5 Kasım 2012 Pazartesi

HAKAN YİRİK'TEN ÜÇ ŞİİR



VİNCRİSTİNE
                                        
ayrılırken üstünü örttüm şehrin
oralet zamanlar bıraktım sana
hazirandan, bal’dan, sarı liradan
sen boyundan büyük erzurumlar
ve akşamları bir güneş yanığı
olarak hatırlanırsın buralarda

leblebi tozu boğazına kaçmış
bir çocuklukla geldim yaşıma
yusufyusufyusufyusufuf puf
zaman da nefes alamaz oldu
tenim teşne yalnız bir neşterin
söylediklerine inanmaya
                                    
üç yıldır birikir tırnaklarım
haraç keser kemoterapi saçlardan
aşk dersin; bir hıdrellezi çalıntı
lastiklerle sürdürmeye çalışmak
kar tatili ve kefen arasındaki fark:
her deli bayram bana

sana kalan köhne bir lisenin
yaralı bahçesi ve bazı kitaplar
dictionnaire des suicides
kaldırımlar dondurmama külah
bir dikişte bitmiştir bonibonlar

yüzümde üç günlük bir hüzünle
girdim bütün resmi dairelere bak
hiçbir buluşmaya gelmedi
adını yaralı bir mübaşir gibi
sayıkladığım kadınlar, gül düştü
aşındı her şey zamandan

“Bisturi Düşleri” adlı kitabından


AYRAÇ YARASI

‘kimseler konuşmuyor; suskunluk dil boyu!
kalemlerimi mektuplarla bilerdim
ağzını bıçak bile açmıyor artık zarfların.’
derken hatırladım parkta yan yana bindiğimiz
iki salıncağın nasıl da tekmelediğini hayatı
arkandan ekmekleri değil yolu topluyorum
dönerken çocukluğunu unutma sakın!

şimdi bütün mümkünlerin kıyısında bir ev
yapsın turgut uyar okuduğumuz zamanlar
ilk dizeden içeri gir, çalma zili, beni an yeter
anlarım geldiğini kulaklarımın çınlayışından
çocukluğuna koşar mış yaklaş karşıdan
aynı şeyler değildir belki bu sefer
sana sarılmakla uzuneşeğe atlarken
birden çekilivermesi herkesin altımdan

bugün kilidini aç ya da yak! yıllarca
içinde oturduğumuz bu hatıra defterinin
yan yana duran kâğıt odalarıyız ikimiz
ve aramıza bırakılmış o keskin ayraç
kanatıyor okudukça hep aynı yeri

‘bana kalbin kadar temiz bu sayfayı                             
ayırdığın için çok teşekkür ederim…’

“Bisturi Düşleri” adlı kitabından

ELMA YARASI

yüzümdeki kalabalığa çıktım bugün
saça sakala karıştım çözülmedim
şık bir ara pasıyla kalbimi attım sana
bir kadının ofsayda yakalanmasını yazdı tarih
hızla yuvarlandım her şeye doğru
karsız bir çığ nasıl yuvarlanırsa
delinmedi hiçbir ağ, değil mi ki
birdir kaderi insanla balığın şu dünyada

temize çektim bugün kendimi
okudum unuttum sonra ezberledim
ama susup pusuyorum bir şeyleri
bir müzik öğretmeninin akort tutması diye
kulağını çektiği şımarık çocuğum
ve senden kalma bir dilaltı jiletidir
kimi öpsem ağzımda bulduğum

indim bugün uçan halımdan
kendimi bıraktığım cami avlusu…
hint kumaşları ve bulmak kaybetmektir
üstsüz güneşlendi fiziki haritalarda istanbul
boğaz köprüsüne binmeyi bir türlü
beceremeyen acemi bir kovboyum

masalım dindi
gökten düşen beton elmalarım…
anne çıkarıp sok kalbine şu usturayı
tutuştur sonra elime
çok oldu tutmayalı
yürekten bir elma şekerini elimde

“Bisturi Düşleri” adlı kitabından


*Şiirler, Hakan Yirik’in izniyle yayınlanmıştır.
 

Hiç yorum yok: