÇI


(1 Mart 1977,Tefenni / Burdur - )


       İlk ve orta öğrenimini Antalya’da tamamladı. 1999 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nü bitirdi. Aynı yıl göreve başladı. Evli ve iki çocuk babası. Trabzon’da yaşıyor.
       Şiirleri ve yazıları Ada, Ay Vakti, Dergâh, İtibar, Türk Edebiyatı gibi dergilerde yayımlandı.
Yapıtları:
Şiir Kitapları:
& Gölgede Kırk (2011, Serander Yayınları, 58 s.)
& Fi’d Dünya (2013, Granada Kitap, İst., 80 s.)
Kaynaklar:
A   
Hakkında Yazılan Yazılar:
1  
Hakkında Yazılan Yazılardan Alıntılar:
/   
Yazarla Yapılan Söyleşiler:
J   
Şiir Hakkındaki Düşünceleri:
ü   
Şiirlerinden Seçmeler:

KUŞ UÇUMU

yükte hafif, pahada ağır inceden nükte
insan böyle bir şey, düştüğü kuyudan derin
vefa âh! veda'dan sonra geliyor sözlükte
zaman, kalbini kırıp da geçiyor günlerin

kimden almışsam bu alınganlığı boşuna
aynı taksimde nefes tüketip duruyor ney
ipekten bir elbise dikip giydirsem şuna
olsa da kar oluyor, dağın büyüttüğü şey

yıkılan her ne varsa, buna yüzüm de dâhil
olduğu gibi kalıyor yıkıldığı yerde
eksik tartan terazi kadar aldatmıyor dil
kuş uçumu öyle yakın cennet, herkes nerde


“Fi’d Dünya” adlı kitabından

HAYRİYE ÜNAL


(6 Ekim 1973, Afyonkarahisar - )


       Aslen Fethiyeli. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1997 yılında ODTÜ Matematik Bölümünden mezun oldu. Çeşitli işlerde çalıştı. 2004 yılından bu yana düzeltmenlik yapıyor.
       Yazı hayatına 1997 yılında Hece dergisinde İngilizceden çeviriler yaparak başladı. İlk şiiri “Gözleri Kamaşanlar İçin Üç Kısa Şarkı”, Hece dergisinde (Eylül 1997) yayımlandı. Daha sonra şiirleri, öyküleri, yazıları, çevirileri ve söyleşileri Aşkar, Atlılar, Bakmaklar, Beyaz Manto, Çağdaş Eleştiri, Dergâh, DevinimLX, Edebistan, Edebiyat ve Eleştiri, Edebiyat Otağı, ğ, Hacı Şair, Hece, Hece Öykü, Heves, İpek Dili, İstanbul, Karagöz, Kaşgar, Kırklar, Kitap-lık, Kökler, Kuyudaki Koro, Mahalle Mektebi, Mesai Sanat, Mor Taka, Natama, Öteki-siz, Roman Kahramanları, Son Duvar, Türk Dili, Ücra, Üçüncü Mevki, Varlık, Yasakmeyve, Yazı, Yedi İklim, Yeni Şafak Kitap, Yeniyazı, Yönelişler vb. gibi dergi, fanzin, gazete ve eklerinde yayımlandı, yayımlanıyor.  Yazı çalışmalarını, özellikle modern Türk şiiri üzerine yoğunlaştırdı. Turgut Uyar, Sezai Karakoç, Ece Ayhan, İlhan Berk, Ülkü Tamer, Cahit Zarifoğlu gibi modern Türk şiirinin önemli temsilcileri ile ilgili incelemeler yaptı. Bunun yanı sıra, roman, hikâye ve sinema üzerine eleştirel denemeler yazdı. Hece dergisinde “Takip Mesafesi” adlı bölümde şiir eleştirileri ve dergi değerlendirmeleri yapıyor.
Ödülleri: “Gerekli Açıklama” adlı kitabıyla 2010 Türkiye Yazarlar Birliği Yılın Şiir Kitabı Ödülü’nü aldı.
Yapıtları:
Şiir Kitapları:
& Saçları Vardır Aşkın (2000, Dergâh Yayınları, İst.)
& Âdemin Kızlarından Biri (2003, Birun Yayınları, İst., 88 s.)
& Sert Geçecek Bu Kış (2006, Hece Yayınları, Ank., 128 s.)
& Gerekli Açıklama (2010, Hece Yayınları, Ank., 144 s.)
& Şimdi Aşk Ebediyyen Değişir (2013, Pan Yayıncılık, İst., 112 s.)
      İnceleme Kitabı:
& Eşikteki Özgürlük-Çoksesli Şiir (2011, Hece Yayınları, Ank.)
& Tahlil Tahrip İnşa – Modern Şiir Eleştirileri (2011, Hece Yayınları, Ank.)
      Katkıda Bulunduğu Kitaplar:
& Şairin Şemsiyesi
Kaynaklar:

