11 Mayıs 2014 Pazar

HAYATTA BEN EN ÇOK ANNEMİ SEVDİM / ABDÜLKADİR BUDAK


                                                         Can Yücel’e nazire

Ona göre baştan beri iflah olmaz biriydim
Babam korkuydu bana annem yürek serinliği
En sevdiği oğluydum –bana hep öyle gelirdi-
Uzun avcı öykülerini ilk ondan dinlemiştim
Hayatta ben en çok annemi sevdim

Sözüm ona büyümüştüm ekmek getirirdim eve
Annem öldü düşüyorum koptu salıncağın ipi
Anahtarsız bir kilide benzediğim doğru şimdi
Saçlarına tırmanırdım tutunup yıldızlara
Kokusu kalmıştır diye kapandım odalara

Kıyamazdı bilirdim şiirler yazan oğluna
Sevgilim terk edince benden fazla ağlardı
İstiridyeydi annem içinden inci çıkardı
Her gün daha da büyüyor yüreğimdeki yırtık
Annemi anılarda bile bulamıyorum artık

Babamın hemen ardından gitmesi gerekmezdi
Evinin badanasını yarım bırakıp erkenden
O gün bugündür bana gülden önce gelir diken
Dedim ya anahtarını yitirmiş bir kilidim
Hayatta ben en çok annemi sevdim


Abdülkadir Budak 

4 Mayıs 2014 Pazar

HIDIR IŞIK




IŞIK, HIDIR

(15 Mart 1979, Elazığ - )

Aslen Tunceli (Dersim)’li. İlk, orta ve lise öğrenimini Elazığ’da tamamladı. 2002’de Fırat Üni. Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nü bitirdi. 2004’ten beri yapı sektöründe çalışıyor. İstanbul’da yaşıyor; evli, iki kız babası.

Şiirleri, yazıları ve söyleşileri; Akatalpa, Akköy, Amanos Edebiyat, BirGün, Demokrat Haber, Dersim, Edebiyat Nöbeti, Eliz Edebiyat, Hayâl, Kaos Çocuk Parkı, Kasaba Sanat, Kurşunkalem, Mühür, oggito.com, Uçsuz, Varlık, Zalifre Yazıları, Zarf gibi dergi, gazete, fanzinler ile web sitelerinde yayımlandı.

Ödül: “Dilin Metruk Yarası” adlı dosyasıyla 2013 Ali Rıza Ertan Şiir Ödülü’nü, “Di ve Diriliş Avlusu” adlı dosyasıyla 2015 Attila İlhan Şiir Ödülü’nü (Ödülü Serap Aslı Araklı ile paylaştı,), “Öpülmemiş Şehlâ” ile 2019 Metin Altıok Şiir Ödülü’nü aldı.

Yapıtları: Şiir: *… Ve Sen, İst.: İkinci Adam, 2009 *Dilin Metruk Yarası, İst.: Mühür, 2013 *Di ve Diriliş Avlusu, İst.: Mühür, 2016 *Öpülmemiş Şehlâ, Ank.: Kaos Çocuk Parkı, 2019 *Sıfırın Melodramı, İst.: SRC Kitap, 2025

Roman: *Mülteci “Umuda Yolculuk”, Moss, 2010

Deneme: *Boşluğun Kalbindeki Aşk, İst.: İkinci Adam, 2013

Kaynaklar: SRC Yayın web sitesi, erişim tarihi: 5 Şubat 2025. 

*Yayına Hazırlayan: Şükrü Kırkağaç 

*5 Şubat 2025 tarihinde güncellendi.





-di ve Diriliş Avlusu

 IV.
 yanında yattığım boşluk uyandırdı beni
 hakikatin sır saklayan uykusundan

 yüzümü güneşle yıkarken gördüm
 genişleyen gövdesinde seyrüseferdi insan

 ölüleri kucaklayan toprak yarasını açtı
 kanla çizilip bozulan sınırlar kümesiydi

 ademin şer gövdesinde cevaplar aradım
 masumiyeti boğazlanan çocuklar gözyaşıydı

 sınırlar, bayraklar kanlı uğultu artığıydı
 karanlığıyla helalleşen insanın tapınadurduğu

 kalbim sessizliğin semavi rüyasına meyletti
 nereye gittiysem açılan oyuklar cenderesiydi

 insan insana darlık mıdır, diye sordum
 yaşamın ışıltısını heba etme ey adem, dedi gök

 anladım, gittikçe çocukluğumdu yaklaştığım

“di ve Diriliş Avlusu” adlı kitabından

 HERKES KENDİNE ÖLÜMDÜR

her insan kendine ölümdür şahdamarınca
yoksa yaşamak bu denli ışıltılı mı taşır?

