16 Şubat 2020 Pazar

ASLI KONAÇ


(1988, Kıbrıs - )

Çevirmen. Ortaöğrenimini Türk Maarif Koleji’nde tamamladı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üni. Güzel Sanatlar Fak. Sinema ve Televizyon Bölümü’nü bitirdikten sonra, Glasgow Üniversitesi’nde çocuk edebiyatı alanında yüksek lisans yaptı. Çeviri yapmaya devam etmekle birlikte, çocuk edebiyatı alanında çalışmalarını sürdürmektedir.
Yapıtları: Çeviri: Francesca Haig, Ateş Vaazı, YKY, İst.: 2016; Francesca Haig, Kemik Haritası, YKY, İst.: 2017; Francesca Haig, Sonsuz Gemi, YKY, İst.: 2018; A.A. Milne, Winnie -the- Pooh, YKY, İst.: 2018; A.A. Milne, Pooh Köşesindeki Ev, YKY, İst.: 2019; Sara Nović, Savaştaki Kız, Ayrıntı, İst.: 2019.
Kaynaklar: Yapı Kredi Yayınları internet sitesi.


10 Şubat 2020 Pazartesi

EMİNE ALTINKAYNAK

(1986 - )

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Aynı alanda akademik eğitimine devam etmektedir. 
Öyküleri Bûtimar, Dergâh, Post Öykü, Türk Dili gibi dergilerde yayımlandı. 
Yapıtları: Öykü: Kendine Dolanan Sarmaşık, Dergâh, İst.: 2020.
Kaynaklar: Dergâh Yayınları internet sitesi, erişim tarihi: 10 Şubat 2020.

9 Şubat 2020 Pazar

M. NECMEDDİN HACIEMİNOĞLU

(10 Kasım 1932, Kahramanmaraş - 26 Haziran 1996, Ankara) 