13 Nisan 2014 Pazar

EMİN KAYA

(26 Ocak 1980, Batman - )

 İlkokulu Batman'da okuduktan sonra, orta ve liseyi yatılı olarak Siirt'in Şirvan ilçesinde tamamladı. Çanakkale 18 Mart Üni. Eğitim Fak. Türkçe Öğretmenliği mezunu. Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde Türkçe öğretmeni görev olarak yapyor.
Şiirleri; Akatalpa, Akbük, Akköy, Beri Gel Oğlan Beri Gel, Bireylikler, Mor Taka, Sözcükler, Şair Çıkmazı, Şiiri Özlüyorum, Varlık, Yeniyazı vb. dergi ve fanzinlerde yayımlandı.
Ödül: Arkadaş Z. Özger Şiir Ödülü ve Homeros Şiir Ödülü’nde övgüye değer bulundu. 2011 Ali Rıza Ertan Şiir Ödülü’nü, "Yırtık Devrim" adlı dosyasıyla yayımlanmamış dosya dalında, 2018 Kemal Özer Şiir Ödülü'nü aldı.
Yapıtları: Şiir: *Akvaryum Konuşkanı, Noktürn, İst.: 2012 *Beni O Uysal Kuyuda Unutmayacaktın, Komşu, İst.: 2016 *Yırtık Devrim, Klaros, Ank.: 2021

Hazırlayan: Şükrü Kırkağaç

*22 Mayıs 2022 tarihinde güncellendi.




Şiirlerinden Seçmeler:

AKVARYUM KONUŞKANI

ağzı bir akvaryum konuşkanı
      dilinin her kelimesi tuzda eriyen o adam
mıydı kökünden kopardığı merhabaları
yüzüne kör jiletlerle okutan

o adam mı yarası süt taşıran kadına
sentetik sutyen aldıran çayını şeker kamışıyla öldüren
rastgele bir atmosfer olayında
mermer bir leyleğe tuzlu maviler söyleten
o mu mardin – batman yolunda sol bacağıyla
bir kadının kalçasını terleten

incecik tütünü dudağında
ana avrat dişlerinde devlet öğüten o adam mıydı
zambakgillerden mührüsüleymanı seven
şehirlerden mardin’i
durmadan kasıklarını döven sancıyı
o adam aynanın yüzüne gül kazıtan
senin yüzüne kanayan ırmak

durup bağırdığın her kuyuya
bir İsmail gömdüğün o adam mıydı
kendi zindan seni bir mermere düşüren

“Akvaryum Konuşkanı” adlı kitabından




       

KAVUĞUNDA PİŞEKÂR / EMİR İLHAN

Kitabın künyesi:
Yayınevi: Komşu Yayınları: 173, Yasakmeyve: 120, Şiir Dizisi: 112
Basım Yılı: 2013
Genel Yayın Yönetmeni: Enver Ercan
Editör: Gülce Başer
Sayfa sayısı: 84
Basım yeri: İstanbul
Fiyatı: 12 Tl.

Kitaptan iki şiir;

HECE TAŞI

Değilim bu yolun yolcusu
İndiriyorum silahımı
Ne olur kalsın süngüsü

Yıldız kesiği alnımdan, gece akıyor
Dayanamıyorum ana!
Kırış kırış ve terli, bir yere yaslanamıyorum

Yok hiçbir duvarda ya da ağaçta akan zamanın ninnisi
Göğsünden süt içtiğim günden öteye gidemiyorum
Bir pencere açık,
Her taraf ışık
Yalnız içeri bakıyorum

Kör oldum
Felçli bir damar ufukları siliyor
Dağa taşa salamıyorum adımı
Hain bir rüzgâr kesiyor adımımı
Ana! Ben tam şurada kaldım
Gömülsün alnıma kelimelerinin hece taşısı

“Kavuğunda Pişekâr” adlı kitabından

SHE LEFT HOME

Evi bırakıp git
Beni bırakıp gitme
Sırtımda taşırım masayı, ocağı, yatağı

Beni bırak git
Evi bırakıp gitme
Atarım suskunluğu, yol bilmezliği, halden anlamazlığı

Gitme de git
Ol burada
Sökerim pervazlardan bütün onulmazlığı

“Kavuğunda Pişekâr” adlı kitabından
Emir İlhan


4 Nisan 2014 Cuma

SÜRGÜNDEKİ ŞİİR / SERVET GÜNDOĞDU



                                                       Burhanettin Tatar’a

Dil açılmakta kendine, ya bir gök ya da bir baht
Gibi kendine açılmakta, şimdi her şey daha güç
Daha uzak şimdi bir bağ ya da bahçe! Gizlenen
Nerde? İşte şuracıkta bir şimdiydi, şimdiyse nerde?

