11 Temmuz 2020 Cumartesi

NİLÜFER AÇILAN YILDIZ


(6 Mart 1963, Felahiye /Kayseri - )

On yıl öğretmenlik, yedi yıl ticaret yaptı.
Şiir ve yazıları Herfene, Kurgan, Kümbet gibi dergilerde yayımlandı.
Yapıtları: Şiir: *Nokta, Arkaoda, 2006 *Yüreğimin İçinde Yürüyorum, Arkaoda, 2006 *Sıfır Kapıları, İkinci Adam, İst.: 2013 *Katrenin Eteğinde, Noktürn, İst.: 2017 *Aybeniz, Temren, İzmir: 2019 *İlka, Temren, İzmir: 2019 *Komşu Sesler, Klaros, Ank.: 2020.
Roman: İstasyon (2014, İkinci Adam Yayınları, İst.: 2014 *Kuantik Yaşam (2017, Noktürn Yayıncılık, İst.: 2017.
Kaynaklar: Katrenin Eteğinde, Noktürn, İst.: 2017; İlka, Temren, İzmir: 2019.

HALİT PAYZA


(23 Ağustos 1958, Aydın - )

İlk, orta ve lise öğrenimini Aydın'da tamamladı. Maliyedeki görevinden emekli oldu. Aydın'da yaşıyor; evli.
İlk öyküsü İzmir'de çıkan Dönemeç adlı edebiyat dergisinde yayımlandı. Öykü, deneme ve kitap tanıtım yazıları; Afrodisyas Sanat, Akköy, Altzine, Anafilya, Aydınlık, Aydınlık Kitap, Berfin Bahar, Beşparmak, Cumhuriyet Kitap, Çağdaş Türk Dili, Çağdaş Yaşam, Dönemeç, Düşün Yazıları, Düşünbil, Edebiyat Nöbeti, Ege Yakası, Evrensel, Gerçek Edebiyat, Güney, İzmir Edebiyat İşliği Öykü Dergisi, Kar, Kasaba Sanat, Kıyı, Korugan, Kurgu, Kül Öykü, Libido, Mavi Güvercin, Meluşa Öykü, Nif Sanat, Notos Öykü, Patika, Telgrafhane, Tersakan Toros, Tmolos Edebiyat, Üvercinka, Varlık, Yalın Ses, Yaşam Sanat, Yeni Dönem gibi dergilerle Edebiyat Haber, Gerçek Edebiyat, Oggito gibi internet portallarında  yayımlandı.
Ödül: "Arp Çalan Kadın" adlı öyküsüyle 2007 Ümit Kaftancıoğlu Öykü Yarışması’nda ve "Denizde" adlı öyküsüyle Foça Belediyesi’nce düzenlenen ‘2008 yılı Deniz Öyküleri Yarışması’nda “mansiyon”, 'Kod Adı: İsyan" öyküsüyle 2013 AE Bilimkurgu Kısa Öykü Yarışması'nda birincilik ödülü aldı.
Yapıtları: Roman: *İşgal ve İsyan-İzmir'in İşgalinden Milli Mücadeleye, İlkim Ozan, İst.: 2015 *Çerkes Ethem-Puslu Hava, İlkim Ozan, İst.: 2018 *Hiroşima'daki Küçük Çocuk Nagasaki'deki Şişman Adam, Japon, 2019 *Çöl Fedaisi Kuşçubaşı Eşref, Tarihçi Ktb.: İst.: 2019.
Öykü: *Emine'yi Öldürmek, İlkim Ozan, İst.: 2016 *Dostoyevski Ölmeli, Klaros, 2020 *Kemal'in Askerleri, İzan, Ank.: 2020.
Deneme: *Kelebeğin Ömrü ve Ölümü, İlkim Ozan, İst.: 2012 *Bir Tutam Saç Bir Altın Yüzük, Tekin, İst.: 2012 *Bilincin Tuhaf Nesnesi, Klaros, Ank.: 2020 *Shakespeare Var mıydı Yok muydu?, Klaros, Ank.: 2020
Katkıda Bulunduğu Kitaplar: *Acı Dağlar/Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülleri-2007, “Arp Çalan Kadın" adlı öyküsüyle, Yalın Ses, 2007 *Açlık ve Emperyalizm, "Endüstri Uygarlığı Yalanı" adlı makalesiyle, İlkim Ozan, 2011 *Ülkü Tamer Çukurova Ödülü 2014, “Ülkü Tamer İçin Kısa Yazı Uzun Başlık: Hem Dersini Bilmiyor Hem de Şişman Herkesten" adlı denemesi ile, Çukurova Sanat Girişimi, 2014 *Ölüm Vardiyası -37 Yazardan Soma’nın Öyküsü, “Mor Dilara” öyküsüyle, Tilki, 2014. 
Kaynaklar: Tekin Yayınevi internet sitesi, erişim tarihi: 11 Temmuz 2020.