Araştırmacı, yazar.  Yazılarında başlangıçta M. Necmettin Özdarendeli, Necmettin Özdarendeli; soyadı değişikliğinden sonra Necmettin Hacıeminoğlu, M. Necmettin Hacıeminoğlu, M. Necmeddin Hacıeminoğlu, Necmeddin Hacıeminoğlu” imzalarını, bazı yazılarında ise Dr. Altay Pamir, Nuri Koçyiğit, A. Ergenekon, Mustafa Necmettin gibi müstearları kullanmıştır. Aslen Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Aşudu köyüne mensuptur. Zekiye Hanım ile Mustafa Eminzade’nin oğlu. Necmettin Hacıeminoğlu’nun dayandığı Hacıeminzadeler sülalesi, soyadı kanunuyla birlikte Özdarendeli soyadını almış ve onu kullanmaya başlamıştır. Bu itibarla Necmettin Hacıeminoğlu da üniversite öğrenimine kadar Özdarendeli soyadını, üniversite öğreniminden sonra ise dedelerinden gelme Hacıeminzadelere nispetle Hacıeminoğlu soyadını almış ve kullanmıştır. İlkokulu Aşudu köyünde (1946), ortaokulu  Darende ve Osmaniye’de okudu (1949). Parası yatılı olarak okuduğu Adana Erkek Lisesi’nden (1954) sonra İÜEF Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1959). Bitlis ve Osmaniye liselerinde edebiyat öğretmeni olarak çalıştı; İÜEF Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne asistan olarak girdi.  "Kutb’un Hüsrev-ü Şirin’i ve Dil Hususiyetleri" adlı doktora teziyle 1963'te doktor unvanını aldı. Bu arada İstanbul'da askerliğini yaptı. Yabancı dilini geliştirmek için 1969'da Fransa'ya gitti, orada kısa bir süre kaldı. "Türk Dilinde Edatlar" adlı teziyle doçent unvanını aldı, 1971 yılı Mart’ında Türk Dili Kürsüsüne doçent olarak atandı. 1972-1973 öğretim yılında Bağdat Üniversitesi Türkoloji Bölümü'ne görevli öğretim üyesi olarak gitti. "Türk Dilinde Yapı Bakımından Fiiller" adlı tezi Muharrem Ergin, Sadettin Buluç, Hasan Eren, Faruk Akün ve Mehmet Kaplan’dan oluşan bilim jürisi tarafından değerlendirilip başarılı bulunarak ve profesörlüğe yükseltilmesi için oy birliğiyle Fakülte Kuruluna teklif edildi. Profesörlüğü, İstanbul Üniversitesi Senatosu tarafından 1978 yılında reddedildi. Bunun üzerine Danıştay’a başvurarak dava açtı. Danıştay, Hacıeminoğlu’nu haklı buldu, ancak üniversite Danıştay’ın kararını uygulamadı. 
11 Ocak 1979 tarihli Hergün gazetesindeki köşesinde yayımladığı “Eşgüdüm Komutanları” başlıklı yazısından dolayı Sıkıyönetim Askerî Mahkemesince tutuklanarak Selimiye’deki I. Ordu Askerî Cezaevine konuldu. 26 Şubat 1979 tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 
1983'te üniversiteden istifa ederek ayrıldı. 1985’te Trakya Üniversitesi'ne atandı. Fen- Edebiyat Fak. bünyesinde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü kurdu, Bölüm Başkanı oldu. Dokuz yıl Trakya Üni. Fen-Edebiyat Fak. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde görev yaptıktan sonra 1994'te buradaki görevinden ayrılarak, İÜEF'ne profesör olarak döndü. 1996'da emekli oldu ve Ankara'ya yerleşti. Aydınlar Ocağı üyesi, evli ve bir çocuk babasıydı. 
26 Haziran 1996 tarihinde öldü. Cenazesi İstanbul’a getirildi ve 28 Haziran 1996 günü, Cuma namazını takiben kılınan cenaze namazından sonra Edirnekapı Şehitliği'nde toprağa verildi.
İlk yazısı "Okullarımızın Durumu", Türk Düşüncesi dergisinde M. Necmettin Özdarendeli” imzasıyla yayımlandı. 1954’ten itibaren yazıları, hikâyeleri ve söyleşileri Bilgi, Bozkurt, Çağrı, Devlet, Doruk, Güneydoğu Avrupa Araştırmaları Dergisi, Hisar, Kalkınan Dünya, Kubbealtı Akademi Mecmuası, Millî Eğitim ve Kültür, Millî Hareket, Millî Işık, Millî Kültür, Orkun, Öğretmen, Pınar, Töre, Türk Dili, Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Düşüncesi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Türk Kültürü Araştırmaları, Türk Yurdu, Türk'e Çağrı, Türkiye ve Dünya, Yeni Düşünce, Yol gibi dergilerle Babıalide Sabah, Dünyada ve Türkiye’de Sabah, Hergün, Ortadoğu, Tercüman, Yeni Hizmet, Yeni Sözcü gibi gazetelerde yayımlandı.
Yapıtları: Öykü: Yeni Bir Dünya, Töre- Devlet, İst.: 1978.
İnceleme, Araştırma: Lehçet’ül-hakâyık:Seyyareler, Dün-Bugün, Ank.: 1962; Kutb’un Hüsrev ü Şirin’i ve Dil Hususiyetleri, İÜEF, İst.: 1968; Türk Dilinde Edatlar, MEB, İst.: 1971; Fuzûli, Toker, İst.: 1972; Yapı Bakımından Türk Dilinde Fiiller, Cönk, İst.: 1984; Karahanlı Türkçesi ve Grameri, TDK, Ank.: 1996; Türk Edebiyatında Tahliller, Kamer, İst.: 1997; Harzem Türkçesi ve Grameri, İÜEF, İst.: 1997; Edebiyat Tahlilleri, Türk Edebiyatı Vakfı, İst.: 2004. 
Diğer: Dokuz Işık'ta Eğitim Sistemi, Dokuz Işık, Ank.: 1971; Milliyetçi Eğitim Sistemi, Töre-Devlet, İst.: 1972; Türkçe’nin Karanlık Günleri, İrfan, İst.: 1972; Türkiye'nin Çıkmazları, Sebil, İst.: 1975; Milliyetçilik Ülkücülük Aydınlar, Töre-Devlet, İst.: 1975;  Yeni Bir Dünya, Töre-Devlet, Ank.: 1976; Millet ve Aydınlar, Türk Edebiyatı Vakfı, İst.: 2004.
Hakkında Yazılan Kitaplar: Vefatının 20. Yılı Münasebetiyle Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu Hatıra Kitabı, Ed. Prof. Dr. Ali Öbek, Doç Dr. Yüksel Topaloğlu-Doç Dr. Oğuzhan Durmuş, Türk Edebiyatı Vakfı, İst.: 2017,
Kaynaklar: “Hisar’dan Biyografiler: M. N. Hacıeminoğlu”, Hisar, S. 40, Nisan 1967; “Hacıeminoğlu, M. Necmeddin”, TDEA, III, 448; Kim Kimdir, 380; TBEA, c. I; Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu Hatıra Kitabı, Türk Edebiyatı Vakfı, İst.: 2017; Yüksel Topaloğlu, "Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu Hayatı, İlmî, Edebî Şahsiyeti ve Eserleri", Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu Hatıra Kitabı, 11-57.  

ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR


(14 Mart 1887, Rumelihisarı/İstanbul - 3 Mayıs 1963, Cihangir/İstanbul) 

Romancı, eleştirmen, anı ve biyografi yazarı. Tepedelenli Ali Paşa (ö. 1822) soyundan Emine Neyyir Hanım (ö. 1928) ile ilk edebiyat dergilerinden Hazine-i Evrak, İnsaniyet ve Ceride dergilerinin sahibi, öykücü ve eleştirmen Mahmut Celalettin Bey’in (ö. 1918) oğlu. Gazeteci, yazar Selim Nüzhet Gerçek kardeşidir. Anne tarafından dedesi Ahmet Muhtar Bey’in (ö. 1894) Rumelihisarı’ndaki yalısında doğdu. Babası ona Tanzimat dönemi şairlerinden Şinasi ve Abdülhak Hâmit'in adlarını verdi. Çocukluğu, Beyrut maarif müdürü olan babasından ayrı, annesiyle birlikte Rumelihisarı, Büyükada ve Çamlıca’da geçti. Bir Fransız mürebbiyeden Fransızca, Tevfik Fikret’ten Türkçe dersleri aldı. 1894’te Beyrut’a, babasını görmeye gitti. 1898’de Galatasaray Sultanisi’nin orta kısmına başladı; hocaları arasında Tevfik Fikret, Muallim Feyzi Efendi, Hacı Zihni Efendi, Recâizâde Mahmud Ekrem, Nâfi Efendi, Ahmet Hikmet Müftüoğlu ve Abdurrahman Şeref vardı. Galatasaray Mektebi’ndeki en yakın arkadaşları arasında Ahmed Hâşim, Hamdullah Subhi (Tanrıöver), Müfit Râtip, Emin Beliğ, Ahmet Samim, Refik Halit (Karay), İzzet Melih (Devrim), Tahsin Nâhid ve Ahmed Bedî vardı.
1905’te Messagerie Maritime şirketine ait bir vapurla Fransa’ya kaçtı. Paris’te Yahya Kemal’in de kayıtlı olduğu Ecole Libre des Sciences Politiques’e (Siyasal Bilimler Okulu) devam etti. Prens Sabahattin, Dr. Nihat Reşat Belger ve Ahmet Rıza’yla birlikte Jön Türkler’in siyasi ve fikri faaliyetlerine katıldı. Paris Öğrenciler Birliği’ne üye oldu; birliğin çıkaracağı dergiye yazı istemek için evine gittiği Anatole France’la tanıştı. Quartier Latin’de M. Barrés ile dostluk kurdu; Maurice Barrès, Jean Moréas, Emile Faguet, Henri de Régnier ve Jean Cocteau gibi yazarlarla tanıştı. II. Meşrutiyet’in ilanından (1908) sonra Türkiye’ye döndü. 1909-1913 yılları arasında Fransız inşaat şirketi Baron de Lormais’de çalıştı. 1913-1920 yılları arasında Kozlu, Kilimli, Kandilli madenlerini işleten Hugo Stinnes adlı Alman şirketinde Osmanlı hükümetinin umumi kâtipliğini yaptı. Bu şirket kapanınca Mütareke yılları boyunca Osmanlı Bankası’nda çevirmen olarak çalıştı. Bu arada 1918’de Rumelihisarı’ndaki yalıları yandı; annesiyle birlikte Nişantaşı’na taşındı. 1919'da iktidarda bulunan İttihat ve Terakkî’ye karşı hoşnutsuzluk gösterenlerin teşkil ettiği Milli Ahrar Fırkası’nın kuruluş beyannâmesinde imzası bulunan on iki kişiden biri olarak fırkanın kurucuları arasında yer aldı (4 Mayıs 1919). Anadolu’daki millî hareketi destekleyen fırka bir süre sonra kendi kendisini feshetmiştir.1922’de Şair Nigâr Hanım’ın yalısındaki bir yangında notları, kitapları ve ilk şiirleri kül oldu. 1924’te Reji İdaresi’nin tercüme kalemine girdi.
1931’de Ankara ’ya giderek yeni oluşan Balkan Birliği’nin Türkiye seksiyonu umumi kâtipliğine atandı; burada Evkaf Apartmanı’na yerleşti. Birliğin Ankara bürosu kapatılınca Dışişleri Bakanı Hasan Saka aracılığıyla Dışişleri Bakanlığı danışmanlığına getirildi. II. Dünya Savaşı’nın ardından San Francisco ’da düzenlenen Milletlerarası Barış Konferansı’nda delege olarak yer aldı. Birleşmiş Milletler Türk Derneği’ne Dışişleri Bakanlığı temsilcisi sıfatıyla kurucu üye oldu. 
1948’de İstanbul ’a döndü; Ayaspaşa’da Boğazı gören bir apartmana yerleşti. 1960’ta Merkez Bankası İstanbul Şubesi’nde başmütercimlik yaptı; bu görev ona maddi sıkıntılarını hafifletmek amacıyla verilmişti. Türk Ocakları, Türk-Fransız Kültür Cemiyeti, Turing Kulüp, Pierre Loti Dostları Cemiyeti, Türk Edebiyatçılar Birliği, İstanbul Fetih Cemiyeti, İstanbul Enstitüsü, Yahya Kemal Enstitüsü gibi dernek ve kuruluşlarda kurucu üye olarak faaliyet gösterdi. 1954-1957 yılları arasında Türk Yurdu dergisinin genel yayın müdürlüğünü üstlendi. Hiç evlenmedi. Cihangir’deki evinde beyin kanamasından öldü. Cenazesini dönemin İstanbul Belediye Başkanı Necdet Uğur kaldırttı. Merkezefendi Mezarlığı’ndaki aile kabristanına gömüldü.
Babasının etkisiyle çok küçük yaşlarda edebiyata ilgi duydu. Galatasaray yıllarında Ahmet Haşim, Hamdullah Suphi, İzzet Melih, Refik Halit ve Emin Bülent’le edebi dostluklar kurdu. Bu yıllarda Servet-i Fünuncular gibi “mensur şiir”ler yazdı. Fransız edebiyatından, özellikle “psikolojik roman”lar yazan Paul Bourget’nin üslubundan etkilendi; Pierre Loti hayranıydı.
Edebi hayatına Mütareke yıllarında şiir, kitap tanıtma ve eleştiri yazılarıyla başladı. 1921'da İleri gazetesiyle Dergâh dergisinde Kitaplar ve Muharrirler başlıklı kitap eleştirileri, Yarın dergisinde denemeler, Saatler ve Mevsimler başlığı altında hece vezniyle şiirler yayımladı. Cumhuriyet döneminde Ağaç (1936), Dergâh (1921), Muhit, Türk Yurdu (1954-1957), Ülkü (1933-1934), Varlık (1933-1942/1952-1953), Yarın (1921) dergileri ile Dünya, İleri (1921), Hâkimiyet-i Milliye (Ulus), Milliyet (1931) ve Yeni İstanbul (1949-1950) gazetelerinde yazdı. 
Abdülhak Şinasi, yazı hayatının ilk yıllarında (1918-1921) sınırlı sayıda şiir yazdı. Şiirlerinde Ahmed Hâşim’in egzotik, hissî ve empresyonist tesirleri görülür.
İstanbul’un önemli edebiyat mahfillerinden Tokatlıyan ve Löbon’daki toplantılara katıldı. Edebi kişiliğini yansıtan yapıtlarını ancak 1940’tan sonra yayımladı. Kitaplarında çocukluğunun geçtiği Boğaziçi’ni ve ilkgençlik yıllarının İstanbul’unu, Osmanlının son dönemindeki seçkinlerin yaşamlarını geçmiş zamanın güzelliklerine duyduğu özlemle anlattı. Bir bürokrat olan babasından modern yaşam tarzını, Mevleviliğin tasavvufi geleneğini sürdüren anne tarafından ise geleneksel yaşam tarzını özümsemişti.