ölüm demişken, bir bedenin ebedi uykuya
uzanmasının haberi veriliyor bir salâyla

ince bir sesle verilen salâ bittiğinde
sessizlik ığıl ığıl sarmalıyor zamanı

çünkü herkes kendi uzak karmaşasında
ölümün özetini ensesinde unutmuşçasına

her ölüm musalla taşından bir feryadı figandır
mevtanın gölgesiyle beraber göğe karışan

ölüm demişken, dirimi kötürüm bırakıyor
çocukların gülüşünü inciten melunlar

gün bağlanırken gecenin kopçasına
geniş omuzlarıyla keder çöküyor yaşama

çünkü herkes kendi uçurumunu kutsuyor
ölümün provasını yastıkta unutmuşçasına

Zarf, Sayı: 1, Nisan-Mayıs-Haziran, 2016

YARA TANIKLIĞI

dudaklarımıza ah’ları toplanmış bir sessizlik asılıydı
oysa bir çift kelama dünyaları verirdik

ama sözcüklerin inceldiği yerde ayrılık düşmüştü
beyaz bir uykunun sessizliğiyle aramıza

artık kuşlar da
uçmaz
kadimken yara

aslında dünyayla yaşıt bir kayanın gözleri dediydi:
bir ormanın derinliğine çekilen yaralı bir hayvanın
iniltisidir dudaklarımızdaki “ah” mührü, diye

sonra durgun suların sırrına vurduk kalbimizi
yaşamak yara tanıklığı demekti çünkü

“Dilin Metruk Yarası” adlı kitabından

YAŞAMANIN AĞITI

azı dişleri kanla oynaşan cellat ahalisi
neden hep kalbini kemirir yeryüzünün?

bu sorunun kekemeliğiyle sarsıldı gençliğim
küllerle yıkadılar çocukluğumun sesini

bir kuyunun ölümcül miladı kaldıydı bana
ölüm çocuklara yakışmıyor dediğim vakit

güldüler, devlet bekasına astılar heyecanımı
cesedimin morartısını gördüm oradaki aynada

eğildim sözün hırkasındaki hakikati aramaya
dip suların kuruduğu çocuksuz haneleri buldum

çözdüm yaşamının ağıtını seyrimdeki rüyada
şarkısız ülke diyorlar etlerimin döküldüğü yere

bir çocuğun gülüşünde beliren Tanrı’ya sordum,
prangalı dilimdeki nidâ nedir: yaşamak, ey kutsal!


“di ve Diriliş Avlusu” adlı kitabından

     *Şiirler Hıdır Işık'ın izniyle yayınlanmıştır.






ALİ CENGİZKAN

(29 Ekim 1954, Ankara-)