3 Temmuz 2020 Cuma

MUSTAFA ŞAHİN

(1962, Malatya - )

AÜ DTCF Urdu Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Gazete ve dergilerde çalıştı, uzun süre metin yazarlığı yaptı.
İlk yazısı Yeni Devir gazetesinde çıktı. Öyküleri ve denemeleri Dergâh, Gerçek Hayat, Hece, İzlenim, Mavera, Tezkire, Ülke gibi dergiler ile Haberiyat.com adlı haber portalında yayımlandı.
Yapıtları: Öykü: *Gömleği Yalnız, YKY, İst.: 2020.
Kaynaklar: Yapı Kredi Yayınları internet sitesi, erişim tarihi: 3 Temmuz 2020; Gömleği Yalnız, YKY, İst.: 2020. 

MUSTAFA ŞAHİN / GÖMLEĞİ YALNIZ


Mustafa Şahin'in ilk öykü kitabı "Gömleği Yalnız" YKY etiketiyle raflarda.

Tanıtım Bülteni:

Yapı Kredi Yayınları edebiyat dizisinden çıkan yeni öykü kitabı “Gömleği Yalnız”da Mustafa Şahin, aşınmış duygularını, bozulmuş rüyalarını gözden geçiren bireyin kederini öyküleştiriyor.

“Öznem, nesnem, yüklemim belli değil. Ders kitaplarına girecek sağlam bir cümle olacağıma, tamamlanmış bir söz olarak yağacağıma, kendime, rüyalarıma sarkan bir bulut oluyorum. Yağamıyorum, ama daha önemlisi gürleyemiyorum.”

Hiçbir Nisan, Kapandım, Refüj, Gömleği Yalnız, Kördüğüm, Önce Söz Yandı, Sayın Efendim, Emret Toprak, Düzelü, Benzinsiz, Gönül, Buradan Gidiyorum adlı öykülerden oluşan kitap, geçmiş günler üstüne bir uyumsuzun notları biçiminde yazılmış. Çoğu kent yaşamının yarattığı çaresizlik, bürokrasinin tükettiği idealler, yabancılaşma, insani erdemlerin yitimi gibi bir dizi mesele etrafında dönüyor. Giderek denemeye, günlüğe, yer yer şiire kayan kitapta alaycı bir neşe, çelişkilere ince bir çerçeve atan ironi öne çıkıyor.


30 Haziran 2020 Salı

HALİM ŞAFAK


 

(29 Eylül 1962, Milas/Muğla -) 