Cumhuriyet dönemi yazarı olmasına rağmen dil ve üslup açısından Meşrutiyet kuşağına bağlı kalan Hisar’ın bütün yapıtları esas olarak “hatıra”ya dayalıdır. Tanpınar, Boğaziçi Mehtapları için yazdığı bir makalede, onun bütün yapıtlarına egemen olan bu yaklaşımını şöyle değerlendirir: “Ona göre asıl bizim olan, bize sâdık şekilde bağlı olan, bizi bizde ve bizim içimizde saklayan geçmiş zamandır. Fakat biz daimî bir oluş hâlinde olduğumuz için, kendimizle beraber geçmiş zamanlarımız da değişir. O hâlde her çağın hâtıralara ayrı ayrı bakış ve onları anlayış tarzı vardır. Fakat Abdülhak Şinasi, burada da kalmaz; bu izafîliği, kitabın sonunu teşkil eden kozmik bir rüyada büsbütün derinleştirir; bizimle beraber değiştiği için bizimle kaybolması lâzım gelen hâtıralara bir nevi ebedîlik bahşeder.” Romanlarına “hikâye” demeyi tercih etmesinin nedenini ise Sermet Sami Uysal’a şöyle açıklamıştır: “Bütün yazdıklarım hatıradır. Hatıralarımı yazarken roman aklıma gelmiyor. Samimi hatıralarımı ‘hikâye ’ adı ile ifade daha kolay geliyor. Roman, herkes tarafından bütün nüanslarıyla anlaşılsaydı belki roman diyebilirdim.”
Romanlarında Maurice Barrés, Anatole France ve Marcel Proust gibi Fransız yazarların edebiyat anlayışlarını örnek almıştır. Romanlarında ayrıntılı olarak çizdiği portreler kültürlü, seçkin, içine kapanık, dengesiz, garip fantezileri olan, dünyaya hayallerinin penceresinden bakan ve gerçek hayatta başarısız olan kimselerdir. Bu insanlar yaşadıkları zamana, mekâna, hayallerine, rüyalarına ve kullandıkları eşyaya bağlı kalınarak anlatılır. Toplumsal ve siyasal sürecin etkisi roman kişileri üzerinde dolaylı olarak görülür. Ahmet Hamdi Tanpınar, “Abdülhak Şinasi’yi okurken, nesrin yazı olduğunu, konuşma olmadığını tekrar hatırladım. Abdülhak Şinasi, nesre son zamanlarda unutur gibi olduğumuz bu mevkiini iade eden muharrirlerimizdendir” der. Girift ve şiirli cümleleriyle dilin imkânlarını sonuna kadar kullanma çabası onu Türkçenin en usta yazarları arasına yerleştirmiştir.
Abdülhak Şinasi Hisar'ın kitapları toplu olarak 2005'ten beri Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlanmaktadır.
Ödül: Fahim Bey ve Biz ile 1942 CHP Hikâye ve Roman Mükâfatı'nda üçüncülük aldı.
Yapıtları: Anı, Roman: Fahim Bey ve Biz, Hilmi Kitabevi, İst.: 1941; Çamlıcadaki Eniştemiz, Hilmi Kitabevi, İst.: 1942; Ali Nizami Bey’in Alafrangalığı ve Şeyhliği, Hilmi Kitabevi, İst.: 1952.
Deneme/Anı: Boğaziçi Mehtapları, Hilmi Kitabevi, İst.: 1942; Boğaziçi Yalıları, Varlık, İst.: 1954; Geçmiş Zaman Köşkleri, Varlık, İst.: 1956; Geçmiş Zaman Fıkraları, Hilmi Kitabevi, İst.: 1958.
Biyografi/Anı: İstanbul ve Pierre Loti, İstanbul Fetih Cemiyeti, İst.: 1958; Yahya Kemal’e Veda, Hilmi Kitabevi, İst.: 1959, genişletilmiş yb. (“Yahya Kemal Gazellerini Okurken” başlıklı incelemesinin eklenmesiyle) YKY, İst.: 2006; Ahmet Haşim Şiiri ve Hayatı, Hilmi Kitabevi, İst.: 1963.