      Yunus Güler imzasını da kullandı (1978). Lütfiye Suna Hanım ile öğretmen Recep Cengizkan’ın oğlu. 1958-1962 yılları arasında, babasının görevi nedeniyle Kıbrıs’ta bulundu. Ortaokul ve li­seyi Ankara Koleji’nde (1973) tamamladı. 1978 yılında ODTÜ Mimarlık-Mühendislik  Fakültesi Mimarlık Bölümü’nü bitirdi; yüksek lisansını “Komşuluk Olgusunun Sosyo-Fiziksel Boyutları” konusunda yaptı. Bir süre Ankara'da serbest mimarlık yaptı. 1981 yılında ODTÜ Mimarlık Bölümü'nde eğitim asistanı olarak çalıştı. 1994-1998 yılları arasında aynı bölümün başkanlığını yürüttü. Bu bölümde öğretim üyesi olarak çalışmalarını sürdürmektedir; Ağustos 2012'den beri aynı Fakülte'nin Dekanıdır.
       “Türkiye Yazıları” dergisinin yazı kurulunda bulundu (1977-80); 1981 yılında çıkan Yarın dergisinin kurucuları arasında yer aldı. Kurucularından olduğu Edebiyatçılar Derneği’nde yöneticilik yaptı; TYS, PEN Yazarlar Derneği, Sanart, Mimarlar Derneği 1927 ve Dil Derneği üyesi. Edebiyat dışında çeşitli dergilerde mimarlık yazıları yazıyor, fotoğraf ve grafik sanatlarıyla uğraşıyor. Ankara’da yaşıyor.
      İlk şiiri “Torun” 1977 yılında Türkiye Yazıları dergisinde çıktı. Şiirleri, şiir ve mimarlık üzerine yazıları, çevirileri ve söyleşileri 1977 yılından bu yana Adam Sanat, Akköy, Ankara Magazine, Arredamento Mimarlık, Belleten, Betonart, Broy, Cumhuriyet, Cumhuriyet Ankara, Cumhuriyet Kitap, Edebiyat Dostları, Ege Mimarlık, Gösteri, Güney Mimarlık, Kavram Karmaşa, Kitap-lık, Küçücük, Milliyet Sanat, Mimarlık, Morca, ODTÜ Mimarlık Fakültesi, Oluşum, Politika, Somut, Son Yeni Biçem, Su Şiir Seçkisi, Şiir Odası, Türk Dili, Türkiye Yazıları, Varlık, Virgül, Yapı, Yarın, Yasak, Yaşam İçin Şiir, Yazın, Yeni Biçem, Yeni Mimar, Yusufçuk, XXI Mimarlık Kültürü vb. gazete ve dergilerde yayınlandı.
       Şiirlerinde çağdaş Türk toplumunun sorunlarına, bireysel ve toplumsal duyarlılığını ustaca birleştirerek eğildi.
      Türkiye Yazıları ve Yarın dergilerinin yazı kurullarında yer aldı.
      Octavio Paz, Nicolas Guillen, Ho Chi Minh’in şiirlerinden yaptığı çeviriler kitap olarak yayınlandı.
      Ödülleri: “Senlere” adlı kitabı ile 1981 yılında Akademi Kitabevi Şiir Başarı Ödülü’nü (Ödülü Ahmet Ada ve Adnan Azar ile paylaştı) kazandı. “Bağımlı Şiir”  ile 1982 ODTÜ Edebiyat Kulübü Özel Ödülü, “Çocuk Ömrümüz” adlı kitabı ile 1983 Toprak Şiir Ödülü (Hasan Hüseyin Jüri Özel Ödülü), “Yunan Dosyası”  adlı kitabı ile 1983 Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Ödülü(Ödülü Yaşar Miraç ile paylaştı), “Sürek Avında Dünya”  adlı kitabı ile 1995 Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü’nü aldı.
      Yapıtları:
      Şiir kitapları:
& Senlere (1980, Türkiye Yazıları Yayınları, Ankara, 72 s.)
& Çocuk Ömrümüz (1982, Dayanışma Yayınları, Ankara, 56 s.)
& Yunan Dosyası (1983, Yarın Yayınları, Ankara)
& Yürüyüşler ve Duruşlar (1984, Kuzey Yayınları, Ank.)
& Bağımlı Şiir (1986, Broy Yayınları, İst.)
& Ankara Ankara Güzel Ankara (1987, Kalem Yyınları, Ank.)
& Den Grekiska Dossieren (İsveççeye çeviren: Gürhan Uçkan, 1988)
& Sürek Avında Dünya (1994, Ümit Yayıncılık, Ankara, 96 s.)
& Senlere/ Çocuk Ömrümüz (1994, Ümit Yayıncılık, Ank.)
& Yunan Dosyası/ Yürüyüşler ve Duruşlar (1994, Ümit Yayıncılık, Ank.)
& Bağımlı Şiir/ Ankara Ankara Güzel Ankara (1994, Ümit Yayıncılık, Ank.)
& Öğle Suyu (ODTÜ Ormanının 40. Yılı İçin Doğa ve Şiir Üzerine 40 Metin) (1997, METU Press)
& Şairin Nergisi (2000, Varlık Yayınları, İst., 48 s.)
& Kırmızı Gün Beyaz Gece Toplu Şiirler 1977-2009 (2010, Kırmızı Yayınları, İst, 589 s.)
      Özel Baskılar:
& Orman ve Bahçe (1994)
& Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak (1994)
      Deneme Kitapları:
& Şiir ve Yaşam (1995, YKY, İst.)
      Derleme:
& Yaşar Kemal Günleri (1993, Edebiyatçılar Derneği Yayını, Ank.)
& Sanatçı Tanıklığı: Kent-Yaşam-Kültür (Artists on the City/City-Life-Culture) (1996, Edebiyatçılar Derneği Yayını, Ank.)
& Habitat’a Doğru-Towards Habitat (1996)
& Cahit Külebi’ye Saygı (Abdülkadir Budak ve Mustafa Şerif Onaran ile; 1998, Edebiyatçılar Derneği Yayını, Ank.)
& Ankara Rüzgârı: Ankara Şiirleri Seçkisi (Hüseyin Atabaş ile; 1998, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ank.)
      Çevirileri:
& Jean Piaget, Genetik Epistemoloji (1984, Birey ve Toplum, Ank.)
& Octavio Paz, Kartal mı Güneş mi? (1984, Kuzey Yayınları, Ank.)
& Nicolas Guillen, Adam Eden Sözler (1985, Kuzey Yayınları, Ank.)
& Alan Colquhoun, Mimari Eleştiri Yazıları (1990, Şevki Vanlı Mimarlık Vakfı, Ank.)
& Ho Chi Minh, Seçme Şiirler (1992, Yön Yayıncılık, İst.)
& Octavio Paz, Seçme Şiirler (Gölgelerden Bir Taslak) (1992, Yön Yayıncılık, İst.)
& Octavio Paz, Güneş Taşı (1993, İyi Şeyler Yayınları, İst.)
& R. Lowell, Birlik Uğruna Ölenlere (1999, İmge Kitabevi Yayınları, Ank.)
      Kaynaklar:
A   Cumhuriyetten Günümüze Türk Şiiri Antolojisi Cilt 5 / Abdullah Özkan – Refik Durbaş / 1999, Boyut Dosya Yayınları, İst., s: 1076-1079
1 Tanzimat’tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi Cilt I / 2001, Yapı Kredi Kültür Sa­nat Yayıncılık, İst. / s: 226-227