Şair, eleştirmen. Kıvılcım Giritli imzasını da kullandı. Müşküle Hanım ile çiftçi Recep Şanlıdağ’ın oğlu. Devrim İlkokulu (1973), Milas Merkez Ortaokulu (1977), Selimiye Lisesi'nde (İstanbul) okudu. 1980'de Samsun Veteriner Sağlık Teknisyenliği Lisesi’ni bitirdi. Anadolu Üni. Açık Öğretim Fakültesi mezunu (1997). Develi, Felahiye, Karahallı (Uşak), Talas, Sarız, Kayseri ve Bünyan’da veteriner sağlık teknikeri olarak çalıştı, 2005'te emekli oldu. Daha sonra Kayseri Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği'nde veteriner sağlık teknisyeni olarak çalıştı. Kavram Karmaşa (Aralık 2000- Kasım Aralık 2002, 13 sayı), İmlasız (Mayıs/Haziran 2003 - Temmuz/Ağustos 2004, 8 sayı) ve Postimlasız (1 sayı, Kasım/Aralık 2004, 1 sayı) dergilerini çıkardı. 2005'te Bireylikler (Mart/Nisan 2005) dergisini çıkarmaya başladı. 
İlk yazısı 1978'de Aydınlık gazetesinde; ilk şiirleri Milas’ta Önder ve Menteşe, Develi’de Seyrani gazetelerinde; Ankara’da Yaba, Öğretmen Dünyası, İstanbul’da Amatör Sanat, İzmir’de Dönem dergisinde yayımlandı. Şiir, yazı ve söyleşileri; Artıgerçek, Bireylikler, Birgün, Birikim, Damar, Eşik, Evrensel,  Gazete Duvar, Gösteri, İmlasız, Kavram Karmaşa, Kül, Öteki- siz,  Postimlasız, Üç Nokta, Varlık, Yazılı Günler, Yazıt, Yom Sanat gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. 2010'dan beri Milas Belediyesi'nin düzenlediği sanat ve edebiyat günlerinin moderatörlüğünü yürütüyor.
 Milas Belediyesi 21-22 Eylül 2018'de şair ve yazarlığının 40. yılı nedeniyle Halim Şafak Şanlıdağ adına "Evinin Avlusuna Unutmuş Yağmur ya da Acımasız Okur Halim Şafak" başlıklı sempozyum düzenledi. Ertuğrul Meşe’nin moderatörlüğünde yapılan sempozyumda; Altay Ömer Erdoğan, Yaşar Güneş, Gürsel Korat, Muzaffer Kale, Hayri K. Yetik, Murat Esmer, Ertuğrul Meşe, İlknur Meşe, Latife Tekin, Oktay Yivli ve Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat Halim Şafak’ın şiiri ve yazısı hakkında bildiri sundu. Erciyes Üniversitesi’nden Şirvan Güneri ve Özcan Gürbüz "Halim Şafak" belgeseli hazırladı. Sempozyumda sunulan bildiriler, yazılar, röportajlar Milas Belediyesi tarafından “Halim Şafak: Evinin Avlusuna Yağmayı Unutmuş Yağmur” başlığıyla kitaplaştırıldı.
Yapıtları: Şiir: *Kendini Kanatan Düşler, Yazıt, Ank: 1992 *Baştan Sona Susmak, Suteni, Ank.: 1996 *Bireylikler, Suteni, Ank.: 1999 *Kayıplar Kitabı, Suteni, Ank.: 2000 *Kendini Kanatan, İdil, Kayseri: 2004 *Bağırıp Çıkacağım Bu Hayatın İçinden, Kül, Ank.: 2006 *Yarım Gece, Karşı, İst.: 2010 *Zakkum Çağrısı, seçme şiirler, Milas Belediyesi, 2018.
Eleştiri: *Yolculuk Şiire, Suteni/Ekin Mtb., Ank.:, 1995 *Saptamalar Vurgular,  Suteni, Ank.: 1999 *Hayat ve Ölüm, Şiiri ve Yazısıyla 30. yılında Ahmet Erhan, İdil, Kayseri: 2006.
Antoloji: *Sarıçay'dan Ömür Uzatma Kahvesi'ne - Edebiyatta Milas, Milas Belediyesi, 2007.
Yayına Hazırladığı Kitaplar: Emin Akdamar, Parantezin İçindekiler, 2007 Nahit Ulvi Akgün Caddesi, Milas Belediyesi, 2010 *Gürleğen Dağ Rüzgarı: Maksut Doğan, Milas Belediyesi, 2011 *Maksut Doğan, Gürleyen Dağ Rüzgarı, Bütün Şiirleri, Milas Belediyesi, 2011 *Karyalı Şair: Muzaffer Kale, Milas Belediyesi, 2012 *Metin Akbaş: “Bir Us(l)anmaz Ozan”, 2012 *Şu Milas’ın İçinde Nazmi Yükselen, Milas Belediyesi, 2013 *Turan Erol: Duru Doğanın Ressamı, Milas Belediyesi, 2014 *Bireysel Milas Ansiklopedisi Kasaba Defterleri. c. 1, Milas Belediyesi, 2014 *Arkeoloji ve Aşkıdil Akarca'nın Emeği, Milas Belediyesi, 2015*Arap Saçından Telturlamaya Milas Yemek Kültürü, Muhammet Tokat ile, Milas Belediyesi, 2015 *Bireysel Milas Ansiklopedisi Kasaba Defterleri. c. 2, Milas Belediyesi, 2016 *Ses’in Dili: Tolga Çandar, Milas Belediyesi, 2016* Şehrin Görsel Belleği: Hasan Özgen, Milas Belediyesi, 2017 *Geçmişten Bugüne Bir Karacahisar Hikayesi, Ozan Nergiz'le, Milas Belediyesi, 2017 *Bireysel Milas Ansiklopedisi Kasaba Defterleri. c. 3, Milas Belediyesi, 2018 *Lirik Sözün Bestecisi: Zeki Duygulu, Milas Belediyesi, 2019 * Küçük İskender Kitabı, İkaros, İst.: 2019.
Hakkında Hazırlanan Kitaplar: *Evinin Avlusuna Yağmayı Unutmuş Yağmur, Haz. Ertuğrul Meşe, Milas Belediyesi, 2018.
Kaynaklar: Bilgi Formu, 1 Temmuz 2020; İhsan Işık, Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi, 2001, 2004; İhsan Işık Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi, 2006, gen. 2. bas. 2007; Aysel Yenidoğanay, Kendini Kanatan Düşler’le Gelen Ozan, Damar, Nisan 1993;  Muhsin Şener, Söz Şiire Gelir / Söz Şiire Kalır- Şiirin Diyalektiği, 1996; Fahrettin Koyuncu, Kendini Kanatan Düşler, Damar, Şubat 1997; Hayati Baki, Hayati Baki Şairlerle Konuşuyor, Kavram Karmaşa, Temmuz-Ağustos 1998;  Şakir Özüdoğru, Halim Şafak’la İmlasız Hakkında, Paragraf  Fanzin, Mart 2004; Özcan Erdoğan, “Kendini Kanatan İnsanım Ölüm Bile Bana Çok” Halim Şafak’la Söyleşi, Yom Sanat, Eylül-Ekim 2004;  Betül Tarıman, “Umutsuzlar Parkında Eski Bir Okul Kaçağı”, Cumhuriyet Kitap, S. 821, 10 Kasım 2005; Fuat Çiftçi, “Halim Şafak’la Söyleşi”, Varlık, Ağustos 2006; Yücel Kayıran, Halim Şafak’la Söyleşi, Hürriyet Gösteri, Şubat-Mart-Nisan 2017, S. 321; Halim Şafak: Evinin Avlusuna Yağmayı Unutmuş Yağmur, Haz. Ertuğrul Meşe, Milas Belediyesi, 2018; Halim Şafak Şanlıdağ,  Zakkum Çağrısı. Milas Belediyesi, 2018; Halim Şafak Şanlıdağ, Bireysel Milas Ansiklopedisi Kasaba Defterleri. 3 Cilt, Milas Belediyesi, 2014-2016-2018.