Bilinmez! Kayıp gidenin yerinde ya da başka bir yerde
İse söyle;-söyle ki ben seni dinlemekte, sen beni âh
Bir bağ ya da bahçe gibi tutmaktasın kendinde ya da
Başka bir derde başlarız biz de bir başka sürgünde…

Zamanın üstünde eyleşir oynarız, kim kimden kaçışır, kim…
Kimi yakalar? Dil düşer âh zamanın üstüne zaman dağılır!
Ve biz üstünde eyleşir oynarız zamanın;- Dil bir hediye gibi
Açılmakta kendine ve biz bize döneriz sürgündeki şiirde!


“Sürgündeki Şiir” adlı kitabından
Servet Gündoğdu



SERVET GÜNDOĞDU

(24 Mayıs 1985, Vezirköprü / Samsun - )


              Fatma Hanım ile Ahmet Gündoğdu’nun oğlu. Vezirköprü Anadolu Lisesi’nden ve 19 Mayıs Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. 2012 yılında, 19 Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Yeni Türk Edebiyatı Bilim Dalında “Huzur ve Ulysses’te Derin Semantik Olarak Zaman Sorunu” adlı yüksek lisans tezini tamamladı.  Halen 19 Mayıs Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde “Şiirin Özgünlüğü Bağlamında Poetika Sorunu” isimli doktora çalışmasını yürütmekte ve araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır. Granada Edebiyat Dergisi’nin editörüdür.
       İlk şiirleri Varlık, Temrin ve Türk Edebiyatı dergilerinde yayımlandı. Şiirleri, yazıları ve söyleşileri Ayraç, Granada, Haberexen, Hece, Star, Temrin, The Human, Türk Edebiyatı, Varlık gibi dergilerde yayımlandı.
       Ödülleri: “Sürgündeki Şiir” isimli şiir dosyası 2012 Homeros Jüri Özel Ödülü’nü kazandı. “Genç Şairin Ölümü” isimli dosyası 2013 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri’nde şiir dalında ‘dikkate değer’ bulundu.
Yapıtları:
Şiir Kitapları:
& Sürgündeki Şiir (2012, Granada Yayınları, İst.)
& Alacakaranlık Düşleri (2014, Palto Yayınevi, İst., 77 s.)
       Derleme:
& “Çağdaş Türkiye’de Muhafazakâr Sanat Sorunu: Perspektifler ve Diyaloglar” (2013, Granada Yayınları, İst.)
Kaynaklar:

DUA VE ALLAH
     
                             Bekir Şakir Konyalı’ya…                            
                    
                               ‘Allah terk etmesin kalbi’
                               F.H. Dağlarca

Siyah ayna ve aşina toprak
Sen hiç sana kaldın mı gölgelerinden
bu yüzden –derin ve uzak-
Allah dolmuştur hangi şiire kafiyelerinden

Çoğul bulut ve kırık lale
Sen hiç orada sıkıldın mı varlığından
Bu yüzden –ıslak ve göçebe-
Bir kuş konmuştur gemiye dalgalarından

Hafif orman ve kesik lamba
Sen hiç bölündün mü aynalarından
Bu yüzden –kayıp ve yakın-
Bir el dokunmuştur şehre masallarından

Varlık Dergisi, Eylül 2011, Sayı: 1248
“Sürgündeki Şiir” adlı kitabından


YALIN OKUMA

                                         V. Hüseyin Kaya’ya

Sesinle incelen sularda yüzdüm
Ve sözlerinle yıkandım,
Diline sürtündü tenim,
Korkularına dokundu
Bir dağa iner gibi
Dağa iner gibi
İner gibi
Kalbime
İndi
Şiir-
Ben okumasını bilmem ki!

Tenha taş ve yırtık gök, hepsi
Beni bir leşi örter gibi örttüler
Zamana döndüm ve bir dilin hıncını
Hangi şairden çıkardım?
Ben okumasını bilmem ki!

     Temrin Dergisi, Aralık 2011, Sayı: 44
     “Sürgündeki Şiir” adlı kitabından