MEHMET SÜMER

(1984, Besni / Adıyaman - )


       Orta öğrenimini Adıyaman Anadolu Öğretmen Lisesi’nde tamamladı. 2002 yılında girdiği Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği bölümünden 2007 yılında mezun oldu. Aynı yıl Marmara Üniversitesi’nde Yeni Türk Edebiyatı bilim dalında yüksek lisans programına başladı. Bu programı, modernist şiirin problemlerinden biri olan öyküleme konusunu Turgut Uyar örneği üzerinden inceleyen tezi ile bitirdi. Halen aynı üniversitede araştırma görevlisi olarak görev yapmakta ve doktora çalışmalarını sürdürmektedir.
       Şiirleri ve yazıları Edebiyatta Üç Nokta, Hece, Kitap Zamanı, Mühür, Özgür Edebiyat, Sincan İstasyonu, Türk Edebiyatı, Varlık gibi dergilerde yayımlandı.
Ödülleri:
Yapıtları:
Şiir Kitapları:
& Göz Gürültüsü (2014, Hece Yayınları, Ank., 80 s.)
Kaynaklar:

A  http://mehmetsumersiir.blogspot.com.tr/

MUSTAFA KÖNEÇOĞLU


 

(1973, Erenköy, Terme /Samsun - )

Şair, yazar, eğitimci. Erenköy İlkokulu’nu ve Terme İmam-Hatip Lisesi’ni bitirdi (1992). 1996’da Dicle Üni. Eğitim Fak. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Lisans tezinin başlığı: “Sezai Karakoç Şiirinde Temalar” (1996, Dicle Üni. Diyarbakır). 1996’da Kahramanmaraş 5 Nisan İlköğretim Okulu’na Türkçe öğretmeni olarak atandı. 1998-2000 yılları arasında Kahramanmaraş İmam-Hatip Lisesi ve Anadolu Öğretmen Lisesi’nde çalıştı. 2000’de memuriyetten istifa etti. Daha sonra Kahramanmaraş’ta bir özel okulda yönetici olarak çalıştı. Kahramanmaraş’ta yaşıyor.
İlk şiir ve denemelerini 1994’te Diyarbakır’da bir grup üniversiteli arkadaşıyla birlikte çıkardıkları Serzeniş adlı dergide yayımladı. Şiir ve yazıları Ay Vakti, Dergâh, Hece, Mahalle Mektebi, Yedi İklim, Yitik Düşler, Yolcu gibi dergilerde yayımlandı.
Ödül: “Söz Hakkı” adlı kitabıyla 2012 Zemçi Çetinkaya Şiir Ödülü’nü aldı.
Yapıtları: Şiir: Söz Hakkı, 2011, Hece, Ank.; Dünya Hatırası, 2016, Şule, İst.

Kaynaklar: Söz Hakkı, 2011, Hece, Ank.