*3 Temmuz 2020 tarihinde güncellendi.

BİREYLİKLER, SAYI: 93



93. bireylikler çıkıyor!

"Memleket üstünde belirleyici olan çocukluk, onun algısı ve düşüncelerinin olduğu tekrarla tabii doğrudur ama bugün o çocukluk bizi mutlu eden bir şey ve durum olmayı hala sürdürse de hatta yazının asıl kaynaklarından, kışkırtıcılarından biri olsa da insani olmayan dünyaya, canlılara ve daha başka şeylere dönük değişen hatta insanın ve insan merkezliliğin aleyhine dünyanın lehine aşırılaşan ve olumsuzlaşan düşünce ve eylemler başta olmak üzere yarım yüz yılda oluşan/oluşturduğumuz ve biçim haline getirdiğimiz bireyliğimiz ve insanın artık değiştirilip dönüştürülemezliği (Gunther Anders) bırakın sorun olmayı tam bir çatışmanın ve çarpışmanın nedeni olmakta da gecikmeyecektir."h. şafak

"Biraz acizliği telafi gibi olacak ama insanın kendisinin ilk zamanlarını var eden, ama bir biçimde ondan ayrıldığı yere dair duyduğu sıla özleminden kaynaklanan kendine acıma duygusunun yarattığı travmaların girdabında debelenmek yerine, bir biçime o zamanki zaruretlerine bağlı olarak yaşamak zorunda kaldığı yerinden olmayı ya da yerinden olmaya zorlanmayı kendine bir eğitici-öğretici olarak görmesi ve bu durumun kendi gerçeği olduğunu kabul etmesi gerekir. Belki de adına kendim dediği şey, bu buruk ve kederli kabulde yatmaktadır." e. meşe

bireylikler'in bu sayısını:

*biryerli olmanın trajedisi-halim şafak
*salgaraya folyo-osman olmuş
*kendi olmanın yarası-ertuğrul meşe
*karantina-emel nişlioğlu
*j.joyce'un dünyasına yolculuk bir bakıma sürgünlüktü- sevim korkmaz
*kanser-nilcan altay
*memleket neresi hemşerim?-ejder demir
*endüstri 4.0-tamer gülbek
*iflah olmaz göçebeliğim-hayki k yetik
*köpekler ne ki insanın alıp da veremediği-reha yünlüel
*kamuran/sürgün günlerinde aşk-h. şafak
*arsen everekliyan
*byung-chul han'la görüşme-carmen sigüenza&estherre bolo,-çeviri:ayşen tekşen
*siyah başlıklı şiir-sonat rengimsu
*"derdime verem diyorlar"-ahmet oktay
*yıkılmış bir küfür saltanatı- oğuz ateşoğlu
*behçet-ahmet erhan
*yaşar  kemal'in insanları vıı- orhan emre
*dip sarnıç
*ketum kaptanın harbi kalbi- eren şahin
*"ben mi verdim hayata bu şeklini"-(arsen everekliyan'ın şiirleri üstüne) h. şafak
*övgü-deniz h. inşaatçı
*özer sarıoğlu ile görüşme- oktay emre
*gece konmaz- ferruh recai
*park- nurgül özlü
*tecrübesi var-mustafa şanlı
*"iri gözlerimde keder/kılıcımda hüzün"- musa yazıcı
*fırtına-kurtulmuşuz sanki-muzaffer kale

29 Haziran 2020 Pazartesi

ALİ ASKER BARUT'TAN ŞİİRLER

BİR YAZ DAHA ESKİR

Yağmur yemiş sırılsıklam bir karanfil
Bir tenhalığa gülümsüyor içimde
Henüz silinmemiş bir ay parçası
Çoktan aydınlanmış gökyüzünde
Ah Galata Kulesi!
Bizanslı sarışın çocuk!
Tıllardır hüzünle bakıyor denize.

Yükünü boşaltmış bir gemi geçiyor uzaktan
Evlerin denize açık pencerelerinde kadınlar
Ki her biri nasıl da yalnız
Dalıp dalıp gidiyorlar  pencerelerde
Yağmurun içinde ıpıslak bir gökkuşağı
Güvercinle doluyor
Üsküdar çarşısı.

"Yalnızlık gittiğin yoldan gelir"
Kana boyanır içimde
Bütün aşk kelimeleri
Günün ilk otobüsüyle son otobüsü arasında
Bir yaz daha eskir!
Ve ben artık başlasam da
Bitiremem, başladığım hiçbir şiiri.

"Aşağı Üsküdar" adlı kitabından
Ali Asker Barut

***

YÜZÜM BİR KENTİN ANI DEFTERİ

Ben ki ömrübillah at görmemiş bir nalbant
Hiç bir yere çıkmayan
Bir sokak hüznü içimde, güpegündüz
Temmuz bitti, Ağustos ortasına geldik ne çabuk
Asfalt yolun dibinde açmış
Sapı ziftli o gelincik
Bilmeyecek ne var
Gün gibi yalnızlık
Hangi sokağa girsem
Sonunda, kendime çıkıyorum gene
Üzgün bir kuşla üzülen bir gökyüzü üstümde
Ağzımın kenarında
Yılların kırgınlığıyla dolu
Üsküdarca bir gülümseme
Geri verecekmiş gibi eski sevincimi
– Günde kim bilir kaç defa –
Ha doğdu ha doğacak
Diye diye beklediğim güneş
Karşılayabilir mi sahi
İçimdeki beklentimi
Ben ki ömrübillah at görmemiş bir nalbant
Bir ara bir sevdayla az kımıldanır gibi oldu kalbim
Gidip çarşıdan sulayacak bir çiçek satın aldım o zaman
– Ne içindi şimdi hatırlamam –
Yüzüm, ilk satırı çoktan unutulmuş
Bir kentin anı defteri
Rakı başında – istemem –
Anmayın bidaha denizi menizi.