Yazılar: Kitaplar ve Muharrirler I - Mütareke Dönemi Edebiyatı, Haz. Necmettin Turinay, YKY, İst.: 2008; Kitaplar ve Muharrirler II – Edebiyat Üzerine Makaleler (1928-1936), Haz. Necmettin Turinay, YKY, İst.: 2009; Kitaplar ve Muharrirler III – Romana Dair Bazı Hakikatler (1943-1963), Haz. Necmettin Turinay, YKY, İst.: 2009; Türk Müzeciliği, YKY, İst.: 2010; Geçmiş Zaman Edipleri, Haz. Necmettin Turinay, YKY, İst.: 2013.
Antoloji: Aşk İmiş Her Ne Var Âlemde, Doğan Kardeş, İst.: 1955.
Hakkında Yazılan Kitaplar: Sermet Sami Uysal, Abdülhak Şinasi Hisar Hayatı, San’atı, Eserleri, En Seçme Parçaları ve Edebiyatçılarımızın Hakkındaki Yazıları, Sermet Mtb., İst.: 1961; Necmettin Turinay, Abdülhak Şinasi Hisar, İst.: 1988; Abdülhak Şinasi Hisar, Seçmeler, Haz. Selim İleri, YKY, İst.: 1992.
Kaynaklar: Mustafa Baydar, Edebiyatçılarımız Ne Diyorlar, İst., 1960, 95- 96; Sermet Sami Uysal, Abdülhak Şinasi Hisar, Sermet Mtb., İst., 1961; Yaşar Nabi Nayır, “Abdülhak Şinasi Hisar Üzerine” (Fahim Bey ve Biz’e önsöz), İst., 1966; Cevdet Kudret, Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman, Ank.: 1967, II, 380-399; Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, Ank.: 1969; Ahmet Hamdi Tanpınar, Edebiyat Üzerine Makaleler, İst., 1969, 446- 447; Tahir Alangu, 100 Ünlü Türk Eseri, İst.: 1974, II, 1242-1253; Mehmet Kaplan, Edebiyatımızın İçinden, İst.: 1978, 155-166; Abdullah Uçman, “Abdülhak Şinasi Hisar” (Fahim Bey ve Biz’e önsöz), İst., 1978; Haldun Taner, Ölür İse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil, İstanbul 1979, 15-21; Taha Toros, “İstanbul’u Yaşayan ve Yaşatan Romancı Abdülhak Şinasi Hisar”, Milliyet, 27 Nisan- 2 Mayıs 1983; Necmettin Türinay, Abdülhak Şinasi Hisar, Ank., 1988; Orhan Okay, “Abdülhak Şinasi Hisar”, Büyük Türk Klâsikleri, XI, 391-436; Süha Oğuzertem, “Modern Edebiyat ve Abdülhak Şinasi Hisar’ın Sözlü Yazı Serüveni”, Defter, S. 18, İst.: 1992, 114-127; Ömer Faruk Akün, “Boğaziçi Mehtapları”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 6, İst.: 1992, 262-265; Ahmet Oktay, Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı: 1923-1950, Ank.: 1993, 805-831; Ömer Faruk Akün, “Fahim Bey ve Biz”, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 15, İst.: 1995, 74-78; Taha Toros, “Abdülhak Şinasi”, Türk Edebiyatından Altı Renkli Portre, İst.: 1998, s. 151-168; Abdullah Uçman, "Abdülhak Şinasi Hisar", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 18, İst.: 1998, 129-131; Selim İleri, “Hisar, Abdülhak Şinasi”, DBİA, IV, 78; Veli Aras, “Hisar, Abdülhak Şinasi”, TDEA, IV, 244- 246; Banarlı, RTET, II, 1261; Kurdakul, Cumhuriyet, 126- 131; Necatigil, İsimler, 191; Necatigil, Eserler, 24, 151; Gövsa, 175; Özkırımlı, TEA, III, 645; Acaroğlu, 140; Önertoy, 82- 84; Murat Belge, Edebiyat Üstüne Yazılar, İst., 1994; Oğuz Demiralp, Okuma Defteri, İst., 1995, 82- 96; Oktay Aras, Kitaplığımdaki Galatasaray Lisesi Cilt 1, İst.: 2017, 26-45;  Yapı Kredi Yayınları internet sitesi, erişim tarihi: 9 Şubat 2020.

NESRİN AĞIŞ MORALI

(1909, Büyükdere, İstanbul – 10 Eylül 1981, İstanbul)

Şair, yazar, çevirmen ve eğitimci. Nesrin Moralı. Sadrazam Halil Hamit ailesinden Atıf Paşazade Mehmet ile, Suphi Paşazade Sami Beyin kızı yazar Seniha Moralı Hanım’ın kızıdır. Seniha Sami soyadı kanunu çıktıktan sonra Moralı soyadını aldı. Çevirmen, ressam Münevver Moralı kardeşidir. Çocuk yaşta annesinden İngilizceyi öğrendi. İlköğrenimini özel olarak tamamlayarak Arnavutköy Kız Koleji’ne girdi. Koleji bitirdikten sonra öğretmenlik hayatına atıldı. Bursa ve İzmir liselerinde öğretmenlik yaptı. Evlendikten sonra öğretmenlikten ayrıldı. Amerikan Koleji’nde kütüphaneci olarak çalıştı. 1975’Te emekli oldu.
Nesrin Morali küçük yaşta kendini yazar olarak yetiştirdi. On yaşında iken kardeşiyle birlikte İngilizce olarak yazdığı ve annelerinin Türkçeye çevirdiği “Çocuk Masalları”nı yayımladı. 1940’lı yıllarda Yedigün’de yayımladığı şiirlerle tanındı. “Nesrin Ağış, saf ve yalın şiire tutkun oluşu bakımından Yahya Kemal ve Ahmet Haşim’in şiirine yakın durmaktadır.” (Sedat Umran)
Yapıtları: Şiir: Üç Beyaz Yalı, Güven Bas., İst.: 1944.
Çeviri: Robert Southey, Nelson’un Hayatı, MEB., Ank.:1952; Katherine Anne Porter, Çağdaş Kadın Yazarlarından Seçme Hikayeler: Adım Kadın, (Nesrin Moralı adıyla), Leyla Moralı, Münevver Moralı, Gülçin Sönmez, Melahat Togar ile, Kervan, 1975.
Kaynaklar: Sedat Umran - Hasan Akay, Cumhuriyet Dönemi Şiirimizin Altın Sayfaları, gözden geçirilmiş 2.bas. 2010, Hat, İst., 55, 388.

8 Şubat 2020 Cumartesi

SÜHEYLA ACAR

ACAR, SÜHEYLA / (27 Ekim 1958, İstanbul - )

Yazar, senarist. Süheyla Kalyoncu Acar. Liseyi bitirinceye kadar İstanbul’da yaşadı. 1983’te ODTÜ Ekonomi Bölümü’nü bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı. Sinema filmleri için senaryolar yazdı. 1994’te New York’a gitti, NYU’da sinema dersleri aldı. İstanbul’a döndükten sonra Bilgi Üniversitesi’nde ve çeşitli sanat merkezlerinde senaryo dersleri verdi. 1993’te "Ayrılıklardan Biri" adlı öyküsü İtalya’da Panta Politica adlı dergide yayımlandı. Öykü ve söyleşileri E gibi dergilerde yayımlandı.

Ödül: “Yıldönümü” adlı senaryosuyla 1988 Yunus Nadi Senaryo Ödülü’nü; “Bir Çocuğa Masal” adlı öyküsüyle 1989 Yunus Nadi Ödülü’nü; 1989’da “Bütün Kapılar Kapalıydı” adlı film senaryosuyla Ankara ve Antalya film festivallerinde En İyi Senaryo Ödülü’nü aldı.

Yapıtları: Öykü: *Dostluk Hüznü Paylaşmaktır, İst.: Can, 1989 / Roman: *Yağmurun Yedi Yüzü, İst.: Can, 2004 *Şapkasız Yalanlar, İst.: Agora, 2008 / Katkıda Bulunduğu Kitaplar: *Bir Tersine Yürüyüş-12 Eylül Öyküleri, (Haz. Hürriyet Yaşar), İst.: Can, ? *Can Öykü Antolojisi-90 Yazar 90 Öykü, İst.: Can, 2007.

Kaynaklar: TBEA, c. I, 2010, s. 9; Buket A., “Süheyla Acar Mavi Bir Yağmurun Ardından”, (söyleşi), E. S. 65, Ağustos 2004, s. 36-39; Şapkasız Yalanlar, İst.: Can, 2008.

*Yayına Hazırlayan: Şükrü Kırkağaç

*22 Ocak 2025 tarihinde güncellendi.

3 Şubat 2020 Pazartesi

DUYGU ASENA



(19 Nisan 1946, İstanbul -  30 Temmuz 2006, İstanbul) 

Gazeteci, yazar. Hürriyet gazetesinin Kelebek ekinde Şirin imzasıyla yazdı. Nihal Hanım ile tüccar Muhtar Asena’nın kızı. Atatürk’ün yaveri, CHP milletvekillerinden Ali Şevket Öndersev dedesi, DP milletvekillerinden Vacit Asena amcası, şair İnci Asena kardeşidir. Kadıköy Özel Kız Koleji’ni ve İÜEF Pedagoji Bölümü’nü bitirdi. Haseki Hastanesi Çocuk Kliniği ve İÜ Çocuklar Evi’nde pedagog, Ayrıntılı Haber Gazetesi’nde muhabir ve 1976-78 arasında Man Ajans’ta metin yazarı olarak çalıştı. 1978'de Gelişim Yayınları’nda Genel Yayın Yönetmeni olarak göreve başladı, 1 Aralık 1978’de yayın hayatına başlayan Kadınca dergisini yönetti. Onyedi, Ev Kadını, Bella, Elite, First, Kim, Negatif (1992) dergilerini yönetti. 1992-1997 arasında TRT-2’deki “Ondan Sonra” programını hazırlayıp sundu. 1992’den sonra Milliyet, Cumhuriyet, Yarın, Sabah, Güneş, Habertürk ve Vatan gazetelerinde köşe yazarlığı, yöneticilik ve röportaj yazarlığı yaptı. Umut Yarına Kaldı ve Yarın Cumartesi adlı iki filmde rol aldı. Beyin tümörü nedeniyle tedavi görmekte olduğu Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’nde 30 Temmuz 2006 günü hayatını kaybetti. 1 Ağustos 2006 tarihinde, Teşvikiye Camii'nde öğle namazını müteakip  kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.
İlk yazısı 1972’de Hürriyet’in Kelebek ekinde çıktı. Yazıları ve söyleşileri Cumhuriyet, Güneş, Habertürk, Hürriyet, Kadınca, Kitap, Milliyet, Pazartesi, Sabah, Söz, Vatan, Yarın gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. İlk kitabı Kadının Adı Yok’la adını duyurdu, kitap yayımlandığı yıl 40 baskı yaparak rekor kırdı. Geniş bir okur kitlesine ulaşan kitap 1988’de “müstehcen” bulunarak yasaklandı; iki yıl süren dava sonucu yayımına izin verildi; aynı yıl Atıf Yılmaz tarafından filme alındı. Kadının Adı Yok ve Aslında Aşk da Yok adlı kitapları  tercüme edilerek Hollanda, Almanya ve Yunanistan'da yayınlandı. Değişen Bir Şey Yok, adlı kitabı 1994ˊte piyasaya çıktı, gazete bayilerinde satışa sunuldu, bir haftada 70 bin adet satarak yeni bir rekor kırdı. Ölümünden sonra PEN Türkiye Merkezi ve son yayıncısı Doğan Kitapçılık adına ödüller koydu. 
Ödül: Kadının Adı Yok ile 1988 Boğaziçi Üni. En İyi Yazar Ödülü; 1988 ve 1995 Nokta Dergisi “Doruktakiler” Ödülü. 
Yapıtları: Roman ve Öykü: Kadının Adı Yok, Afa, İst.: 1987; Aslında Aşk da Yok, Afa, İst.: 1989; Kahramanlar Hep Erkek, Milliyet, İst.: 1992; Aynada Aşk Vardı, Milliyet, İst.: 1997; Aslında Özgürsün, Doğan Kitap, İst.: 2001; Aşk Gidiyorum Demez, Doğan Kitap, İst.: 2003; Paramparça, Doğan Kitap, İst.: 2004.
Deneme: Değişen Bir Şey Yok, Milliyet, İst.: 1994.
Anı, Biyografi: Orada Kadınlar Var mı?, Der. Şadan Maraş Öymen, Doğan Kitap, İst.: 2016.
Röportaj: Zamana Değen Sorular, Haz. Filiz Aygündüz, Doğan Kitap, İst.: 2019.
Kaynaklar: Doğan Kitap internet sitesi, erişim tarihi (2 Şubat 2020); Hikmet Altınkaynak, Duygu Asena Yaşıyor, Cumhuriyet, 30 Mayıs 2019.