BURUK TESELLİ

Geç gelen trenler rayların en güzel tesellisi
bunu yanına al aklını çelse de bahar
yırtık örtüler gibi önünde toplansa da yaz
bunu al denizi boşaltır gibi bir damla suya
bunu yani sakalımdan ağarttığım bu sözü
kullan yol insanı yorunca sonuna kadar
kavgasız sözlerden hazzetmez olur nisan

Bak bakalım benden bir iz var mı şu kalkan tozda
şu kalkan toz şairlerin kâhinlerin arkada bıraktığı
hayatın mayhoş tadı ve yedeği kalmamış bir dünya
benimse ikizini bulamamış bir mısra gibi taşıdığım
o toz yerinden memnun olmayan güneş kadar yakıcı
nasıl yaşayacağımı anlatıyor bana havasız kalınca

Hayat niçin hatırlamak istemez bizde unuttuğunu
bazı rüyalar sürüklerken tabirini peşinden
bazıları kar altında kalmış yollar gibi aklımda
aklımda yaprak döken manzaradan bir insanlık ağacı
aklımda susunca konuşan dil ve can alıcı cevaplar
yoksa buruk bir kelime değil mi yaşadığımız
her şair kendi diline çevirse de sonunda

Yedi İklim Dergisi

YARIDAN BİR FAZLA

Konuşuyoruz, susacak şeyler ne çok da birikiyor
sussak, bizi temin eden aşklar uyruksuz bir gemi
bir derinlik, kıyıya vurdukça güzelleşen
ey toprağıma ulu sözler bağışlayan kavmim
dil dediğin deryada çırpınan bir sandal mı, nasıl
kanla yıkanan mürekkepler kurumaz
suda bir değnek mi yoksa bunun aslı astarı
adına liman denirse kaygısız beklemenin
niçin abarttık, bir gölgelikti şunun şurası

Şunun şurasında serinliğimi silkeliyor o rüzgâr
ilerdeki boşluktan kendime sapıyorum
zamansız bir kar gibi mevsimleri terlettim
iz bırakınca boynumda yağmur lekeleri
cebimde korku ve şiir, bir pusula bir bomba
elbet bir bedeli vardı denize nazır ölmenin

Birden hatırladım kazaya kalmış anları
uygun adım yürümedim ki uygun adam olayım
yaşamak hep aynı harfi yutkunmakmış meğer
bense kendime ne büyük ka(la)balık yapmışım
oysa bana başına ödül konmuş şiirler gerek
ve dünyayı kışkırtan birkaç kelime

Şairler ipin ucunu kaçırır ben de kaçırdım işte
geldim, büyük anlatılar bitti, devir küçükler devri
her şey biraz large, bir az sanal, skandal, ağır aksak
her şeyi baştan aldım dilimde bir çıkmaz oldu türkiye
bir kördüğüm, dilimin altındaki üşümenin çincesi
düşerken yakaladığım cümleye takıldı aklım
silahım dalgınlıktır benim, ilham ne gezer
bir şiir bile fazla gelir acılar gürleşince
kör göze çakma rüya galiba bu ben
kuşdili zaman ister bana biraz zaman ver.

"Söz Hakkı" adlı kitabından

YAŞAMAK RİSKİ

Böyle yüksekten atılınca beton etkisi yapıyor şiir
anlıyorsun artık şairi katiline gülümseten nedeni
ey evren manzaralı dünyada yaşamak, ey hayat
yaşama sevinci değil bizimki, yaşamak çok riskli

Bakıyorum kendini hep aynı teknikle geçiyorsun
kendi etrafında kavisli bir dönüş bir bilek hareketi
asarlarsa şairleri diz(e)lerinden asarlar biliyorsun
çünkü kargalara yem edilmek devri çoktan geçti

Şimdi sana birkaç numara daha büyük bir hayat
yani tavsiye etmek istiyorum, ölünce de giyersin
ister yeni bir yer edin kendine ister yeni giysiler
yetenek yetmez, şehri etsen de şiiri fethedemezsin

Bir sürü kuram, bir sürü istatistik, bir sürü diyalektik
sahi hangi kuş beğenilmedi diye ötüşünü değiştirir
bir sürü ayak oyunu, köşe kapmaca, bir dizi fantastik
hiçbir şey olmamış gibi yapanlar, rekor kıranlar değil

bu şarkıyı kendine pahalıya mal olanlar çok iyi bilir

Hece, Sayı 180

*10 Aralık 2019 tarihinde güncellendi.


AHMET BÜKE


 (19 Haziran 1970, Gördes / Manisa - )

Yazar. Semiha Hanım ile Emekli Ergun Büke’nin oğlu. 1981’de Gördes Beş Eylül İlkokulu’nu, 1984’te Gördes Ortaokulu’nu, 1987’de İzmir Atatürk  Lisesi’ni bitirdi Bir süre ODTÜ Jeoloji Mühendisliği’nde okudu. 1996’da İzmir Dokuz Eylül Üni. İktisadi ve İdari Bilimler Fak. İktisat Bölümü’nden mezun oldu. Garsonluk yaptı (1993- 96). 1997’den beri memur. İzmir’de yaşıyor; evli ve bir çocuk babası.
İlk öyküsü “Karaerik Yazı” 2005’te E dergisinde yayımlandı. Öyküleri, yazıları ve söyleşileri, Adam Öykü, Bavul, Birgün Kitap, Deliler Teknesi, E, Ekoiq, Eşik Cini, ğ, Har,  İmge Öyküler, İtibar, İzafi, Milliyet Kitap, Notos Öykü, Öykü Gazetesi, Öykülem, Özgür Edebiyat, Patika, Radikal Kitap, Sus, Taraf Kitap, Temrin, Ünlem, Virgül, Yeniyazı, 7'den 70'e gibi dergi, fanzin, gazete ve eklerinde yayımlandı.
“Tanaba Tanaba Entububa” adlı öyküsü Almancaya çevrildi, Avusturya’da Wespennest Edebiyat Dergisi Türkiye Özel Sayısı ’nda yer aldı (2007). ON8 Blog’a “Bedo’nun Kitapları” adıyla tefrika etmeye başladığı İzmirli Bedo’nun öyküleri, Mevzumuz Derin (2013) adıyla bir ilk romana dönüştü. Sosyal Ayrıntılar Ansiklopedisi ve Sessizkule adlı blogların yanı sıra ON8 Blog’da da yazmaya devam ediyor.
Ödül: Fantastik eserler yayımlayan Ölümsüz Öyküler Yayınevi’nin düzenlediği “Xasiork 2002” kısa öykü yarışmasında “Kayıp Dua Kitabı” adlı öyküsüyle birincilik ödülünü, 2008’de “Alnı Mavide” adlı kitabıyla Oğuz Atay Öykü Ödülü’nü, “Kumrunun Gördüğü” adlı kitabıyla 2011 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı, “İnsan Kendine de İyi Gelir” adlı kitabıyla Dünya Kitap 2015 Yılın Telif Kitabı Ödülü'nü kazandı.
Yapıtları: Öykü: İzmir Postası'nın Adamları, Kanat Kitap, İst.: 2004; Çiğdem Külahı, Kanat Kitap, İst.: 2006; Alnı Mavide, Kanat Kitap, İst.: 2008; Kumrunun Gördüğü, Can, İst.: 2010; Ekmek ve Zeytin, Can, İst.: 2011; Cazibe İstasyonu, Can, İst.: 2012; Yüklük, Can, İst.: 2014; İnsan Kendine de İyi Gelir, On8 Kitap, İst.: 2015; Gizli Sevenler Cemiyeti, On8 Kitap, İst.: 2016; Varamayan, Can, İst.: 2019.
Çocuk ve Gençlik Kitapları: Mevzumuz Derin, On8 Kitap, İst.: 2013; Eyvah, Babam Şiir Yazıyor!, Günışığı Kitaplığı, İst.: 2017; Annemle Uzayda, Günışığı Kitaplığı, İst.: 2017; Gökçe’nin Yolu, Günışığı Kitaplığı, İst.: 2018; Neşeli Günler, Günışığı Kitaplığı, İst.: 2019.
Diğer: 100 Tuhaf Kitap, Ağaçkakan, İst.: 2015.
Kaynaklar: Necip Tosun, Günümüz Öyküsü, “Ahmet Büke: Savaşın Bıraktıkları”, 289-294;  Ayşegül Tözeren, “Bedo’nun Mevzusu Derin”, Radikal Kitap, S. 131; Ayşegül Tözeren, “Ahmet Büke Bizi Anlatıyor!”, Radikal Kitap, S. 145; Ayşegül Tözeren, “Tava Ekmeğinden Öyküler”, Radikal Kitap, S. 165; Ümit Cingöz, Ekmek ve Zeytin", Cumhuriyet Kitap, S. 1177, 6 Eylül 2012, 4; http://sessizkule.blogspot.com/

* Güncelleme: 26 Şubat 2020.