"Karanfil Kırıkları" adlı kitabından
Ali Asker Barut

ÜZGÜN BİR UÇURTMA

                            Ne yani çocuklar hiç gülmeyecekler mi
                                                                             Ece Ayhan


Altı on beş vapuruyla
Çıkartma yapan çocuklar Sirkeci’ye
Her sabah toplu bir yalnızlık halinde
Ayak basarlar Eminönü iskele alanına

Çoktan dağılmış bir okul önüne geldiklerinde
Kalbini kanata kanata anlatır orda
Her çocuk kendini

Yüzlerinin içinde incitilmiş bir deniz
En çok da annelerinden saklarlar
Bütün gece içine ağladıkları mendili

Neden sanki Güze erken yakalanır bir kuş yukarda, abi?!

Erkenden uyandırılan kaç çocuk
Kalbinin zarfında kirletilmiş bulur
Hayat yazılı tek fişini

Ve ama fısıldar ona tabiat
Asla bağırmayacaktır kalbindekini
Acı sürüyor çocukların diline baba bir devlet!..

Vapurun kıçına kurşunkalemle yazmışlardır
Göğün gürlüğüne elbette bir gün salacakları
Üzgün bir uçurtmanın adını.

"Yağmurlu Leylak" adlı kitabından
Ali Asker Barut

KIRIK MANDOLİN

Çağırıyorlar her taraftan her şekilde çağırıyorlar
Evlerden, sokaklardan
Külden bir kalple
Ucuz şarkılarla çağırıyorlar
Sigaralarını yakıp,
Derin derin içlerine çekerek
Çağırıyorlar

Acıların, nehir yollarından geri dönüyordu yalvacı
Ürktüm yarasını geceyle örten
Bir yarasanın karamsarlığından
Şairleri ölmüş kitaplar kadar yalnızdım
Lunaparkı sökülmüş,
Sökülürken bir çocuk gibi yalnız kalmış
Bir şehir kadar yalnızdım
Saçları oksijenle sarartılmış bir fahişeye sarılıp
Bütün gözyaşlarımı göğsünde ağladım

Gökyüzü üzerimden çekilmiş üşüyordum çünkü
Sevilmemiş yanlarımla üşüyordum
Çağrılmamış adımla
Üşüdükçe çağırıyordum
Yaralı bir çan
Ezik bir ezan gibi
Çok eski bir şarkıydı belki
Çok eski bir gramofonda ömrüm

Dünyaya verilmiş hüzünlü bir yanıtım:
Yüzüm!, üzgün güzlerden yapılmış solgun bir albüm
Biri şu iç(k)imi tazelesin
Küçük bir kız çocuğunun
Avucunda dirilmeye çalıştığı
Küçük bir ağustos böceği kalbim

Gökyüzünde çekilmiş gibi ayışığı ipe
Yağmur...
Mahzun bir melodiyle eşlik ediyor
İçimdeki kırık mandoline

"Ay Sözlüğü" adlı kitabından
Ali Asker Barut

HAZİN BİR ŞARKIYDI HAYAT

Geçer gri bir sabah daha
Geçer gri bir sabahtan
Geçer siyah bir gece daha
Geçer siyah bir geceden
Artık mektupları gelmeyen
Yalnız bir kenttir ölüm
Gül solar, kül soğur
Güzide bir güzde
Güzide bir güzde unutulur
Şık vücudum

Ayışığında on üç karga gökyüzünde
Saydım ayışığında on üç karga
Katıldılar şarkıma usulca karanlıkta
Tanrı yağmur yemiş ıslak kelimelerle konuşur
Tenhada kirpikleri efkârlı çocuklarla
Bakışlarında aktığı için suçlu
Bir suyun nü görüntüsü
Çalarken tek başına bir klarnet solosu
Yaralı bir rüzgâr gibi
Yaralı bir rüzgâr gibi yaralı bir akşamda
İpek bir düştü solduruldu herkes

Geçer gri bir sabah
Geçer gri bir sabahtan
Geçer siyah bir gece
Geçer siyah bir geceden
Tarihi bir çarşıda hatırlanan
En eski lehçedir ölüm
Tanrı susarken O’nun yerine şair konuşur:
Koşar açık bir yazıda bir ceylan avcısına gibi
Koşar insan koşar durmadan yenilgisine
Acılardan ve hüznünden kazandığı hızla

Ayışığında on üç karga gümüş bir çığlıktılar
Anlar gibiyim artık kirpikleri karla dolu
Bir kadının sesindeki solgunluğu
Alkolün sonuna doğru sözleri hep yeniden değişen
Hazin  bir şarkıydı hayat
Çalarken tek başına o klarnet solosu
Yaralı bir rüzgâr gibi yaralı bir akşamda
Herkesin kazdıkça kendinde cesetler bulduğu*

*ah! ayışığı boğulu çocuk hüzünleri
  ah! bir tabutla içime indirilen metal tabiat
   ah! herkesin dönüp içinde bir kırgınla buluştuğu

Adam Sanat, S. 174, Mayıs 2000
"Ay Sözlüğü" adlı kitabından
Ali Asker Barut

***

ÇEKİNGEN BİR AŞKA KARŞILIKLAR

- Kirpiklerinde kül var
Dansa kaldırıldığım yalnızlıkta
Kimse görmesin gözyaşlarımı

- Kirpiklerinde kül var
"Gökyüzüne çarpıp düşen kelebek"tim
Mutlulukla mutsuzluk arasında

- Kirpiklerinde kül var
Geç kaldığım bu aşkta
Senin neyin oluyorum ben şimdi

- Kirpiklerinde kül var
Alevler ortasında
İçin için yanarken
Kalbimin çıkardığı esti şiir

- Kirpiklerinde kül var
Gökyüzü ile yeryüzü arasında
Hüznün adresi diye
Tarif edildi yüzüm

- Kirpiklerinde kül var
Geceden gündüze artan
Üzgün bir ayışığından
Tutuştu bakışlarım

- Kirpiklerinde kül var
İkimizin arasında
Gökkuşağı açıyor
Alıngan bir yağmur

- Kirpiklerinde kül var
Sigaranı yaktığım vakit
Gözlerin neden mavi değil
İlla blau

"Sarhoş Böcek Şarkıları" adlı kitabından
Ali Asker Barut

ÇÜNKÜ ARTIK MÜMKÜN DEĞİL AŞK

Bu şehrin yağmurları mısra mısra ezberimde
Sisten bir kılıç kuşanmış şövalye yalnızlıkları
Aralıksız sonbahar, akşamın solgun dolunayında
Gecikmiş bir tren
Tek yolcusuyla giriyor İstanbul’a

Bu şehrin yağmurları mısra mısra ezberimde
Garda Attila İlhan’a benzeyen bir adam
Kendi mi içiyor rüzgâr mı
Belli değil sigarasını
Yakasında üşümüş zifiri bir karanfil
ne düşündüğü seçilmiyor

“Belki de rüya bütün umutlar”
Yasaklı bir şarkıcıdan
Kız Adil söylüyor gözyaşlarıyla
Karşılıksız hisler sokağında
Yanlış bir yağmurun iplerine dolaşmış
Kirpiklerinde kırılmış küçük yağmurlar, karanlıkta
Islığını kıssa çocukluğu ıpıssız kalıyor

Bu şehrin yağmurları mısra mısra ezberimde
Üzerinde zarif bir gökkuşağı
Yuttuğu denizi kusuyor boğulmuş bir martı
Düşürüp boynunu bir çöpçünün sıcak avucunda
Hayat affet! Kalbim hoş gör beni
Çünkü artık mümkün değil aşk
Çünkü artık mümkün değil şiir

"Sarhoş Böcek Şarkıları" adlı kitabından
Ali Asker Barut